02.06.1968 TARİHİNDE YAPILAN KISMİ SENATO SEÇİMİ

02.06.1968 TARİHİNDE YAPILAN KISMİ SENATO SEÇİMİ


2 Haziran 1968 tarihinde yapılan kısmi senato seçiminde Mustafa Kaplan Sinop adayımızdı. Köye telefon etti, mektup da gönderdi. Seçimde kendisine yardımcı olmamı istiyordu. Partimizin bir üyesi olmaktan öte geçmişte kader birliği içinde bulunduğumuz bir kimseydi. Kendisiyle Boyabat’ta buluştuk. İsmail Hakkı Yılanlıoğlu ile beraber Ankara’dan Kastamonu’ya gittik. Yılanlıoğlu beni Kastamonu’dan Boyabat’a yolcu etti. Boyabat’a akşam saatlerinde geç vakit varmıştım. Geceleyin Mustafa Kaplan’la kaldığı otelde buluştuk. Çok memnun oldu. Sabahleyin erken saatte kalkmış bir sabahçı kahvesine gitmiştim. Kahve çok küçüktü. Sabah namazından çıkanların uğradığı bir kahve imiş. Yabancı olduğumdan dikkatler üzerimde toplanmıştı. “Kimsin, nerelisin” diye soruyorlardı. Üç beş derken kahve doldu, çok güzel sohbet başladı. Kısa kısa cevaplarla geçiştiriyordum. Allah rızası için yapılan manevi sohbetten ayrılmak istemiyorduk. Kuşluk olmuştu, vakit epey geçmişti. Müsaade istedim:
— Arkadaşlar, Mustafa Kaplan Bey beni bekliyordur. Müsaadenizi alayım.
“Nereye gidiyorsunuz?” diye sordular, cevap verdim:
— C.K.M.P. İlçe Merkezi’ne gidiyorum. Mustafa Kaplan Bey orada olmalıdır.
Kahvedekilerden 10 kişi kadar belki daha fazla “Efendim, biz de sizinle gelebilir miyiz?” dediler. “Hay hay, buyurun” dedim. Hep beraber Parti İlçe Merkezi’ne geldik. Odada Mustafa Kaplan tek başına oturuyordu. Kalabalığı görünce toparlandı. Kendilerini büyük bir nezaketle karşıladı. Çay ikram etti. Çaylarımızı içtiğimiz sırada gelen misafirler Mustafa Kaplan’a dönerek bir istekte bulundular:
— Efendim, bizler eğer kabul ederseniz partinize kayıt olmaya geldik.
Kaplan derhal hepsini partiye kaydetti. Gelen misafirler bir müddet daha kaldıktan sonra izin alıp ayrıldılar. Mustafa Kaplan’la başbaşa kalmıştık. Kaplan aklından geçenleri söyledi:
— Yahu Ahmet, Ben 15 günden beri buralardayım. Bu müddet içinde kapıdan bir kişi bile girmedi. Bu iş nasıl oluyor? Sen daha dün akşam geldin bu sabah 10 kişi partiye kayıt oldu. Bu işin sırrı nedir?
Aziz okuyucularım Allah rızası için koşmak, çalışmak, söylemek, dinlemek müslüman Türk Milleti’nin maddi ve manevi varlığını çok iyi tanımak ve anlamak. Kahvedeki sohbette ben onları partiye davet etmemiştim. Biz kahvede onlarla Allah’ın ipinde buluşmuştuk. Allah’ın ipinde buluşmak insanlar arasında kopmayan bağlar meydana getirir. Eğer sizler mücerret partide birleşir, Allah’ın ipinde birleşemezseniz. Birliğiniz güçlü ve devamlı olamaz. Nitekim bunu toplumun her kesiminde görüyoruz. Bilhassa siyasette.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: