23 Militanın İnfazı

Öcalan Yakalandı Örgütte Çözülmeler Başladı

23 Militan PKK’dan Kaçmak İsterken Yakalanıp İnfaz Edildiler.

1998 yılının Eylül ayında Türkiye’nin Suriye’ye karşı uygulamış olduğu sert baskı aradan uzun yıllar geçtikten sonra neticesini verecekti. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgen. Atilla Ateş 16 Eylül 1998’de Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde halka hitaben yaptığı konuşmada Türkiye’yi tehdit eden bölücü teröre destek veren Suriye’yi uyarırken Öcalan’ın sonunu getirecek 152 günlük amansız takibinde startını veriyordu.62 3-6 Ekim 1998 tarihlerinde Türk ordusunun Suriye hududuna birlikler ve zırhlı araçlar yığması durumun son derece ciddi olduğunu ortaya koyuyordu. Şam köşeye iyice sıkışmıştı. Türkiye’nin artan baskıları üzerine Suriye Öcalan’a artık yolun sonuna gelindiğini belirterek bir an önce Suriye’yi terk etmesi için girişimlere başlamasını istedi.

Öcalan, Şam’ın baskısı üzerine 7 Ekim 1998 günü Moskova’daki temsilcisi Mahir Welat (Numan Uçar)’ı arayarak Suriye’deki durumunun son derece ciddi olduğunu bir an önce bu ülkeden ayrılması gerektiğini söyleyerek çeşitli ülkelerle ilişkiye geçerek sığınabileceği bir ülke bulmasını istedi. Welat, Öcalan’ın bu sözleri üzerine harekete geçer. Rusya Liberal Demokrat Partisi Başkanı Vladimir Jirinovski’den yardım ister. Jirinovski elinden geleni yapacağını söyler ve bu doğrultuda harekete geçer.  Öcalan için başbakan Pirimikov, Dış İşleri bakanı ve KGB nezdinde girişimlerde bulunur., telefon eder, üç yere de yazılı başvuru yapar. Bu mektuplarında Öcalan’ı Kürtlerin Yaser Arafat’ı olarak tanıtır.

9 Ekim 1998 günü M. Welat, Jirinovski ile olan temasını sürdürür. Ancak, Jirinovski, girişimlerinde başarılı olamadı. Öcalan bu sefer yönünü Atina’ya çevirdi. 9 Ekim 1998 günü Yunanca bilen ve örgütün Yunanistan temsilcisi olan Ayfer Kaya (Rozerin) ile birlikte Abdullah Sarıkurt adına düzenlenmiş sahte pasaportla, havayoluyla, Atina’ya geçmiştir. Burada Yunan gizli servisiyle de görüşen Öcalan aynı gün örgütün Rusya sorumlusuyla yaptığı görüşmenin ardından Moskava’ya gitti ve burada 33 gün süreyle barınmıştır. Türkiye’nin Öcalan’ın Moskova’ya geldiğini öğrenmesi üzerine Rus hükümetine yapılan baskılar sonucunda 12 Aralık 1998 günü Roma’ya gelmiştir. 16 Ocak 1999 günü İtalya hükümetinin isteğiyle tekrar Rusya’ya gitmiştir. Burada yine barınamayarak 29 Ocak 1999 günü Rusya’dan Atina’ya geçmiştir. Yunan dışişleri yetkilileri ve istihbarat servisiyle uzun bir süre görüşme yapan Öcalan, burada eski ilgi ve alakayı göremeyecek Yunanlılar, artık işi biten ipi çekilen Öcalan’ı geldiği gibi göndermenin yollarını arayacaktı. ABD’nin ve Türkiye’nin de tepkisini çekmemek için Öcalan’ı Yunanistan’dan uzaklaştıracak bir formülü uyguladılar. Terörist başını 2 Şubat 1999 günü Atina’dan Kenya’nın başkenti Nairobi’ye göndermişler, geçici bir süre Yunan büyükelçiliğine yerleştirmişlerdir. Artık terör örgütünün liderinin sonu gelmişti. Bu son Nairobi’de noktalandı. 15 Şubat 1999’da Türk güvenlik kuvvetlerinin özel operasyonu sonucu yakalanıp Türkiye’ye getirilerek İmralı Adasında gözetime alınmıştır.

Öcalan’ın yakalanmasıyla birlikte örgüt içinde çözülmeler ve kaçışlar da başlamıştır. Öcalan yakalanmadan önceki süreçte kaçmak isteyipte kaçamayan militanlar Öcalan’ın yakalanmasını fırsat bilip örgütten kaçmak için çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. Bir kısmı başarılı oldu, bir kısmı olamadı. PKK MK üyesi Murat Karayılan’ın bulunduğu bölgeden kaçmak isteyen 23 kişi bu emellerine ulaşamamış, Karayılan’ın emriyle infaz edilmişlerdir. Karayılan’ın MK üyelerine bir telsiz mesajıyla gönderdiği konuşmasında örgütteki çözülme, kaçmalar ve cezalandırmalarla ilgili şunlar anlatılıyordu:

Şimdiye kadar  benim komutamdaki 23 kişi cezalandırıldı. Durumu şüpheli 6 kişi de sorguda. Başkanın durumunu öğrenip de benim bölgemden kaçanların sayısı 17.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: