ALA RIZGARİ – ÖZGÜRLÜK YOLU ÇATIŞMASI

ALA RIZGARİ – ÖZGÜRLÜK YOLU ÇATIŞMASI

 

Ala Rızgari: “Canan Müjde Oğuz yoldaşımız düşmana sıkılması gereken kurşunlarla katledildi”

Ala Rızgari taraftarı Canan Müjde Oğuz 9 Nisan 1979 tarihinde Diyarbakır lisesinde Özgürlük Yolu grubu tarafından öldürüldü. Canan Müjde Oğuz’un öldürülmesi üzerine bir bildiri yayınlayan Ala Rızgari grubu arkadaşlarının “Yurtsever Dost Gücün” saflarında bulunan provokatörler tarafından vurulduğunu söylüyorlardı. Ala Rızgari’ye göre olay bir provokasyondu. Ala Rızgari dergisinin Haziran 1979 tarihli 1. Özel sayısında bu cinayetle ilgili şu yorum yapılmakta:

Günümüzde Kürdistan’daki her siyasi yoğunluk, sosyalizm adına yola çıktığını iddia ediyor. Fakata buna rağmen bu siyasi yoğunlukların hiçbiri sosyalistlerin mücadele yöntemini burjuva milliyetçi mücadele yöntemine egemen kılma niyetinde değil. Dost güçlerin birbirlerine yaklaşımlarına baktığımızda, burjuva milliyetçi bakış açısının hala egemen olduğunu görürüz. Burjuva milliyetçi kanlı gelenek hala sürdürülüyor. Hemen hemen her gün mücadele sürecinde omuz omuza olması gereken dost güçler, birbirlerinden militanlar katlediyorlar. İdeolojik mücadele, yerini politik düşmanlıklara bırakmış durumda. Proleter devrimciler dışında hemen hemen her siyasi yoğunluğun başka bir siyasi yoğunluğu güç birliği saflarından dışlamayı amaçlayan anti ….. ile başlayan yeni bir “ilkesi” var. Provokatif eylemlerin üzerine provokatif eylemlerle gidilmeye devam ediliyor. Provokasyonlar teşhir edileceğine, meşrulaştırılıyor. Dolayısıyla her siyasi yoğunluk provokatör ajanlara bu tavrıyla prim veriyor. Bizler, Mürsel yoldaşımızın provokatörler tarafından katledilmesinden sonra bu tip eylemlerle ilgili tavrımızın ne olması gerektiğini devrimci kamuoyuna ilettik ve provokasyonların üzerine yeni, provokasyonlarla gidilemeyeceğini, provokatörlerin tavrını meşrulaştırmayacağımızı savunduk. Tüm dost güçlerin de eğer Kürdistan devriminde düşmana sıkılması gereken mermiler sömürgecilerin cephaneliğine gönderilmek istenmiyorsa bu tip olaylar karşısında provokasyonları teşhir etmeleri gerektiğini bildirdik.

Bu doğrultudaki girişimlerimiz devam ederken yiğit bir yoldaşımız daha bir provokasyon sonucu katledildi. Canan Müjde Oğuz yoldaşımız da genç yaşta proleter devrimci saflarda yer alan kararlı bir arkadaşımız olarak savaştı. Kısa yaşamı boyunca bir proleter devrimci olarak, sömürgecilere, faşistlere ve Kürdistan devriminde egemen kılınmaya çalışılan provokasyonlara karşı direndi. Fakat provokasyonları ve provokatif eğilimleri bir çırpıda söküp atmak mümkün olamıyor. Sınıf savaşının her alanında karşılaşılan güçlükler, bu alanda da karşımıza çıkıyor. Bu güçlükler arasında yoldaşlarımızın katledilmesi de yer alıyor. Canan yoldaşımız da Kürdistan devriminde yoğunlaşan sınıf savaşında proleter değerleri mücadeleye egemen kılma sürecinde 1979 tarihinde Diyarbakır Lisesinde katledildi. Bir yurtsever dost gücün saflarında bulunan provokatörlere anlayacakları dilden cevap vermeden önce bu dost gücün tavrını bekledik. Almaları gereken tavrı ilettik. Dost güç bu provokasyon karşısında Kürdistan devriminde hayati önemi olan olumlu bir tavırla bizimle birlikte bu eylemin provokasyon olduğunu vurguladı ve bu provokasyonu bizimle birlikte teşhir etme eylemine katıldı. Bu tavır gerçekten de, Kürdistan devriminde atılan büyük adımlardan biri olarak değerlendirilmelidir. Eğer her siyasi yoğunluk, bu tavır içinde hareket ederse kısa bir sürede bu tip provokasyonların üzerine gidilir ve bu tip provokasyonlar asgariye indirilir. CANAN yoldaşımız sınıf kavgasında katledildi ama uğruna çok sevdiği yaşamdan ayrılmayı göze aldığı proleter devrimci ilkelerden birini Kürdistan devrimine egemen kılmada bir kilometre taşı oldu. Diyarbakırlı proleter devrimciler ile provokatörlere karşı, olumlu bir tavır içine giren dost yurtsever gücün bu provokasyona ortak yaklaşımları şöyledir:

“… Bu tür olaylara karşı çıkmaya başlayan dost güçler zaman zaman şu veya bu şekilde yeni kan davalarının eşiğine getirecek provokasyonların içine çekilmek istenmektedir.

Bunun örneğini 9. 4. 1979 tarihinde Diyarbakır Lisesinde bir kez daha yaşadık. Diyarbakır Lisesi öğrencisi CANAN arkadaş istenmeyen bir olay sonucu katledildi. Gerekçesi ne olursa olsun bu olayı yaratanlar nesnel olarak iki dost gücü karşı karşıya getirecek bir provokasyonla provokatörlüklerin ortaya koymuşlardır. Aynı zamanda sömürgeciler ve işbirlikçilerine malzeme sağlamışlardır. Bu tip saldırıların bundan sonra da ortaya çıkması sömürgeci güçlere malzeme sağlayacağı gibi, iki dost gücü de karşı karşıya getirebilir.

Biz iki dost güç olarak bu saldırı ve provokasyonlara karşı olan tavrımızı çeşitli nedenlerle kamuoyuna açmış ve tespit edilen hedefe karşı dost olması gereken güçlerin bu aşamada ideolojik mücadele politik dostluk sınırlarının dışına taşmamalarını defalarca vurguladık. Yine vurguluyoruz ve diyoruz ki; bizler her türlü provokatif eyleme karşı olduğumuz gibi, nereden gelirse gelsin buna karşı mücadele edeceğiz. Ancak bu tür olaylar bizi hiçbir zaman çekilmek istendiğimiz batağa çekemeyecektir… provokatörlerin oyununa gelen veya eylemlerine sahip çıkanlar da aynı muameleyi bizlerden göreceklerdir.

Kürdistan devrimindeki provokasyonların, dost güçlerin dost güçler tarafından imha eylemlerinin yaraları yeni yeni kabuk bağladığı bir dönemde, yeni yaralar açmak isteyenlerin oyunlarını bozmak için tüm yurtsever, demokrat ve sosyalist güçleri yeniden duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

Bu olumlu tavır en azından provokatörlerin yeni provokasyonlara başvuran alanlarını daraltması ve onları geriletmesi açısından ileriye doğru atılmış bir adımdır. Şüphesiz tüm provokasyonların olduğu gibi CANAN arkadaşın hesabı da sorulacaktır. pkk

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: