Almanya’nın Osmanlı Bahriyesi’ni Güçlendirme Çabaları ve Bağdat Demiryolları Hattının Son Hali

 

İş böyle ufak tefek siparişlere münhasır kalmamıştı. Yeni Türk-Alman dostluğu Almanların “Weissemburg” ve “Kurfürst Friedrich Wilhelm” namındaki eski Alman harp gemileri de hükümet tarafından satın alınarak “Barbaros Hayreddin” ve “Turgut Reis” namlarıyla Osmanlı Bahriyesi’ne geçmesine sebep olmuştu. Bu gemiler köhne olduğu halde İstanbul, onların Almanlar tarafından Türkiye’ye satılmasından dolayı çok memnun görünüyordu. Çünkü o günlerde Yunanlılar dahi İtalya’dan bir kruvazör satın almağa muvaffak olmuşlardı.

Bundan başka Osmanlı Hükümeti, Almanya’ya birçok silah ve cephane siparişleri vermişti. Bu siparişler hakkında cereyan eden müzakereleri o zaman Almanya Sefaret Ataşemiliteri olan Binbaşı Streppel idare ediyordu. Türk Ordusu kuvvetlendikçe Rusya’nın hiddeti de gittikçe artıyordu. Çünkü Rusya, Karadeniz’deki hakimiyetinin elinden gitmesine karşı tedbirler almağa mecbur kalıyordu. Gene Türk-Alman dostluğu yüzünden Osmanlı Bahriyesi’ne de İngiliz muallimlerine karşı hoşnutsuzluk artmağa başlamıştı. Bahriye Nazırı, İngiliz amiralinden memnun olmadığını ve Türk zabitlerinin bir kısmını olsun Almanya’da tahsil ettirmek istediğini açıktan açığa ileri sürüyordu.

Bu aralık Bağdat hattı inşaatının da süratle ileri götürülmesi arzusu uyanmıştı. Bu işin pürüzlü tarafları halledilmiş ve Türkiye ile Almanya arasında 21 Mart 1911’de imzalanan yeni mukavelelerde hattın son kısmı olan Bağdat-Basra parçasının Türkiye tarafından inşası kararlaştırılmıştır. Bu parçanın Türkiye tarafından inşasına mukabil tavizat olarak Almanya’ya Osmaniye’den İskenderun’a kadar bir şube hattı ve İskenderun’da liman inşası imtiyazı verilmişti.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: