Asıl hedefimiz “Sakıp Sabancı”ydı

Teslim Olan Mustafa Duyar’dan İtiraflar

“Asıl hedefimiz “Sakıp Sabancı”ydı.”

Mustafa Duyar teslim olduktan sonra DGM Savcılığında vermiş olduğu geniş itiraflarda başta Sabancı Holding baskını olmak üzere örgütü DHKP–C’nin gerçekleştirmiş olduğu kanlı eylemler ve örgütün silah, para ve örgüt liderlerinin lüks yaşantısıyla ilgili bir çok detaylı ifadeler vermişti. Duyar’ın Türkiye’yi sarsan ve ilerde de kendisini de ölüme götürecek şok itiraflarından bazı bölümler:

*Eylem için daha önce Bayrampaşa Cezaevine tek tek çağrılan 15 kişi arasından seçildik. Emri örgütün cezaevi sorumlusu Ercan Kartal’dan aldık. Sabancı Center’da çalışan Fehriye Erdal bize istihbarat veriyordu. Ercan Kartal, ‘Ne yapıp edin, bu eylemi mutlaka gerçekleştirin’ dedi.

*9 Ocak günü arka kapıdan Sabancı Center’e girdik. İsmail Akkol’da, ben de tabancaları bantla bacağımıza sarmıştık. 15’inci kata kadar asansörle çıktık, sonra 25’inci kata kadar yürüdük. Bizi Fehriye karşıladı. Asıl hedefimiz Sakıp Sabancı’ydı, ancak, Sakıp Bey odasında değildi.

*Hemen, Özdemir Sabancı’nın odasına yöneldik. Kapıyı açtırdıktan sonra İsmail, dışarıda sekreter Nilgün Hasefe’nin yanında kaldı. Ben içeri girip önce Özdemir Sabancı’ya, sonra Haluk Görgün’e ateş ettim. Çıktığımda İsmail de Nilgün Hasefe’yi öldürmüştü.

* Asansörle aşağıya indik. Engelle karşılaşmadan ön kapıdan çıktık. Kimliklerimizi orada bıraktık. Gültepe’deki evde saklandık. Burada bir süre kaldık. Evden önce Fehriye ayrıldı, sonra ben çıktım ve Sarıyer’e gittim. İki ay Türkiye’de kaldık ve silahları örgüte bıraktık.

* Talimat gelince 15’er gün arayla Marmaris’e geçtik. Buradan, Yunan bandıralı bir yatla Rodos’a geçip Atina’ya ulaştık ve örgüt sorumlusu Faruk Ereren ile buluştuk. Ereren, Yunanlı eşiyle beş yıldızlı otelde kalıyordu. 15 gün ben de burada kaldım. İki gece şarapla kuzu eti yedim.

Faruk Ereren, bana bir Hollanda pasaportu verdi. Bulgaristan üzerinden giderek Hollanda’ya geçtik. Almanya’da kaldığım süre içinde bütün talimatları Aslan Tayfun Özkök’ten aldım. Hollanda ve Fransa’da örgütün üst düzey yöneticileriyle, ayrıca lideri Dursun Karataş ile görüştüm.

*Ekim ayının son haftasında, örgütün Ortadoğu sorumlusu olan Aslan Tayfun Özkök’le uçağa binerek Şam’a gittik. İki gün sonra da İsmail Akkol yanımıza geldi. Aslan Tayfun, göz kamaştıran bir lüks içinde yaşıyordu. Özel mersedesi, şoförü, sekreteri, villası ve lüks bir bürosu vardı.

Biz ise günlerimizi yarı aç, yarı tok geçiriyorduk. Eylemlerden önce çok şeyler vaat ettiler, ama yerine getirmediler. Bana günde, ortalama 500 bin lira harçlık veriliyordu. Onların yaşantılarını görünce örgütün bizlere olan bakış açısını iyice anladım.

* 28 Eylül 1995 tarihinde Maslak’ta Jandarma Bölge Komutanlığında nizamiye nöbeti tutan erler Tarkan Yağcı ile Savaş Serdar Öztürk’ün öldürüldüğü olayda tetikçi olarak ben de yer aldım.

Yorum Yap »

You must be logged in to post a comment.

error: Content is protected !!