AYDINLIK (TİKP)–HALKIN YOLU ÇATIŞMASI

AYDINLIK (TİKP)–HALKIN YOLU ÇATIŞMASI

 

1977 yılında Maocu gruplar arasında başlayan Mao’nun “üç dünya teorisi” tartışmaları bu çevrelerde yeni bölünmeleri de beraberinde getirecekti. Aydınlık hareketi hariç halkın sülalesi olarak adlandırılan Halkın Kurtuluşu, Halkın Birliği, Halkın Yolu gibi gruplar Maoculuktan kesin kopuşu gerçekleştirirken yeni önderleri Enver Hoca, yeni partileri de Enver Hoca’nın liderliğindeki AEP olacaktı. Perinçek’in liderliğindeki TİKP diğer gruplarla olan ideolojik mücadelede yeni kazanımlar elde etmek için Halkın Yolu grubuna el uzattı. Bu grubun Niğde Cezaevi’nde yatmakta olan önder kadrolarıyla irtibata geçti. Aydınlık Hareketi’nin lideri Doğu Perinçek, THKP–C ve İstanbul Dev–Genç davalarından yargılanan ve ceza alan İlkay Demir, Necmi Demir ve Kamil Dede’yle görüşerek onları Aydınlık saflarına davet etti. Bu görüşmeler daha sonra Halkın Yolu ve Devrimci Teori dergilerini çıkartan çevrenin önde gelen isimleriyle de devam etti. Her iki grup arasındaki yakınlaşmalar Halkın Yolu grubunun özellikle cezaevindeki lider kadrosunun ve legal yayın organlarını çıkartan merkez çevrenin 1978 İlkbahar’ında TİKP’e katılma kararı almasıyla sonuçlandı.

Haftalık Halkın Yolu gazetesi Mayıs 1978 yılındaki 51. sayısında taraftarlarına TİKP’e katılma çağrısı yaptı. Gazetenin bu sayısında Niğde Cezaevi’nde tutuklu bulunan İlkay Demir, Necmi Demir, Kamil Dede, Halkın Yolu ve Devrimci Teori dergilerinin sahibi Sadun Sönmez ve bu çevrenin diğer önde gelen isimleri yaptıkları açıklamalarda Halkın Yolu taraftarlarını TİKP’e çağırdı.

Halkın Yolu merkezinin ve cezaevlerindeki önderlerin TİKP’e katılma çağrıları bu çevrenin bir kısım merkez kadrosuyla tabandaki taraftarları arasında da tepkiye yol açtı. TİKP’e katılma çağrılarına karşı çıkan Halkın Yolu grubunun büyük bir bölümü bu birleşmeye karşı çıkan ekibin çıkarttığı Devrimci Halkın Yolu gazetesi saflarında yer aldı. 19 Mayıs 1978’de “Devrimci Halkın Yolu” ismiyle gazete çıkartarak yeniden faaliyetlere başlayan bu grup TİKP’le beraber hareket eden merkezin çıkarttığı Halkın Yolu gazetesinin 51. sayısının bayilerde dağıtılmasını engellemeye çalıştılar ve tavır koydular.

Devrimci Halkın Yolu adıyla faaliyet yürütecek olan çevrenin engelleme ve saldırılarıyla ilgili 1 Mayıs 1978 tarihli Aydınlık gazetesinde şu haber yer almaktadır:

Halkın Yolu dergisinin 51. sayısının satılması bazı silahlı gruplar tarafından Tür–Da dağıtım şirketi ve gazete bayilerine yapılan baskınlarla önlenmek istendi.

Halkın Yolu dergisinin 51. sayısında dergi Yazı Kurulu ve önde gelen bir bölüm devrimcinin yaptıkları açıklamalarla, tüm devrimciler, Türkiye İşçi Köylü Partisi saflarında birleşmeye çağırılmaktadır.

Halkın Yolu’nun söz konusu sayısında THKP/C davasında Mahir Çayan’larla birlikte yargılanarak müebbet hapis cezasına çarptırılan ve halen Niğde Cezaevinde tutuklu bulunan İlkay Demir, Necmi Demir ve Kamil Dede’nin, Halkın Yolu ve Devrimci Teorisi dergilerinin sahibi Sadun Sönmez’in, THKP/C ve İstanbul Dev–Genç davalarından yargılanan ve 1970–71 arasında Dev–Genç’in İstanbul Bölge Yürütme Başkanlığında bulunan  Ömer Güven’in, 1970–71 yıllarında Dev–Genç Genel Yönetim Kurulu üyeliği yapan 1. THKP–C ve İstanbul Dev–Genç davalarında yargılanan Mustafa Aynur’un Halkı Yolu Yazı İşleri Müdürü Serhat Yıldır’ın, Diyarbakır Bağımsız Belediye Başkan adayı Ali Rıza Yurtsever’in 1970’de Dev–Genç İstanbul Bölge Yürütme’de görev alan ve daha sonra 1. THKP–C ve İstanbul Dev–Genç davalarında yargılanan Necati Sağır’ın ve Militan Gençlik dergisi sahibi ve İYÖKD eski ikinci başkanı Mehmet Budak’ın açıklamaları yer almaktadır.

Halkın Yolu dergisinin 1. Sayısında ayrıca, İstanbul Dev–Genç davası sanıklarından Yahşi Karamollaoğlu’nun, Yurtsever Anti faşist Liseli Gençlik dergisi sahibi Mehmet Bal’ın İstanbul Yol–İş Sendikası 17 Nolu Şube Sekreteri Şule Dönmez’in, İstanbul Dev–Genç ve THKP–C davasında yargılanan Feyyaz Kurşuncu, Mehmet Balaban ve Mehmet Ulusoy’un, ikinci THKP–C davasında yargılanan Lale Sönmez (Arıkdal) ile İstanbul Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği (İYDGD) eski Genel Sekreteri Erkan Önsel’in açıklamaları yayınlanmıştır.

Halkın Yolu dergisi Yazı Kurulunun kamuoyuna açıklaması ise şöyledir:

“Halkın Yolu Yazı Kurulunun Kamuoyuna Açıklaması:

1. Ülkemizde, Marksist hareketin, modern revizyonist ve Brnejnev’den satın alınmış tuğlalarla örülen Üçlü Oportünist Bolk’a karşı yürüttüğü mücadelenin doğrudan bir sonucu olan genel olarak Üçlü Blok, özel olarak da onun bir parçası olan Halkın Yolu içinde karşı konmaz devrimci bir rüzgar esmeye başladı.

2. Bundan doğan devrimci atılım Halkın Yolu’nun ezici çoğunluğunun proleter hareketin saflarında birleşmesi, birliğin bölücülüğe, Marksizm’in revizyonizme karşı zafer kazanması ile sonuçlandı.

3. Şimdi proletarya hareketinin zaferi pekişmiş, üçlü barikattan biri çökmüştür.

4. Halkın Yolu’nun Yazı Kuruluna düşen görev, proletarya hareketinin çökerttiği bu barikatın enkazını kaldırmak, proletarya hareketinin önünden çekilmektir.

5. Bunun için:

a) Yazı Kurulu, tarihi görevini yerine getirmek üzere Halkın Yolu’nun son sayısını çıkarır ve yayın hayatına son verir.

b) Tüm devrimcileri, TİKP’ye tek tek katılmaya, dünya devrimine ve ülkemiz devrimine omuz vermeye çağırır. ”

Halkın Yolu dergisinin bu açıklamalarının bulunduğu 51. sayısı yayınlanıp dağıtımı yapıldığı andan itibaren sahte solcu silahlı zorbaların bayi bayi dolaşarak dergilere zorla el koydukları öğrenildi. Bir kısım bayilere derginin polis tarafından toplatıldığını, bir kısmına hatalı baskı yapıldığı yalanını söyleyen silahlı zorbalar, itiraz ederek dergileri vermek istemeyen bayilerden tehditle dergileri topladılar.

Ankara’da da 29 Nisan gecesi Halkın Yolu’nun dağıtımını yapan Tür–Da şirketinin bürosu bir grup silahlı zorbanın saldırısına uğradı. 10 kişilik silahlı grup, büronun telefonunun tellerini kopardılar ve buldukları dergileri aldılar.

İzmir’de ise bir bayideki 60 kadar Halkın Yolu dergisinin silahlı bir grup tarafından yırtıldıkları öğrenildi.

Ankara’daki Gazete Bayilerini de Tehdit Ettiler

Siyasal Bilgiler Fakültesi karşısındaki bazı bayilerde bir grup saldırgan tarafından, “Halkın Yolu” dergisinin 51. son sayısını satmamaları için tehdit edildiler. “Bu dergiyi asar yada satarsanız, sizin de başınıza kötü şeyler gelebilir” diyen saldırganların bu tutumlarını bayiler tepki ile karşıladılar ve Halkın Yolu dergisi satmayı sürürdüler.

Gaziantep’te Tür–da’nın Camlarını Kırıp Girdiler

Bir grup saldırgan da Gaziantep’te TÜRDA Dağıtım Şirketinin bürosunun camlarını kırarak içeri girdiler ve 1500 adet “Halkın Yolu” dergisini alarak kaçtılar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: