Aydınlık ve Halkın Kurtuluşu Arasında Kontrgerilla Kavgası

Aydınlık ve Halkın Kurtuluşu Arasında Kontrgerilla Kavgası

Günlük Aydınlık gazetesinin “Kontrgerilla” adlı yazı dizisinin duyurusunu afiş haline getirerek başta Ankara olmak üzere birçok il ve ilçelerde taraftarları vasıtasıyla astırması sol grupların tepkisine neden olmuştu. Aydınlık grubunun ister miting, ister yürüyüş, isterse afiş ve bildiri mahiyetinde olsun bütün siyasi faaliyetleri Aydınlık’a husumet besleyen başta HK olmak üzere diğer gruplar tarafından engellenmeye çalışılıyordu. Sol gruplar ajan provokatör çizgi olarak nitelendirdikleri Aydınlık–TİKP’e faaliyet yaptırmama kararı almışlardı. Aydınlık karşıtı gruplara göre kontrgerilla afişleri asan yazı dizileri hazırlayan Aydınlık hareketi “Kontrgerillanın bir koluydu” onların kontrgerilla karşıtı tavırları sahtedir ve devrimcileri yanıltmaktır. 21 Aralık 1978 tarihli Aydınlık gazetesinde Ankara ve Kars’taki engelleme-lerle ilgili şu haber yer alıyordu:

Kontrgerilla yayınımız engellenmeye çalışılırken bir yandan da afişleme yapan devrimcilere saldırılar yöneltiliyor. Afiş asan devrimcilere önce Rusya’nın açıkça emrine gren Halkın Kurtuluşçuları saldırdı. Önceki gün İzmir Caddesinde afiş yapıştıran gençleri sayıları 20 dolayında olan Halkın Kurtuluşçuları engellemeye çalıştılar. Engellemeyince bu sefer de silah çekerek ateş açtılar. Daha sonra ateş açan saldırganlar polis tarafından yakalandı.

Afişçiler bu sefer de polisin, engellemesiyle karşılaştı. Kontrgerilla afişlerini yapıştıranlar kanunsuz olarak gözaltına alındı. Emniyet yetkilileri ısrarla niçin bırakılmadıklarını, suçlarının ne olduğunu soran muhabirlerimize “şimdi bırakacağız” diyerek geçiştiriyor ve bilgi vermekten kaçınıyorlar.

Öte yandan bir süre önce Kars’ta aynı zamanda gazete bayiliği yapmakta olan Dönem Kitabevi’ne gelen Halkın Kurtuluşçuları Aydınlık gazetesini satmaması için bayiyi tehdit ettiler. Bayi gazetemizi birkaç satmamış ancak okuyucuların isteği üzerine yeniden gazeteyi bayiye getirmiştir.

Devrimcilerin bayi ile görüşmesi üzerine bayi bu meslek ile geçimlerini sağladıklarını belirterek olayı nefretle karşıladığını ve bu tür anlayışları protesto ettiğini söyledi.

 

Ankara Tuzluçayır’daki TİKP Parti Lokali’nin Bombalanması ve TİKP Adana ve Malatya İl Yöneticilerine Düzenlenen Saldırılar

Halkın Kurtuluşu çevresi TİKP’in birçok il ve ilçe teşkilatlarının yöneticilerine ve parti binalarına karşı da saldırılarda bulunmuştu. HKcılar, Aydınlık–TİKP hareketini “karşı–devrimci”, “devrime ihanet” eden “işbirlikçi”, “sınıf düşmanı” olmakla suçlayarak, pratikte bu gruba karşı tepkilerini “şiddetle” ortaya koymuşlardı. H. Kurtuluşu’nun Ankara Tuzluçayır’daki TİKP parti lokalini bombalamasıyla ilgili TİKP Ankara İl Başkanı Ferit İlsever’in düzenlemiş olduğu basın açıklaması 17 Ekim 1979 tarihli Aydınlık gazetesinde şöyle yer almıştı:

Partimizin fikirlerine cevap veremeyenler gece karanlığında taşa toprağa saldırıyorlar. Bina yıkmakla insanın kafasındaki fikir, yüreğindeki inanç yok edilemez.”

Partimiz anarşiyi körükleyen, bölücülüğü kışkırtan Rusya’ya, MHP’nin terörüne karşı mücadele etmektedir. İşte bunun içindir ki saldırılara boy hedefi olmaktadır. Yurdumuzda yaratılmak istenen bu kargaşa ortamı tamamen Rusya’ya ve MHP’ye hizmet etmektedir. “Tuzluçayır”da oynanan oyunlar yeni değildir. Tuzluçayır halkı bu oyunları çok yakından bilmektedir. Maceracı gruplar şimdiye kadar yaptıkları provokasyonlarla halkla, jandarma ve polisi karşı karşıya getirdiler. Taraftarlarımız birçok defa silahlı tehditlere maruz kaldılar. Yine lokalimizin camları kırıldı. Son olarak da bomba atıldı.

H. Kurtuluşu grubunun TİKP Adana il yöneticilerine yönelik saldırıları ile ilgili bir başka haber de aynı tarihli Aydınlık gazetesinde şöyle yer aldı:

Önceki akşam Türkiye İşçi Köylü Partisi Adana İl Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Ulusoy ve Adana Merkez İlçe Başkanı Sadık Boral, Güneşli Mahallesi’nde bir grup Halkın Kurtuluşu yanlısının saldırısına uğradı.

10 kişi kadar olan saldırganlar TİKP yöneticilerinin içinde bulunduğu dolmuşun yolunu keserek, Mehmet Ulusoy ve Sadık Boral’ı taş ve sopayla çeşitli yerlerinden yaraladılar.

TİKP yöneticilerine Adana’da düzenlenen saldırının bir benzeri de Malatya’da gerçekleşti. TİKP Malatya il başkanı H. Kurtuluşu taraftarlarının saldırısına maruz kalmıştı. Bu olay 2 Ocak 1980 tarihli Aydınlık gazetesinde şu şekilde anlatılıyordu:

TİKP Arguvan İlçe kongresi için Arguvan’a giden muhabirimiz Yusuf Çelik, TİKP Malatya İl Başkanı Hasan Akşen, İl Yönetim Kurulu üyesi Rıza Güller, kardeşi Müslüm Güller ve Arguvan İlçe Yönetim Kurulu üyesi Basri Karsel, öğretmen Veli Yılmaz ve Ziraat Teknisyeni Hasan Yılmaz, Arguvan’da Dolaylı Mahallesi’nde bir evde, Halkın Kurtuluşçuları ve Halkın Yolcuları’ndan oluşan sopalı ve silahlı bir grubun saldırısına uğradı.

İlçe Kongresini izlemek üzere Arguvan’a giden devrimciler Dolaylı Mahallesinde Mustafa Varol’un evine geldiler. Bu arada mahallede bir kargaşalık olduğunu görüp mahalle muhtarıyla görüşmek için Mustafa Varol’un küçük çocuğunu gönderip muhtarı çağırttılar. Tam muhtar geldiği sırada ellerinde sopalar, zincirler, baltalar ve silahlarla bir grup eve saldırıya geçti. Devrimciler kapıya barikat kurarak saldırıyı engellemeye çalıştılar. Muhtarın da müdahalelerine rağmen saldırganlar saldırıyı iki saat kadar sürdürdüler. Daha sonra silah seslerini duyan jandarmalar gelip grubu dağıtmaya çalıştı. Fakat grup dağılmayıp jandarma ile çatışmaya girişti. Bu arada jandarmalar, evde bulunan devrimcileri olay yerinden uzaklaştırdılar.

 

Halkın Kurtuluşu: “Aziz Sürücü TİKP’lilerin provokasyonu sonucu katledildi.”

Halkın Kurtuluşu taraftarı Aziz Sürücü 28 Ocak 1980 günü Malatya’nın Arguvan ilçesinde öldürüldü. Aziz Sürücü’nün öldürülmesinden HK TİKP’i sorumlu tuttu. 12 Şubat 1980 tarihli Halkın Kurtuluşu gazetesinin 192. sayısında “Malatya’da TİKP’lilerin provokasyonu sonucu bir devrimci katledildi” başlıklı haber aynen şöyle verilmişti:

TİKP’li hainlerin yarattığı provokasyon sonucu 28 Ocak günü Malatya’nın Arguvan ilçesinde Halkın Kurtuluşu yanlısı bir devrimci daha katledildi.

Bir süre önce Arguvan ilçesinde TİKP’lilerin parti bürosu açmaya çalıştıklarını haber alan proleter devrimciler, onların ihbarcılığını, cinayetlerini, karşı–devrimciliklerini anlatarak, halkın onlara karşı mücadeleye çağırdılar ve yoğun bir teşhir çalışması sürdürdüler.

28 Ocak günü iki TİKP’linin mahalleye geldiğini öğrenen mahalle halkı, onları mahalleden kovdu. Ancak aynı akşam, mahallede oturan fakat evine uğramayan bir TİKP’linin evinde TİKP’lilerin toplandıkları öğrenildi. Bunun üzerine 500–600 kişilik bir kitle evin etrafını sararak “TİKP’li hainler defolun”, “Faşistlerin uşaklarını burada yaşatmayacağız” sloganlarını atmaya başladı. Bu arada militarist güçler, hainlerin imdadına yetiştiler. TİKP’liler jandarmayı kışkırtarak halka saldırmasını sağladılar. Jandarma saldırısı sonucu Halkın Kurtuluşu yanlısı Aziz Sürücü katledildi. Bunun üzerine, mahalle halkı taş ve sopalarla jandarmaları ve TİKP’li sosyal faşistleri mahalleden kovdu.

Daha sonra takviye alarak mahalleyi saran militarist güçler Aziz Sürücü’nün cenazesini kaçırmaya, anti–faşist bir kitle gösterisini önlemeye çalıştılar. Ancak mahalle halkı cenazesine sahip çıktı. Aziz Sürücü’nün cenaze törenini, militarist güçlerin her türlü engelleme çabasına karşın, anti–faşist bir gösteriye dönüştürdü.

 

Halkın Kurtuluşu: “TİKP Ankara İl başkanını kendi arkadaşı yaraladı”

TİKP Ankara İl Başkanı Ferit İlsever 28 Haziran 1980 günü Ankara’da vuruldu. TİKP’in yayın organı Aydınlık gazetesi 29–30 Haziran 1980 tarihli sayılarında İlsever’i vuranların Halkın Kurtuluşçuları olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine bir açıklama yapan Halkın Kurtuluşu grubunun yayın organı “Özgürlük” adlı haftalık gazetenin 21 Temmuz 1980 tarihli 8. sayısında İlsever’i vuranların kendileri değil TİKP’liler olduğunu yazdı. HK’lılara göre İlsever’i kendi arkadaşları vurmuştu. Özgürlük gazetesinde olayla ilgili haber şöyleydi:

29–30 Haziran tarihli Aydınlık gazetesindeki “Halkın Kurtuluşçuları TİKP taraftarlarının saldırdı ve TİKP Ankara İl Başkanı yaralandı” yolundaki haberlerin asılsız olduğu öğrenildi.

Yurtsever devrimci gençlerin yürüttüğü “Erdal Eren’in idamını engelleme ve “NATO Bakanlar Konseyi’nin Toplantısını protesto etme” kampanyalarının Pilevne Mahallesi Muhtarı Müşgünaz Taylak, eski Halkın Yolu şeflerinden olan muhtarın TİKP’li oğlu tarafından engellenmeye çalışıldığı bildirildi. Bu günlerde başta Seyfi, Atilla, Savaş ve Uğur Taylak elde silah halka kurşun sıktı. Halka kurşun sıkan bu kişilerin yalan haber yaydığı ve TİKP İl Başkanını yaralayanın kendi arkadaşı Seyfi Taylak olduğu belirtildi. Evlerinin önünden geçen halka kurşun sıkan Seyfi Taylak Ankara İl Başkanı’nı da bu arada yaraladı.

Olaydan sonra TİKP’liler polise devrimcilerin adları yazılı olan isim listeleri verdi ve mahalleye polisi ve jandarmayı çağırdılar.

Bu arada aynı kişiler Dışkapı’da bir devrimciye saldırıp yaraladı. Plevne Mahallesi halkı “Muhtar Müşgünaz Taylak kendi ruhsatlı silahı ile Plevne halkına sıktığı kurşunları gizlemek için herkesi ihbar etmekte, boş yere emniyet görevlileriyle halkı karşı karşıya getirmektedir. Bizler aşağıda imzaları bulunan Plevne Mahallesi seçmenleri Müşgünaz Taylak’ın görevden alınmasını arz ederiz” diyen metne 290 imza atmıştır.

Yine Plevne Mahallesi halkının imzaları bulunan basın açıklamasında şunlar söyleniyor: “Altındağ Plevne Mahallesinde son günlerde gelişen olaylar basına yanlış aktarılmış olduğundan bu açıklamayı yapmayı gerekli görüyoruz. Mahalle muhtarı Müşgünaz Taylak ve TİKP’li oğulları elde silah halka kurşun sıktılar. Bizler TİKP’e boyun eğmedik. TİKP taraftarlarını kendi kardeşleri vurdular. Kullanılan silahlardan biri muhtarın ruhsatlı silahıdır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: