Bircan Yıldız

Bircan Yıldız

“Almanya’nın Essen kendinde öğretmen okulu arkadaşım Fadime Yaşar’ın evine gittiğimde Bircan Yıldız’ı hatırladım. Fadime ile Bircan bizim Tunceli öğretmen okulunun en küçükleriydi. Devrimci coşku ve heyecanımızın şaha kalktığı o yıllarda, onlar da bize katılmışlardı. Küçücük kısa boylu bir kızdı Bican. Onu çok severdim, o da beni. Henüz Halkın Kurtuluşu grubuyla hareket ettiği günlerde beni ölümden kıl payı kurtarmıştı. Halkın Kurtuluşu’nun adamları beni öldürmek istiyorlar, hatta beni öldürecek olan adam öğretmen okuluna gelmiş bekliyor, bana sıkılacak on dörtlü silahı da Bircan aracılığıyla okula getirmişler. Getirdiği silahla benim öldürüleceğimi anlayan Bircan; Tunceli öğretmen okulunun yanındaki tepenin üstünde bulunan, havuzun başında otururken, koşarak nefes nefese yanıma gelmiş, tedirginlik içindeki haliyle “Abi seni öldürecekler” demişti. Ve ben Bircan’nın bu haberi üzerine ölümden kurtulmuştum.

Fadime bana Bircan’ı sormadı, daha doğrusu soramadı. Saime Aşkın’la birlikte Lolan kampında ulu önderimizin emriyle kurşuna dizildiğini ikimizde biliyorduk. Ama nedenini ne ben, nede o söyleyebilirdi. Sormaması, sormamam bundandı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: