Dev-Yol’cu Ayhan Bitirim’in katili Dev-Yol’cular Çıktı.

Dev-Yol’cu Ayhan Bitirim’in katili Dev-Yol’cular Çıktı.

5 Eylül 1979 tarihinde Ankara’nın Aktepe semtine bağlı Çaldıran mahallesinde, Dev–Yol üyesi Ayhan Bitirim, Dev-Yol Sempatizanı Yusuf Dede’nin evinde, örgütün silahlarının bakımı yapılırken, bir başka örgüt üyesi Erol Erdem’le, tabancaların temizlenmesiyle çıkan tartışma esnasında silahın ateş alması sonucu öldü.

Dev–Yol mensubu Bitirim’in ölmesi üzerine telaşa kapılan Dev–Yolcular, Ayhan Bitirim’in “faşistlerle çıkan çatışmada öldürüldüğü” haberini etrafa yayarak, olayı Ülkücülerin üzerine yıkmaya çalışmışlardı. Olayın Ülkücüler tarafından gerçekleşmediği 12 Eylül sonrası yakalanan Dev–Yol mensubu militanların ifadelerinden ve yakalattıkları silahlar üzerinde yapılan balistik raporlardan anlaşılmıştır.

T.C. Ankara, Çankırı, Kastamonu İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın hazırladığı THKP/C Devrimci Yol İddianamesi’nin birinci cildinin 126. sayfasında, Ayhan Bitirim’in öldürülme olayı aynen şöyle anlatılıyor:

Aktepe Çaldıran mahallesinde Devrimci Yol örgütü üyesi olarak faaliyette bulunan sanıklar Hasan Ali Kaya, Ayhan Bitirim, Osman Başol, Kadir Akcan ve Erol Erdim’in 5.9.1979 günü Hasan Ali Kaya’nın evinin önünde toplu olarak bulundukları sırada, Aktepe Yeşiltepe mahallesi sorumlusu kod adı İbrahim olan şahsın, kod adı Ali olduğunu söylediği şahsı yanlarına getirerek bölgenin yeni sorumlusu olarak kendilerine tanıttığı, kod Ali’nin bölgenin genel durumu hakkında bilgi alırken silahların durumunu da sorduğu, Ayhan Bitirim’in üzerinde bulunan birisi 14’lü ve diğeri de Fransız onlusu tabir edilen silahları çıkararak kendisine gösterdiği, kod Ali’nin silahları kirli görerek temizlenmesi için talimat verdiği, bunun üzerine Hasan Ali Kaya’nın Ayhan Bitirim’e diğer sanık Yusuf Dede’nin evini göstererek tabancaları burada temizleyebileceğini ve kendisinin ismini verdiği taktirde Yusuf Dede’nin onu eve alacağını söylediği, kendilerinin de Hasan Ali Kaya’nın evinde seminer yapmak üzere toplandıkları, biraz sonra da Hasan Ali Kaya’nın Erol Erdem’i Ayhan Bitirim’e yardımcı olması için Yusuf Dede’nin evine gönderdiği, Erol Erdem söz konusu eve gittiğinde, Yusuf Dede’nin Ayhan Bitirim’in bulunduğu odayı ona gösterdiği, odaya girdiğinde Ayhan Bitirim’in Fransız onlusu tabir edilen tabancayı temizlemek üzere olduğu, Erol Erdem’in kendisi temizlemek için tabancayı aldığı ve kurcalarken Ayhan Bitirim’in (sen bu işi beceremeyeceksin) diyerek silahı onun elinden almak üzere uzandığı sırada tabancanın her ikisi arasında ateş aldığı, bu ateş sonucu Ayhan Bitirim’in kalbinin alt tarafından yaralandığı, gömleğini açarak yarasını gösterdiği, Yusuf Dede ile birlikte Erol Erdem’in yaralıyı çıkış kapısına kadar götürdükleri ve Erol Erdem’in giderek durumu Hasan Ali Kaya’ya bildirmesi üzerine, Hasan Ali Kaya, kod Ali ve Osman Başol’un yaralıyı SSK Hastanesine götürdükleri, ancak Ayhan Bitirim’in bu hastanede öldüğü;

Sanıkların mahallede Ayhan Bitirim’in faşistler tarafından çatışma sırasında öldürüldüğü haberini yaydıkları ve Erol Erdem’in bu olaydan sonra Aydın’da polis olarak görev yapan amcası Ali Rıza Erdem’in yanına giderek sığındığı;

Erol Erdem’in sonradan alınan 31. 8. 1981 günlü ifadesinde, olaydan sonra tabancaları genel sorumluları bulunan kod Bayram’a verdiğini söylediği, 28. 9. 1981 günlü ifadesinde ise, 7. 65 mm. çapında Map marka silahı Hasan Meral’e, 14’lü silahı da sanıkları evinde barındıran şoför İbrahim Türksoy’a verdiğini söylediği, diğer sanıkların ifadeleriyle de belirlendiği:

6. 9. 1979 günlü otopsi tutanağından, kurşun yarasının kalbin alt tarafından bulunduğu anlaşılmış olup, bu hususun sanık Erol Erdem’in yaranın yerini tarifi ile ilgili beyanını doğruladığı;

Erol Erdem’in amcası Ali Rıza Erdem hakkında da T.C.K.’nun 296 ncı maddesine aykırı davranıştan dolayı Aydın’da dava açılmış olduğu.

 

 

Dev-Yol’cu Ufuk Yetiş’in Katili yine Dev-Yol’cular çıktı.

13 Ağustos 1980 günü Ankara, Kayabaşı Mahallesi, Alpullu sokağında, Dev–Yol Hamamönü Kayabaşı sorumlusu Volkan kod adlı Ufuk Yetiş, yanında bulunan Dev–Yol üyesi arkadaşı Abdullah Can’ın, Ülkücü grubun üzerine silahla ateş açarken, kurşunun hedef sapması sonucunda ölmüştü.

Ufuk Yetiş’in öldürülmesinden sonra, Dev-Yol taraftarları olayı Ülkücülerin üzerine yıkmaya çalıştı. Başta, Kayabaşı Mahallesi olmak üzere, birçok bölgede terör estirdiler. Ülkücü olarak bilinen birçok kişinin ev ve işyerlerini kurşunladılar. Devrimci Yol örgütünün günlük olarak yayınlanan gazetesi “Demokrat”da da Yetiş’in öldürülmesi, Ülkücülerin üzerine yıkıldı. “Demokrat” gazetesinin 15 Ağustos 1980 tarihli sayısının 5 sayfasında bakın olay nasıl çarpıtılarak anlatılıyor:

Ankara’nın Demirfırka Kayabaşı Mahallesinde devrimci Ufuk Yetiş, faşistlerin açtığı ateş sonucu öldürüldü. Alpullu sokakta faşistlerce öldürülen Ufuk Yetiş’in Dev–Yol yanlısı olduğu öğrenildi.

17 Ağustos tarihli “Demokrat” gazetesinde yer alan Ufuk Yetiş’in fotoğrafıyla beraber verilen bir ölüm ilanında da, yine aynı gerçek dışı ifadeler yer alıyordu. “Ailesi ve devrimci arkadaşları” imzalı ilanda, “Faşistlerce katledildiği. Anısı faşizme karşı mücadelede ve halkımızın kalbinde yaşıyor” ibaresi yer alıyordu.

Ufuk Yetiş’in öldürülmesiyle ilgili davada, cinayetle ilgisi ve ilişkisi olmayan birçok Ülkücü Hareket mensubu yargılandı. 12 Eylül darbesi sonrası Dev–Yol’a yönelik operasyonlar ve bu operasyonlar neticesinde yakalanan silahların balistik incelemeleri yapılmamış ve sanıklar da yargılanmamış ve suçlarını itiraf etmemiş olsalardı; Ülkücüler, ilgileri ve ilişkileri olmadığı halde bu cinayetten dolayı, daha uzun yıllar cezaevlerinde yatacaklardı.

Devrimci Yol örgütüne yapılan operasyonlar sonucunda, yakalanan militanların ifadeleri ve üzerlerinden çıkan silahların balistik raporlarıyla aydınlanan Ufuk Yetiş’in öldürülmesi olayı, yine Ayhan Bitirim’in olayında olduğu gibi T. C. Ankara, Çankırı, Kastamonu İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın hazırlamış olduğu THKP/C Devrimci Yol İddianamesi’nin birinci cildinin 169. sayfasında aynen şöyle yer alıyor:

13. 8. 1980 günü öğle sonrası Kayabaşı Mahallesi Alpullu sokağında, aralarında ölümle biten kavgaya iştirakten dolayı Ankara Sıkıyönetim 2 Nolu Askeri Mahkemesinde 1980/ 1225 esas numarasıyla görülmekte olan davanın sanıkları Uğur Kurtdemir ve Erdal Seçkin’in bulunduğu, sağ görüşlü grupla, maktul Ufuk Yetiş’in yanında sanık Abdullah Can da olduğu halde karşılaştıkları, Abdullah Can’ın üzerinde bulunan C28618 numaralı tabanca ile karşıt görüşteki gruba ateş etmek istediği, ancak hedefte sapma sonucu yanındaki arkadaşı Ufuk Yetiş’i vurduğu, Ufuk Yetiş’in almış olduğu bu yara sonucu kaldırıldığı hastanede öldüğü;

Bu silahın 3. 9. 1980 tarihinde örgüt üyesi Müslüm Varlık’ın Sığınaklar Mahallesi Seymenler ilkokulu arkasındaki 75/B sayılı evinde yapılan aramada ele geçtiği, maktulün cesedinden çıkartılan mermi çekirdeği ile söz konusu tabanca arasındaki karşılaştırma sonucu düzenlenen 21. 11. 1980 gün ve 1981/1044 Uz. lık sayılı ekspertiz raporuna göre mermi çekirdeğinin bu silahtan atıldığının belirlendiği (klasör E13, dizi G7);

Sanık Ali İhsan Ataç’ın klasör E/13’teki beyanı, ölü muayene ve otopsi tutanağı, ekspertiz raporu gibi delillerle sanık Abdullah Can’ın görüş ayrılığı nedeniyle öldürmeyi kastettiği kişiden başka birini hedefte hata sonucu öldürme suretiyle mesnet suçu işlediği anlaşılmıştır.

Dev–Yol üyesi arkadaşı Ufuk Yetiş’i hedef sapması sonucu öldüren sanık Abdullah Can’la ilgili olarak, yine aynı iddianamesinin ikinci cildinin 693. sayfasında 117. sanık olarak yargılandığı 574 sanıklı Devrimci Yol davasında, şu iddialar yer alıyordu:

Sanığın 1978–79 döneminde Erkek Sanat Yüksek Öğretmen Okulunda öğrenci iken Devrimci Yol görüşlerine sempati duyduğu, daha sonra At Pazarı meydanında bulunan Karaşar Kıraathanesinde garson olarak çalıştığı sıralarda kod adı Hüsnü olan Müslüm Varlık ile tanıştığı ve birlikte Seymenler Cad. No. 75/5’deki evi kiralayarak bu şahısla kalmaya başladığı, daha sonra aynı eve Ali İhsan Ataç’ın taşındığı, Ali İhsan Ataç’ın bu bölgede Devrimci Yol örgütünün sorumlusu olarak görev yaptığı, bu şahıs tarafından bölgeye getirilen Cavit kod adlı şahısla daha sonra öldürülen Volkan kod adlı Ufuk Yetiş’le yarıştığı, keza örgütün Hamamönü bölgesi sorumlularından Erdal Erdem’in de bu eve gelerek bu yöredeki Devrimci Yol faaliyetleri hususunda malumat aldığı, talimat verdiği,

Sanığın bu bölgede Ali İhsan Ataç’a balı olarak çalışmaya başladıktan sonra birlikte kaldığı Müslüm Varlık, Ali İhsan Ataç ve örgütten tanıdığı Cavit, Ufuk Yetiş ile birlikte bu bölgede Devrimci Yol’un propagandasını yapmak amacıyla muhtelif zamanlarda yazılama eylemleri, ayrıca silahlı nöbet tutma eylemleri yaptığı, bu nöbet sırasında Müslüm Varlık’la ilgili bölümde anlatılan ve kalmakta olduğu evde yakalanan silahlardan Çek Vzor marka silahı üzerinde bulundurduğu,

Sanığın olaylar bölümünde 41 nci sıra numarada anlatılan 13. 8. 1980 tarihinde Kayabaşı Mahallesi Alpullu sokakta karşıt görüşlü kişilerle aralarında çıkan silahlı çatışma sırasında suç arkadaşı Ufuk Yetiş’i vurarak öldürdüğü,

Sanığın klasör E/13’teki anlatımı, aynı klasördeki Ali İhsan Ataç, Müslüm Varlık’ın beyanları, olaylar bölümünde anlatılan delillerle anlaşılmıştır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: