Doktor Bahaddin Şakir Bey

Doktor Bahaddin Şakir Bey

 

Bize bugünkü büyük tefrikamızı yazmağa sebep olacak kadar birçok vesikalar bırakarak bir Ermeni kurşunile Berlin’de şehit edilen Doktor Bahattin Şakir Bey, İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun, malumatlı bir doktordu. Daha genç yaşında iken Askeri Tıbbiye Mektebine iki mühim ders için muallim muavini olmuştu. O esnada Veliaht Yusuf İzzettin Efendi, hususi bir tabip aradığından Doktor Bahattin Şakir Bey’e kendisine doktor olmasını teklif etmiş ve Doktorda, Abdülhamid devrinde böyle bir vazifenin pek tehlikeli bir şey olacağını bildiği halde bu teklifi kabul etmişti. Çünkü müstakbel Padişahı Meşrutiyet’e hazırlamak istiyordu.

Fakat Doktor Bahattin Şakir Bey Yusuf İzzettin Efendi’nin hususi tabipliğinde uzun müddet kalamamış, 1903 senesinde tevkif edilerek Erzincan’a nefiyedilmişti. Doktor Bahattin Şakir Bey; menfaada bir müddet kaldıktan sonra oradan firar etmiş ve nihayet o da Paris’teki arkadaşlarına iltihak eylemişti. Doktor Baha Bey, Paris’te Terakki ve İttihat Cemiyeti’nin muhabere memurluğu vazifesini deruhte etmişti. Cemiyet namına yapılan muhaberatı hemen daima kendisi imzalardı.

Meşrutiyet’in ilanından sonra Doktor Bahattin Şakir Bey de diğer arkadaşlarile beraber Selaniğ’e giderek orada Osmanlı Hürriyet Cemiyeti’ne iltihak etmiş ve yeniden doğan İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından İstanbul’a gönderile Heyet-i mebuseye dahil olarak İstanbul’a gelmişti.

Tefrikamızın esasını teşkil eden vesikaların neşrine başlamadan evvel karilerimize takdim edilmeleri lazım gelen zevat şimdilik yukarıda saydığımız kimselerden ibarettir.

Bundan sonra Abdülhamid’in Paris’teki İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni dağıtmak için yaptığı teşebbüsleri ve bu teşebbüsler neticesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin nasıl dağıldığını ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne inkılap ettiğini sırasile anlatmağa başlayacağız.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: