Doktor Nazım Bey Cemiyet İçin İzmir ve Havalisinde Yardım Topluyor

Doktor Nazım Bey Cemiyet İçin İzmir ve Havalisinde Yardım Topluyor

 

Doktor Nazım Bey, o esnada cemiyete iane toplamak maksadıyla İzmir ve Aydın havalisinde dolaşıyordu. Mektuplarında cemiyeti alâkadar eden iane vesair meseleler hakkında diyordu ki:

“İane toplamak maksadıyla Aydın’a geldim. Dinledim ve anladım ki iane yekûnunu artırmak için bir iki çare vardır. Bunlardan biri istibdal olunacak askerlerin hükümette olan alacaklarını tediye ettirmektir. Bu suretle cemiyetimize hasıl olacak temettü yalnız Aydın Sancağı için beş bin lira tahmin ediliyor. Bütün vilayette iane yekûnu belki yirmi bin lirayı tecavüz edecektir.

İkincisi, burada mutasarrıf vekâletinde bulunan Mirliva Arif Paşa’nın hiç olmazsa daha iki ay kadar mutasarrıf vekâletinde bulunmasını temindir. Bundan cemiyetimiz birkaç suretle müstefit olacaktır. Bir kere bu zat muktedirdir. Sonra vekâlet maaşını cemiyetimize terketmiştir. Üçüncüsü de iane meselesinin cemiyetimiz menafiine hâl ve tesviyesine fevkalâde çalışmaktadır.

Bahacığım, Talatçığım, geliniz biraz da beni dinleyiniz. Herşeyin ruhu paradır. Çok para lazımdır. Gürültü çıkarmak isteyecek menfaatperestleri susturmak para ile olacaktır. Milletin muhtaç olduğu maarifi, sükûneti, asayişi daha bilmem neyi temin edecek hep paradır. İane meselesi her gece rüyama giriyor. Çalışalım, ianenin yekûnunu bir milyon liraya çıkaralım, daha ziyade toplayalım. Cemiyetin bundan sonraki en büyük kuvveti, sandığındaki para olacaktır.

İzmir iane dercine fevkalâde hizmet eden eşraftan bir iki zat, vali muavinliği memuriyetine kendilerinin sevdiği Fuat Bey’i tayin ettirmek için cemiyetin muavenetini talep ediyorlar, hem de pek musırran talep ediyorlar. Fakat bu Fuat Bey, o kadar muktedir değildir. Bahusus pek genç olmak hasebiyle dedikodu mucip olacaktır. Bu tahkikatıma göre muhakkaktır. Fuat Bey, Kâmil Paşa’nın akrabasındandır. Burada uzun zamandan beri Umur-u Ecnebiye Müdüriyeti’nde bulundu. Elân da o memuriyettedir. Bu zatın böyle mühim bir vazifeye tayini Sadrazam Kâmil Paşa’nın da menfaatine muvafık değildir. Zira akrabasından bulunmak hasebiyle gazeteciler Kâmil Paşa’ya tecavüzkâr bir lisan kullanacaklardır.

Buradaki eşrafın hatırını kırmamak için biz size Fuat Bey’in Vali Muavinliği’ne tayini için bir iltimasname göndereceğiz.Siz bunu aldıktan sonra icap ederse Fuat Bey’in kendisini görür, gazetelere Kâmil Paşa aleyhinde söz söylemeğe meydan vermemek için bizim tavsiyanamemizi nazar-ı dikkate almamak mecburiyetinde kaldığınızı söyler ve bize de bu mealde bir cevap yazmağa himmet edersiniz. Bu ricalarımı kabul et, buralarını başka türlü idare etmek güçtür, kardeşim.”

Doktor Nazım Bey, Bahaddin Şakir Bey’e atlatma usulünün nasıl tatbik olunabileceğini yukarıdaki nümunesiyle anlattıktan sonra Talât Bey’e hitap ederek diyor ki:

“İzmir Postahanesi Müdürü liyakatsiz bir adam imiş. Melhamelere ve Telgraf Nezareti Sabık Mektupçusu Hafiye Bekir’e mensubiyeti hasebiyle Türkçe güzel söylemeye ve yazmaya muktedir değilken, buraya tayin edilmiş. Halbuki postahanede evrak-ı mevrude Başmemuru Hasan Efendi, İzmir merkezinin ruhu mesabesindedir. Bu zat, menfiyen, on seneye yakın bir zamandan beri İzmir Postahanesi’nde bulunuyor. Müdüriyete bu zatı geçirmek sizce mümkün ise aman Talatçığım (nasıl kavuk sallıyorum görüyorsun ya) bu himmeti bizden esirgeme. Buradaki zatı da Suriye tarafına bir yere gönderin, o da memnun kalır. Zira Araptır”.

Yorum Yap »

You must be logged in to post a comment.

error: Content is protected !!