Hacı Bektaş-ı Veli Tarihi

Târihi hayatı

Hacı Bektaş-ı Veli’nin eldeki kaynaklardan; Anadolu’ya, Horasan’dan geldiği, Mevlâna’yla çağdaş olduğu, Hac’ca gittiği, Anadolu’da bir tarîkat kurduğu, Ahi Evren’le görüştüğü, kurduğu tarîkatın Âhiliğe benzer yönlerinin bulunduğu ve Baba İlyas’ı ziyaret ettiği anlaşılmaktadır.
Kaynakların karşılaştırılması sonucunda, Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatıyla ilgili hususlar netleşmektedir. Buna göre Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatındaki belirsizlikler de yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır.

Yaşadığı dönem

Kaynaklar itibariyle Hacı Bektaş-ı Veli’nin yaşadığı asır, genel olarak gayet iyi bilinmektedir. Ancak bu genel bilgiye karşılık kaynaklar, özelde Hacı Bektaş-ı Veli’nin doğum ve ölüm tarihleri hususunda çelişkili bilgiler içermektedir. Hacı Bektaş-ı Veli’den bahseden ilk elden kaynaklar parmakla sayılacak kadar azdır. Hacı Bektaş Veli’den bahseden en eski kaynak, Eflaki Dede’nin Menakibü’l Ârifin'(59) idir. Eflaki, Hacı Bektaş’ı Baba İshak’ın halifesi olarak gösterir. Hacı Bektaş’dan bahseden diğer bir eski kaynak da, Aşıkpaşazâde Tarihi’dir. (60) Eserde Hacı Bektaş-ı Veli’nin doğum ve ölüm tarihleriyle ilgili kesin bir bilgiye rastlanılmasa da yaptığı yolculukların anlatılması kayda değer bir bilgidir.
Taşköprülüzâde Ahmed, O’nu I. Murad devri alimleri arasında zikreder. (61) Meşhur tezkire yazarı Gelibolulu Ali Bey de, O’nun Orhan Bey zamanında yaşadığını söyler (62) I. Murat, 1362-1389 tarihleri arasında hüküm sürmüş, Orhan Bey ise 1326-1362 yılları arasında hüküm sürmüştür. Bu iki tarihin toplamı bir insan ömrü kadardır. Diğer bilgiler bu tarihleri geçersiz kılmaktadır. (63)
Vilâyetnâme’de adı geçen Mevlana, Seyyid Mahmud Hayrâni, Nureddin b. Cebe, Hacım Sultan, Âhi Evren gibi şahısların XIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış oldukları bilinen bir gerçektir. Bu durum göz önünde tutulursa, Hacı Bektaş-ı Veli’nin de bu zaman dilimi içerisinde yaşadığı söylenebilir.
Hacı Bektaş Veli Nişabur’da 1208 civarında doğmuştur. Yaşı, kemâle erdikten sonra Anadolu’ya gelmiştir. Bu geliş, muhtemelen Moğal istilası sebebiyle olmuştur.

Tahsili

Hacı Bektaş-ı Veli, ilk tahsilini Nişabur’da yaparak Arapça ve Farsça’yı kitap yazacak derecede öğrenmişdir. Mânevi terbiyesini de aynı yerde tamamlamıştır. Vilayetnameler feyz kaynağının Ahmet Yesevî olduğunu söylerler. (64) Bu hususta daha değişik rivayetlere rastlamak mümkündür. Nitekim Bektaşîlik’le ilgili araştırmaların genelinin kabul ettiği, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Ahmet Yesevî’den feyz aldığı şeklindedir. Ancak tartışmalı olanı feyzin nasıl olduğudur. Bütün tarihi kaynaklar Ahmed Yesevî’nin ll66’da vefat ettiği hususunda hem fikirdir. (65) Hacı Bektaş’la Ahmed Yesevî’nin ölüm tarihi arasında yüz yıllık bir zaman dilimi vardır. (66) Dolayısıyla Ahmed Yesevî’nin Hacı Bektaş’ın ilk hocası olmadığı kesindir. Bektaşî Vilayetnâmeleri Hacı Bektaş’la Ahmed Yesevî arasına Lokman Perende’yi yerleştirirler. (67) Ancak bir çok Bektaşî vilayetnamelerinde Lokman Perende’den gerektiği kadar söz edilmediğini görüyoruz. Tıbyanü’l-Vesai’l el- Hakakik’de Harirîzâde verdiği bir Bektaşî silsilenamesinde, Lokman Perende’den bahseder. O da bunu bir Halveti Şeyhine dayandırır. (68)
Kaynaklarda Lokman Perende hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz. Bu husustaki bilgiler Merhum Fuat Köprülü’nün verdiği bilgilerden ileri gitmiyor. Alanın en önemli araştırmacılarından Gölpınarlı da Köprülü’nün verdiği bilgileri tekrarlıyor. Lokman Perende’nin Lokman-es-Serahsi diye maruf kişi olabileceği üzerinde duruluyor. (69)
Lokman es-Serahsi’nin yaşadığı coğrafya göz önüne alındığı zaman bu kişinin Lokman Perende olabileceği ihtimali kesinlik kazanıyor. (70) Arada kim olursa olsun Hacı Bektaş-ı Veli’nin Ahmet Yesevi’den feyz aldığı kesindir. Ancak bu ya Lokman Serahsi yoluyla ya da üveysi (71) (dolaylı) olarak gerçekleşmiştir.

Anadolu’ya gelişi

Irene Beldiceanu’nun XV. ve XVI yüzyıla ait Karaman Eyaleti tahrir defterleri üzerinde yaptığı bir araştırma, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Vilayetname’de kaydedildiği gibi Sulucakarahoyük’e tek başına gelmediğini bilakis cemaat halinde kendisine bağlı Bektaşlu isimli bir oymakla geldiğini ortaya koyuyor. (72)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: