Hakkı Şenli Örgütü tarafından İnfaz edildi

TKP(ML) ikiye bölününce örgütün Zürich sorumlusu Hakkı Şenli’nin örgüt tarafından infazı edildiği ortaya çıktı.

TKP/ML’ye mensup konferans ve DABK kanadının 1992 yılında tekrar birleşmesiyle örgütün Zürich sorumlusu olan Hakkı Şenli 1993 yılının ortalarında örgüt mensupları tarafından evinde başına tek kurşun sıkılarak öldürüldü. TKP/ML’nin yurtdışı bürosu yayınladığı bildiride Şenli’nin öldürülmesinden “CIA ve MİT”i sorumlu tuttu. Yoldaşlarının kontrgerillanın tetikçileri tarafından öldürüldüğünü ileri sürdüler. Ama Şenli’yi örgütün suçladığı istihbarat kesimleri değil, kendi yol arkadaşlarının öldürdüğü cinayetten bir yıl sonra TKP/ML’nin konferans kanadı tarafından çıkartılan Partizan Dergisi’nin Temmuz 1994 tarihli 19. sayısında ortaya çıkacaktı. TKP/ML’nin 18 Nisan 1994’de tekrar ikiye bölünmesinden sonra her iki kanat da birbirlerinin açıklarını, sırlarını ve bilinmeyen bir çok örgütsel faaliyetlerini açığa çıkarttılar. Eğer bölünme olmasaydı, ne eroin ticareti, ne yasa dışı yollardan kazanılan paralar, ne uluslararası istihbarat servislerinin bu örgütlere verdikleri destek, ne de örgüt içi infazlar kolay kaloy açığa çıkmayacaktı. Hakkı Şenli’nin öldürülmesiyle ilgili Konferans kanadının çıkartmış olduğu Partizan Dergisi’nde şunlar söyleniyordu:

Yine S ve “büyük komünist”leri H’nin talimatıyla evinde başına tek kurşun sıkılarak öldürülen eski DABK Zürich sorumlusu Hakkı Şenli yoldaşın katledilmesini, olayı bilen 15 kişi olmasına rağmen niye susturulduğu, katilini niye koruduklarını ve neyi gizlemek için, ne amaçla yaptıklarını açıklasınlar. Tasfiyeci babaları bunları çok iyi bilirler. Hem yoldaşı katledip hem “CIA ve MİT katletti” deyip partiye yalan söylemenin amacı neydi? Niye açıklamıyorlar? Niye özellikle Partiye ve tabana hesap vermiyorlar. Hani elebaşı yalan söylemiyordu. Hani P. suçu işleyen P.liler, suçlarını P.den gizlemezler. Şayet suç bir p. üyesi tarafından açıklanmak isteniyorsa, açıklanmasına ambargo koyanlar tüzük karşısında suçlu duruma düşerlerdi. Hani ben yalan konuşmam diyor. Açıktır ki parti ve kitleleri yanıltmak, yüzünü gizlemek ve başkalarına dürüst gözüküp, söylediklerine inandırmak için ben yalan konuşmam diyerek doğrucu Davut pozlarına yatıyorlar. Peki bilmiyorlar mı ki içte konuşulacak bu soruları kendilerini kamuoyuna açınca, politik hasımları da kendilerinin samimi olmadığını, bu yönlerini kamuoyuna açıklamak zorunda kalırlar? Bilir ve düşünürler! Ama o zamana kadar aldatacağımız çevreleri aldatırız hesabını kurmuşlardır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: