İlyas Aydın Filistinde Öldürüldü

Aydınlık’a konuşan bir THKP-Cli İlyas Aydın Filistin’de ajanlığı kabul etmeyince Töre ve arkadaşlarınca öldürüldü.

2 Mayıs – 2 Haziran 1980 tarihleri arasında Doğu Perinçek’in liderliğindeki TİKP’in yayın organı Aydınlık Gazetesinde “Bütün Yönleriyle 12 Mart Yaşayanlar Anlatıyor” başlığıyla 31 gün süren bir yazı dizisi yayınlandı. Özellikle THKP-C üzerine yazılar ve röportajlar yer aldı. THKP-C’nin kuruluşundan Kızıldere’ye kadar olan süreç inceleniyordu. Bu yazı dizisinde İlyas Aydın konusu da ayrıntılı bir şekilde yer almıştı. Dizinin 29. Bölümünde gazetenin manşetinde “İlyas Aydın ajan mıydı?” sorusu yer alıyordu. Aydınlık’a göre İlyas Aydın’ı Filistin’de Teslim Töre ve bazı kişiler sorguya çekti. Ajanlığı kabul etmeyince işkenceler yapıldı. Ağır işkenceler altında İlyas Aydın bir süre sonra ajanlığı kabul etti. Sesi banda alındı. İşkenceye devam edildi. Sonunda İlyas Aydın işkence arasında öldü. sonra cesedini kurşuna dizdiler. Aydınlık’a konuşan eski bir THKP-C sorumlusu da şunları anlatıyordu:

Bilindiği gibi bu konu 1975 yılında bir gazetede çıktı. İnsanın inanası gelmeyen bu iddia ne yazık ki doğrudur. Ben bunu sonradan öğrendim. İ. Aydın’ın ajan olduğunu itiraf ettiği bandın tapesi THKP-C’nin Fransa kanadının kalmakta olduğu evi basan Fransız polisinin eline geçmiş. Anlaşıldığı kadarıyla Fransız polisi tapeyi MİT’e iletiyor ve ordan da büyük bir gazeteye haber olarak yansıyor. Ben bu tapeyi Filistin’de okumuş bir kişi ile konuştum. Bu kişinin anlattıkları bana İ. Aydın’ın ajanlığını ispat edici nitelikte gelmedi. İ. Aydın’ın itiraf ettiği şeyler bildiğim kadarıyla gerçekle pek bağdaşmıyor. Ayrıca işkence altında söylenmiş şeylerin ciddi bir değeri olamaz. Bu faşist sorgulama yöntemi ile alınan ifadeler, orada ne söylemiş olursa olsun, bir kişi hakkında şüpheyi doğrulayan kanıt sayılamaz. Devrimcilik adına yapılmış bu utanç verici olayı duyduğumda, hapiste olmama rağmen bu olayı teşhir eden bir açıklama yapmayı düşündüm. THKOlulara teklif ettim, yanaşmadılar..

Bana İ. Aydın, kendisine ajan olduğunu kabul ettirmek için çok işkence yapıldığını şu ana kadar dayandığını, ama artık dayanamayacağını kabul edeceğini söyledi.

Aydınlıkçılara göre THKP-C’nin yapısı içine ajanların bir takım kışkırtıcıların girmesine müsaitti. Bu bakımdan da İlyas Aydın’ın ajan olması mümkündü. Ama İlyas Aydın’ın kışkırtıcı bir faaliyeti olmamıştı. Hatta saklanırken pasifistlikle suçlanmıştı. Belki de İlyas Aydın THKP-C önderliğinin örgütün çöküşünü kendilerine açıklayabilmek için yarattıkları hayali bir ajandı.

Cephecilerin anti siyonist cesur eylemiyle Elrom’un öldürülmesi İsrail hükümeti tarafından da büyük tepkiyle karşılanmıştı. İsrail gizli servisi Mossad Elrom’un kaçırılmasını mütaakiben MİT ile ilişkiye geçerek İstanbul’a gelmişler iki ülkenin istihbarat servisi ortaklaşa bir çalışma yürüterek, kurtarma operasyonuna girişmişlerdi. Fakat bu çalışma Elrom’un kurtarılmasına yetmedi. Bu olayın ardından Türk solu ve özellikle THKP-C üzerinde çalışmaya başlayan Mossad çok kısa bir süre içinde bu örgütlerin Lübnan ve Filisttin kamplarındaki eğitim notlarından, mali kaynaklarına kadar ellerindeki bütün bilgileri MİT’e vererek THKP-C’nin 30 Mart 1972’de Kızıldere’de çökertilmesinde büyük rol oynadı. Bu yardımı doğrulayan bir MİT yetkilisi “Sol, Elrom’u öldürerek hayatının hatasını yaptı. Bu hem fiziksel bir darbe yemelerine hem de dünya medyasını elinde tutan Yahudi cemaatinin sempatisini yitirmelerine yol açtı” değerlendirmesini yapıyordu.

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!