İstanbul’da Asker Arasında Huzursuzluk

İstanbul’da Asker Arasında Huzursuzluk ve Bahaddin Şakir Bey’in Birtakım Politik Gelişmeler Hakkındaki Görüşleri ve Bunlara Verilen Cevaplar

 

Doktor Nâzım Bey, İzmir havalisinde dolaşırken İstanbul’da Şurâ-yı Ümmet gazetesi neşrolunmağa başlamıştı. Selânik’ten İstanbul’a gelip yerleşen Doktor Bahaddin Şakir Bey, Selânik Merkez-i Umumiyesi’yle mütemadiyen muhabere ederek Selanik’in verdiği emirleri icraya çalışıyordu. Onun Selanik’e geldiği ve Selânik’ten aldığı telgrafların bazılarını, aşağıya dercediyoruz. Bahaddin Şakir Bey, evvelâ Taşkışla’da vukua gelen bir hadiseden bahsederek diyordu ki:

“Taşkışlada İkinci Fırka’ya mensup seksen asker arasında istipdal için müttefikan müsellâh bir kıyam vaki olmuştur. Bunlar üç günden beri kışlayı terkederek kışla meydanında silah çatmak suretiyle istipdallarının icrasını talep etmekte ve verilen nasihatleri asla dinlememekte idiler. Bu cürmün tecziyesi avcı taburunun vüruduna talik edilmişti. Tabur gelir gelmez onlara karşı şiddetle hareket edileceğine dair Harbiye Nazırı’ndan vaad alınmıştı.

Dün akşam Avcı Taburu geldi ve Taşkışla’ya yerleştirildi. Asker bu sabah talim için meydanda toplanmıştı. Âsiler önlerinden geçen Avcı Taburu’nu tahkir ve üzerlerine ateş etmeğe cüret ettiklerinden derhal mukabele olundu. Üçü öldürüldü, üçü yaralandı ve diğerleri yakalanarak hapse tıkıldı. Büyük bir mesele çıkarmak istidadını haiz olan vaka bu vechile kolaylıkla ve muvafakıyetle neticelendirildi.

Ben Beşiktaş’ta idim, silâh sesini işitince derhal Taşkışla’ya gittim. Ayni zamanda Erkân-ı Harbiye Reisi Halil Paşa dahi gelmişti. Asker cem’edildi. Evvelâ Halil Paşa tarafından, sonra tarafımdan vazifelerini hüsn-ü ifa eden askerlere ve zabitlere teşekkür edildi. O hale cüret edenlerin nefyolunacakları söylendi. Bu sözler askerler üzerinde mühim tesir bıraktı.

Mevkuf askerler oradan nakledildi. Avcı Taburu’nun Binbaşısı olan Heyet-i Mebuse’den Remzi Bey’le sair zabitlerin gösterdikleri gayret ve himmet şayan-ı takdirdir.

Bu vaka gerek Efkâr-ı Umumiye üzerinde, gerekse mütereddit bulunan İkinci Fırka üzerinde büyük bir tesir bırakmıştır. Asilere karşı silah kullanan Avcı Taburlarının, ahalinin kıyamı halinde de ne kadar şiddetli hareket edeceklerine güzel bir numune olmuştur. Müşevvikler şiddetle tahkik edilecektir.”

Doktor Bahaddin Şakir Bey, Avcı Taburları hakkında verdiği bir hükmünde yanıldığını 31 Mart Hadiseleri’ne o taburların da iştirak ettiğini görünce anlamış olacağına şüphe yoktur. Doktor ertesi günü Sadrazam Kâmil Paşa ile bu meseleyi konuşmuş ondan sonra Selânik’e aşağıdaki telgrafı çekmişti:

“Dünkü icraatın İkinci Fırka üzerinde tesiri mühimdir. Sadrazam, pek memnundur. Şimdiye kadar Avcı Taburlarını getirmediğine nadimdir.

Bulgar Maarif Nazırı murahhas olarak İstanbul’a geliyor. Müzakerelerde benim de hazır bulunmaklığım hususundaki ısrarıma rağmen bir muvafakat cevabı alamadım. Bugün Enver tarafından gönderildiği söylenen beş Bulgar çocuğu geldi. Bunlar hakkında ne yapılacak?

Şimdi Boşnaklar bir cem-i gafir olarak Devlet-i Aliye’nin Bosna ve Hersek üzerindeki haklarının asla terkedilmemesini istemek için Babıâli önünde bir nümayiş yaptıktan sonra Yıldız Sarayı’na gittiler.

Keçecizade İzzet Fuat Paşa, Rumeli Süvari Müfettişi oldu. Heyet-i Mebuse’den Remzi Bey tabur başındadır. Diğer arkadaşlar henüz işe alınmadılar. Herşeye yalnız ben koşuyorum. Sizim bu kadar suretle hareketiniz için esbab-ı mucibe göremiyorum.

Trablusgarp Valiliği’ne tayin edilen Abdullah Paşa bir iki güne kadar oraya hareket ediyor. Abdullah Paşa, Cemiyetimize mümaşaat ediyor. Bizim Paris Merkezi Kâtibi Kenan onun akrabasındandır. Şayet Kenan’ı Abdullah Paşa ile beraber gönderecek olursak cemiyetin emirlerini Paşa’ya icra ettirmeğe sarf-ı gayret eyleyeceğini taahhüt ediyor. Maiyetine bir sivil muavin de vermek mümkündür.

Maliye Nazırı, tarafından tanzim edilip Nesim Ruso Efendi vasıtasıyla takdim kılınan ıslahat projesi hakkında suratle mütaleanızı bildirmenizi bekliyoruz. Maliye Nazırı, mesaisinin makbul olup olmadığını soruyor.

Murat Bey’le rufekası teb’it edilecektir. Kalem gazetesi hakkında yapılan muamele Sadrazam’ın emriyledir. Hata derhal tashih edilmiş ve zaten gazetenin memleketin menafi-i siyasiyesine muhalif neşriyatı takibe şayan görülmüş olduğundan bu hususta Zaptiye Nazırı hakkında emir buyrulan teşebbüsattan sarfınazar edilmesinin mümkün olup olmadığını bildiriniz.

Müfettiş-i Umumi Hüseyin Hilmi Paşa’nın Dahiliye Nezareti’ne tayinini Sadrazam Kâmil Paşa kendisinden sormuştur. Fakat Hüseyin Hilmi Paşa, Manastır Merkezi ve Cemiyet bu tayinden memnun olmaz diye istiğna göstermiştir. Bu hususta fikriniz nedir? Hüseyin Hilmi Paşa’nın tayini münasip ise kendisini tatmin etmek muvafık olur. Hüseyin Hilmi Paşa’nın Abdülhamid’e fartı merbutiyetinden bahsettiğim zaman Sadrazam Yıldız’ın artık hiçbir iş görecek bir halde olmadığından bahisle beni temine çalıştı.

Erkân-ı Harbiye-i Bahriye Riyaseti’ne tayin edilen Hüsnü Paşa, tebdil ettirildi. Bahriye’de bir hadise oldu. Mesudiye Zırhlısı’nın Karadeniz’e çıkması emrolundu. Fakat bu emrin meşkûk olduğunu gören Bahriye zâbitleri bir bahane bularak o emri infazdan çekindiler. Verilen emrin bur suiniyetten ileri geldiği bugün anlaşıldı. Bu hâdise, bahriye zabitlerimizin cemiyetimize olan fart-ı merbutiyetlerini göstermesi itibarıyla bilhassa takdire şayandır.

Paris’teki Korkmazof buraya geldi. Orada mektep nezaretine veya başka bir memuriyet tayini mümkün olacak mı?

Heyet-i Mebuse’den benden gayrısının Droşaklarla müzakere etmesi ve yapılacak intihabat hakkında yazmış oldukları mektuba cevap verilmesi rica ediliyor.

Sadrazam, Bosna’ya adam gönderilerek orada propaganda yapılmasını teklif ediyor. Bu tekliflere ne dersiniz? Şerif Abdullah Paşa vefat etti. Yerine kimin tayini münasiptir? Şeyhülharem tayin olunan ve hareket etmek üzere bulunan Muhtar Bey hakkında vereceğiniz talimat var mıdır?

İstanbul’daki Heyet-i Mebuse namına doktor Bahaddin Bey tarafından çekilen bu telgrafnamelere Selanik Merkez-i Umumisi lazım gelen cevapları veriyor ve birçok meseleler hakkında verdiği kararları bildiriyordu. Diyordu ki:

Droşaklar hakkında Heyet-i Mebuse’ye cevap yazılmıştır. İntihabat hakkında oranın ahvaline göre herhalde İslâmlardan altı mebus temin etmek şartıyla çalışınız. Manastır ve Yanya’dan Rumlar mebus intihabında oyun oynadılar.

Bulgar çocuklarından beş, altı kişi askeri mekteplere girmek istiyor. Bunları İstanbul’da sınıf-ı mahsusa kaydettirmek üzere göndermek istiyoruz. Bunların kabulü fevkalade iyi tesir hasıl edecektir. Mekâtib-i Askeriye Nazırı’nı görerek emrini istihsal ediniz ve bize bildiriniz.

Oraya gelen beş Bulgar firarisi, oraya kendilerine bir iş bulmak üzere gitmek istediklerinden gönderildi. Birisi jandarmaya ve dördü yevmiye ile mızıkaya girmek istiyorlar. Bunlara karşı Enver Bey’in hiçbir taahhüdü yoktur. Maamafih kendilerine muavenette bulunulması lazımdır. Yeni Şerif ve Müfettiş-i Umumi Meselesi’ni Heyet-i Mebusiye’ye yazarız. Keza Zaptiye Nazırı’yla Muhtar Bey meselesi de müzakereye muhtaçtır. Bosna’ya gidecek olan iki kişi buraca hazırlandı. Bunların tahsisatını hükümet hazırlasın. Sizin İstanbul’da kalmanız muvafık görüldü. Korkmazof’un şimdilik orada kalması lâzım geliyor. Burada yer yoktur. İleride belki bulunursa buraya alırız.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: