Kandil Dağı’nda ‘Eve Dönüş’ infazı Engin Sincer

KADEK MK Üyesi Engin Sincer’in Ölümü Kaza mı? İnfaz mı?

Kandil Dağı’nda ‘Eve Dönüş’ infazı

engin-sincerPKK, 4-10 Nisan 2002 tarihleri arasında Kuzey Irak’ta yaptığı 8. Kongrede 24 yıllık ismini “KADEK” (Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi) olarak değiştirdi. KADEK ismiyle örgütsel faaliyetlerini devam ettirdi. KADEK’in yönetici kadroları içerisinde yer alan bir isim de Engin Sincer’di. KADEK’in Avrupa’daki önde gelen isimlerinden ve Genel Yönetim Kurulu üyesi ve Avrupa sorumlusu Engin Sincer örgütün Kandil Dağı’nda düzenlediği 15 Ağustos kutlamalarında öldü. Sincer’in Ölümü kaza mı, yoksa infaz mıydı? Hürriyet Gazetesinin 3 Eylül 2003 tarihli sayısında yer alan haberde PKK üst düzey yöneticilerinden Engin Sincer’in “eve dönüş yasasından yararlanmak isteyince Kandil Dağı’nda örgütü tarafından kurşuna dizildiği” yazıyordu. Haberde Sincer’in ölümüyle ilgili yapılan yorum şöyleydi:

PKK’nın Avrupa’daki en önemli ismi Engin Sincer 15 Ağustos’ta infaz edildi.

Örgütün hiçbir yayın organında Kandil Dağı’ndaki bu infazla ilgili haber yer almadı.

Teröristlerin Avrupa’da en tanınan isimlerinden biri olan Engin Sincer, ‘‘Eve Dönüş’’ Yasası’ndan yararlanmak isteyince, Kandil Dağı’nda kurşuna dizildi. Bu kanlı hesaplaşma, terör örgütünün tepesindeki bölünmeyi gösteren ilk olay oldu.

PKK’nın Avrupa’daki önde gelen isimlerinden Engin Sincer, Topluma Kazandırma Yasası’na sıcak baktığı için örgütle arasında çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle Kuzey Irak’ta öldürüldü. Kürdistan Ulusal Kongresi Yürütme Kurulu üyesi olan Sincer’in PKK tarafından 15 Ağustos tarihinde Kandil Dağı’nda kurşuna dizildiği öğrenildi. Sincer’in öldürülmesine TBMM tarafından kabul edilen Topluma Kazandırma Yasası’na sıcak bakmasının yol açtığı, bu yasaya başından beri kuvvetli bir şekilde muhalefet eden PKK üst yönetiminin bu nedenle kendisini öldürerek etkisiz hale getirme yoluna gittiği öğrenildi.

Kongre Üyesi

Kahramanmaraş Pazarcık doğumlu (1969) olan ve 1980 yılında ailesiyle Almanya’ya göç eden Sincer, ilk kez 1995 yılında Kürdistan Gençler Birliği Avrupa sorumlusu olarak Almanya’da faaliyet göstermişti. Kasım 1996 itibariyle ERNK Avrupa sorumluluğuna getirilen Sincer, ardından Eylül 2000 ayı itibariyle Almanya Kuzey Şerit sorumlusu olarak çalışmış, bir süre PKK’nın genel mali sorumluluğunu da üstlenmişti. Sincer, Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında yakalanmasından sonra fesih edilen Sürgünde Kürt Parlamentosu’nun yerine kurulan Kürdistan Ulusal Kongresi’nin 2001 yılında Belçika’da yapılan üçüncü genel kurulunda kongrenin başkanlık kuruluna seçilmiş ve ayrıca kongrenin sözcülüğünü de üstlenmişti.

Kuzey Irak’taydı

Sincer, 2002 şubat ayında bir süre için Kuzey Irak’a giderek örgüt üst yönetimi ile görüşmelerde bulunmuş, daha sonra mayıs 2002 sonunda Fransa’nın Marsilya kentinde yapılan Kürt Demokratik Halk Birliği Kongresi’ne katılmıştı. Aralık 2002’de Brüksel’de gerçekleştirilen Kürdistan Ulusal Kongresi dördüncü genel kuruluna PKK’yı temsilen katılan Sincer, bu toplantı sonunda kongrenin yürütme kurulu üyeliğine seçilmişti. Sincer, geçen haziran ayında İran üzerinden Kuzey Irak’a geçerek, faaliyetlerini bu bölgede sürdürmekteydi. Almanya’da sığınma hakkı bulunan Sincer, PKK’nın Avrupa’daki en etkili isimlerinden biri olarak tanınıyordu.

Saklıyorlar

Sincer’in öldürülmesinin PKK üst yönetiminin bazı kademelerinde sıkıntı yarattığı, bunun sonucu örgütün bugüne dek olayı tabanından saklamaya çalıştığı anlaşıldı. Sincer’in Kuzey Irak’ta öldürülmesi şu ana kadar PKK yayın organlarında hiçbir şekilde yer almadığı için örgütün tabanında da bilinmiyor. Uzun süre Avrupa’da PKK’nın eğiticiliğini yaptığı için örgütün Avrupa’da en çok tanınan isimlerinden biri olan Sincer’in ölümü, topluma Kazandırma Yasası’nın örgütün tepesinde yol açtığı bölünmeyi gösteren ilk olay oldu.

Hürriyet gazetesinde yer alan haber KADEK’in tepkisine sebep oldu. KADEK taraftarı özgür gündem gazetesinin 4 Eylül 2003 tarihli nüshasında Hürriyet Gazetesinde yer alan haberin yalan olduğu iddia ediliyordu. Özgür Gündem Gazetesine göre “KADEK yönetim kurulu üyesi Engin Sincer Kaza sonucu yaşamını yitirmişti.” Aynı günkü gazetede KADEK adına yapılan açıklamada da Erdal kod adlı Engin Sincer “15 Ağustos kutlamalarında havaya açılan atış sonucu, seken bin kurşunun isabet etmesi nedeniyle hayatını kaybetti” deniliyordu.

KADEK’in yayın organı Özgür Halk dergisinin 15 Eylül 2003 tarihli 142’inci sayısında Engin Sincer olayına geniş yer veriliyordu. Mahsum Şafak adlı KADEK taraftarı yazara göre Erdal kod adlı Engin Sincer bir kaza kurşunuyla ölmüştü. Sincer’in örgüt içerisindeki konumunu ve örgütsel mücadele içerisindeki faaliyetlerini de anlatan yazıda Erdal Sincer örgüt tarafından “devrim şehidi” ilan ediliyordu. KADEKlilere göre örgüt içi infaz yoktu. İçe dönük mücadele de söz konusu değildi. İşte Özgür Halk dergisinde Engin Sincer’le ilgili yazılan yazıdan bazı satırlar:

Erdal arkadaşın şahadeti şöyle gerçekleşiyor. 15 ağustos’un yıldönümü münasebetiyle tören düzenleniyor. Ateşkesin kalktığı ve savaşın kapıda olduğu bir dönemde askeri gösteri yanına da ağırlık vermek isteniyor. Başkan Apo’nun, “ateşkes biter, savaş başlayabilir” açıklaması vardı. Bununda etkisiyle, 15 Ağustos tarihini de temsil eden bir gösteri düzenleniyor. Eğitim mermilerinin kullanıldığı silahlı gösterilerde oluyor. Silahlara başlık takılmış. Mermi sıkıldığında yalnız ses çıkarıyor, her hangi bir zarar da vermiyor. Sabah epey gösteri yapılmış ve herhangi bir şey olmamış. Akşama da devam ediyor, o zaman da herhangi bir olumsuzluk olmamış. Bitişe doğru folklor gösterisi yapılıyor. Folklorda yer alanlar o anda gösterinin pratik sorumlusu olan arkadaşa, “Biz de mermi sıkmak istiyoruz” diyorlar. Sorumlu arkadaşlar daha önce “Bundan sonra mermi sıkılmasın” dedikleri için pratik sorumlusu arkadaş “olmaz” diyor. Ancak arkadaşlar ısrar edince, “Hadi birkaç tane sıkın” diyor. O zaman gösteride mermi sıkıyorlar. Bir bayanın şarjöründeki birinci mermi eğitim mermisi değilmiş. Gerçek mermi olunca başlığı paramparça ediyor. Tek mermi olmaktan çıkıp en az altı–yedi mermi oluyor. Her bir parçası bir tarafa gidiyor. Bir parça Büyük Güneyli Xelat ismindeki bayan arkadaşa isabet ediyor. Arkadaşlar hemen onunla uğraşıyorlar. Bayan arkadaş şehit düşüyor. Tüm yönetim kurulu üyeleri de önde oturuyorlar. O sırada Erdal arkadaş yanındaki arkadaşa “Ben ayağa kalkıyorum” diyor. Arkadaş bakıyor ki Erdal arkadaş da yaralanmış. Arkadaşlara “Erdal da vurulmuş” diyor. Erdal arkadaş giderek ağırlaşıyor. Yalnızca bir parça isabet ediyor. Göğsünden girip omuriliğine de saplanıyor, hemen felç ediyor. Arkadaşı hemen hastaneye kaldırıyorlar, hastaneye ulaşmadan şehit düşüyor. Olayın gelişimi böyle. Soruşturma yapılıyor. Olay bir kazadır. Ama sahici merminin silaha nasıl yerleştirildiği bilinmiyor. Mermi başlığı parçaladığında ve her parça bir mermi haline geldiğinden başka arkadaşlara da isabet edebilirdi.

“Erdal ve Mahir yoldaşların şahadeti hepimize çok ağır geldi. Gerçekten tüm yönetim, bütün arkadaşlar zorlandı, hala da kabul edemiyoruz. Nasıl oldu da aramızdan ayrıldı, uçtu gitti? Ama bu bir gerçek. Kazalar da oluyor. Görünmeyen kaza, istenmeyen kaza başımıza geldi. Herkes zorlanıyor. Biliyoruz Avrupa’daki halkımızda zorlanacak. Çok zorlanacak, belki de şok yaşayacak. Yani onlarda uzun süre belki onun hayalini unutamayacaklar. Hayali gözlerinin önünden hiç gitmeyecektir. Çünkü Erdal arkadaş her yere girip çıkmıştır. Bunu da mücadelede yoğunlaşarak unutmamamız gerekir. Tabi ailesi de zorlanacak; gerçekten zorlanacak. Öyle bir kişiyle yan yana yaşamak tabii ki zorlar.64

 

Hürriyet Gazetesi:“PKK/KADEK yöneticisi Engin Sincer’in kaza kurşunuyla değil, iki kurşunla vurularak öldürüldüğü otopsi raporuyla kesinleşti.

7 Eylül 2003 tarihli Hürriyet Gazetesinde PKK KADEK yöneticilerinden Engin Sincer’in otopsi Raporu açıklanıyordu. Gazetedeki habere göre PKK tarafından kaza kurşunuyla öldü denilen Engin Sincer örgüt arkadaşları tarafından öldürüldüğü otopsi raporuyla açığa çıktı deniliyordu. Haberin devamında Engin Sincer’in 15 Ağustos kutlamalarından daha önce öldürüldüğü belirtiliyordu. İşte Hürriyet Gazetesinde Engin Sincer’le ilgili yer alan haberin tam metni:

Eve Dönüş Yasası’nı savunduğu için Kandil Dağı’nda öldürülen KADEK Yönetim Kurulu Üyesi Engin Sincer’in otopsi raporu, PKK’nın ‘15 Ağustos kutlamalarında kaza kurşunuyla öldü’ açıklamasını yalanladı. Vücudunda iki ayrı mermi yarası bulunan Sincer’in 15 Ağustos’tan önce öldürüldüğü ortaya çıktı.

PKK/KADEK’in üst düzey yöneticilerinden Engin Sincer’in, Kandil Dağı’nda kaza kurşunuyla ölmediği, iki kurşunla vurularak öldürüldüğü kesinlik kazandı. Hürriyet’in ortaya çıkardığı olaydan sonra örgüt, ‘’15 Ağustos kutlamalarında kaza kurşunuyla şehit oldu’’ diye açıklama yapmıştı. Ancak bu açıklama, otopsi raporuyla yalanlandı.

KADEK Yönetim Kurulu ve Kürdistan Ulusal Kongresi Yürütme Kurulu üyesi Engin Sincer, Topluma Kazandırma Yasası’na taraftar olduğu gerekçesiyle, Kuzey Irak’taki örgüt kampında öldürülmüştü. Kandil Dağı’ndaki cinayetin 3 Eylül’de Hürriyet’te yayınlanması üzerine paniğe kapılan bölücü örgüt, ‘’Sincer, 15 Ağustos kutlamaları sırasında bir kaza kurşunu sonrası şehit oldu. Ailesine ve Kürt halkına başsağlığı dileriz’’ diye açıklama yapmıştı.

Kurşun Çıkarılmış

Engin Sincer’in kendisi gibi Almanya’da yaşayan ağabeyi Ali Sincer, 7 Eylül’de kardeşinin cenazesini Habur’dan geçirerek Türkiye’ye getirmişti. Engin Sincer’e, Silopi Cumhuriyet Savcılığı’nın verdiği belgeyle aynı gün Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde otopsi yapıldı. Otopside, cinayeti gizlemek için Sincer’in cesedine Kuzey Irak’ta da otopsi yapıldığı ve ‘sırt bölgesindeki kurşunun çıkarıldığı’ anlaşıldı. Otopsi raporunda, ‘ölümün bir ay kadar önce’ gerçekleştiği belirtilerek Engin Sincer’in 15 Ağustos kutlamaları öncesi öldürüldüğü vurgulandı.

Görevli DGM Savcısı, iki doktor, ağabeyi Ali Sincer, avukatları Reyhan Yalçındağ ve Mesut Beştaş, zabıt katibi ve bir hizmetlinin hazır bulunduğu otopside, Engin Sincer’in kaza kurşunuyla değil, ‘göğüs ve sağ kol üst tarafı olmak üzere iki adet ateşli silah mermisi’ ile öldürüldüğü saptandı.

İki Yara Var

Altında 8 imza bulunan 3 sayfalık otopsi raporunun sonuç bölümünde, bilirkişinin görüş ve tespitleri şöyle yer aldı:

“…yaranın kişi öldükten sonra genişletilmiş ve bir kısım dokuların kaybolmuş olduğu, ancak göğsün ön yüzündeki yaralanma ile sırt bölgesindeki yaralanmanın aynı doğrultuda olması, Silopi C. Başsavcılığı’nca gönderilmiş olan belgede şahsın ateşli silah yaralanmasına maruz kalmış olduğu ve sırt bölgesindeki kurşunun çıkarıldığının belirtildiği dikkate alındığında şahsın göğüs bölgesindeki yaralanmanın ateşli silah yaralanması olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.’’

Ölüm Sebebi: 15 Ağustos’tan Önce

Yapılan dış muayene, adli tahkikat ve otopsiye göre Engin Sincer’in göğüs bölgesine isabet eden bir adet mermi çekirdeğinin meydana getirdiği sağ akciğer yaralanması sonucu öldüğü; cesedin göğüs ve sağ kol üst tarafı olmak üzere iki adet ateşli silah mermi çekirdeğinin isabet etmiş olduğu; sol kola isabet eden mermi çekirdeğinin kişide öldürücü mahiyette bir yaralama meydana getirmemiş olduğu; (…) cesedin kokuşma ve sabunlaşma düzeyi dikkate alındığında bir ay civarı öncesi öldürülmüş olabileceği görüş ve kanaatindeyim. (…)

PKK/KADEK’in İkinci Kurbanı Kadın Militan Xelat Soran’ın İnfazı

“Önce Öldür Sonra Festivalini Yap”

PKK/KADEK tarafından Kuzey Irak’ta infaz edildiği kamuoyu tarafından dile getirilen Engin Sincer olayında Xaraman Ali (Xelat Soran) adlı kadın militanın da Engin Sincer ile birlikte kurşuna dizildiği başta Hürriyet gazetesi olmak üzere çeşitli basın yayın organlarında yazılıp çizilmişti. PKK’nın her iki örgüt mensubunun ölümü üzerine tepkileri çekmemek için Engin Sincer’e atfedilen 11. Kürt Kültür festivalini de organize görevini de PKK yandaşı Özgür Kadın Partisi (PJA) üstlenmişti. Hürriyet gazetesinin 6 Eylül 2003 tarihli sayısında Engin Sincer’le birlikte ikinci kurbanın kadın militan Xelat Soran olduğu haberi yer alıyordu. Haberde 21 yaşında örgüte giren kadın militanının örgütte 5 yıl görev yaptığı topluma kazandırma yasasına sıcak baktığı için Kandil Dağında Engin Sincer ile beraber kurşuna dizildiği yazı-yordu. İşte Hürriyet Gazetesinde yer alan haberin tam metni:

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) ve KADEK Yürütme Kurulu Üyesi Engin Sincer’i öldüren Terör örgütü PKK/KADEK’in, aynı gün Sincer’le birlikte bir kadın teröristi de kurşuna dizdiği ortaya çıktı. Sincer ile birlikte öldürülen Xaraman Ali (Xelat Soran) adlı kadın teröristin Kandil Dağında manga komutanlığı görevi yaptığı belertildi. Topluma kazandırma yasasına sıcak baktığı için Sincer’in Kandil Dağında kurşuna dizen terör örgütü, olay ortaya çıkınca “Kaza kurşunu ile şehit oldu” açıklamasını yapmıştı. Özgür Politika Gazetesinde dün de 15 Ağustos kutlamalarında Sincer ile birlikte öldürülen kadın terörist için yine aynı gerekçe öne sürüldü. “Elim bir kaza sonucu” gazetede, 26 yaşındaki kadın teröristin 1998’de örgüte katıldığı, Xinere ve Kandil Dağında manga komutanlığı görevi yaptığı belirtildi. KNK, gazetede yayınlanan yazılı açıklamasında “Kürdistan halkı yiğit bir neferini daha şehit vermiştir” ifadesine de yer verdi.

Açıklamada Sincer’in 2001 yılından bire KNK’ nin çalışmalarında aktif olarak yer aldığı, yetkin bir örgütleyici, siyasetçi ve diplomat olduğu belirtildi.

KADEK’in Çelişkisi

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) ve KADEK Yürütme Kurulu üyesi Engin Sincer ile Xaraman Ali’nin bir kaza kurşunu ile öldüğünü öne süren PKK/KADEK çelişkiye düştü. Birçok terör örgütünde olduğu gibi, PKK ve devamı KADEK’in üst yönetiminin de koruma amaçlı bir geleneği olduğu öğrenildi. Buna göre, Merkez Komite toplantıları gibi, üst düzey yöneticilerinin katıldığı hiçbir toplantıya, üyeler silahlı giremiyor. Sadece üst düzey yöneticilerin yakın korumaları, bazı riskli dönemlerde silah taşıyorlar. Ancak bu silahlar da kuru–sıkı doldurularak, yöneticilerin yakın çevresinden bir kişinin suikast girişiminde bulunması engelleniyor. Toplantıya silahla girilmemesi için üyeler 3–4 kez kontrolden geçiriliyor. Bu durumda terör örgütünün Sincer ve Ali’nin kaza kurşunu sonucu öldüğü iddiasında iki önemli çelişki ortaya çıkıyor.

Eğer örgüt silahsız toplantı geleneğine uyduysa, KADEK’in iki üyesi kaza kurşunu ile nasıl öldü?

Toplantıya silahla girildiyse, örgüt bu değişmez kuralını iki üyesinin öldüğü gün ne amaçla bozdu?

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: