KÖYLÜDEN HARAÇ ALAN KARAKOL KOMUTANI

KÖYLÜDEN HARAÇ ALAN KARAKOL KOMUTANI

1955 yılında Diyarbakır’ın Çermik İlçesi Jandarma Komutanı’ydım. 22 Şubat günü bir ihbar aldım. Rutan Karakol Komutanı Onbaşı Ömer aynı köyden bir vatandaşa işkence ederek 250 lira almıştır ve bu parayla karakolda kumar oynamaktadırlar. Tek başıma 2 at değiştirerek Rutan’a vardım. Yolumun üzerinde Fırat’a karışan Kızılçay vardı. Atla çaydan geçerken at adeta yüzüyordu. Bu zorluklar içerisinde köye ve karakola ulaştım. Gerçekten karakolda kumar oynandığını bizzat gördüm. Kısa bir tahkikat sonucu Onbaşı Ömer suçunu itirafla 250 lirayı çıkarıp verdi. Para sahibini gecenin geç vaktinde karakola çağırttım. Para sahibi karanlıklar içinde elinde gemici feneriyle geldi. Arkasında hamile bir kadında vardı. Hanımıymış. Karakol komutanı ve erler bu vatandaşı karşıladık. Hepimiz dışarıda karakolun önündeydik. Parayı gelen vatandaşa göstererek, “Bu 250 lira sizin mi?” diye sordum. Konuşmuyor, cevap vermiyordu. Sorumu birkaç defa tekrar ettim, cevap alamadım. Öyle ya şu anda karşısındaki kumandandı. O da kendisinden bir şeyler isteyebilirdi. Tabii daha büyük bir miktar bu endişelerle ürkek ürkek bakıyordu. Askerlere döndüm, “ Ben az sonra gideceğim. Ben gittikten sonra bu vatandaşın başından kim bir kıl koparırsa onun bir parmağını keserim. Onbaşı sen tutuk odasına gir. Ali İhsan sen de tutuk odasında nöbetçi” ve bundan sonra o vatandaşa dönüp sordum:
— Kardeşim bu para senin mi?
Heyecanla üzerime doğru geldi, “Benim efendim.” dedi. O an kendisine itimat gelmişti; güven altında olduğunu hissetti:
— Komutanım bu yaz Adana’da çalışmış 1000 lira kazanmıştım. Bu paranın bir kısmını eşimin doğumu için ayırmıştım. Dün beni karakola çağırdılar, dövdüler ve zorla bu parayı aldılar.
Karısı ağlayarak elimi ayağımı öpmeye çalışıyordu. Parayı teslim ettik. Tahkikatı tamamladım, geriye döndüm. Ben şehre girerken sabah ezanı okunuyordu.
Ben Çermik ilçesini Ergani’li Jandarma Yzb. Servet’ten teslim almıştım. Bir müddet sonra öğrendim ki, ilçe jandarma komutanı ile karakol komutanı Çermik ilçesine bağlı 60 köyü aralarında bölüşmüşler. 40 köy yüzbaşıya ait 20 köyde başçavuşa ait. Bakınız nasıl çalışıyorlarmış. Jandarma komutanı kendi payına düşen köylere gider, köyün bütün kapılarına tek tek uğrar ya silah ya para diye bağırırmış. Vatandaşın güvenliğini sağlamakla mükellef olan bir insan onu bizzat kendisi soyuyor, hırsızları takip edecek olan insan bizzat kendisi hırsızlık yapıyor. Çalıştığım bölgelerde vatandaşların 3 şey için para biriktirdiklerini gördüm.
1. Silah satın almak için
2. Evlenirken başlık parası için
3. Rüşvet vermek için
Haydi şimdi hep beraber bunlar için tedbir üretelim:
1. Hukuki tedbirler alalım. Yeterli midir?
2. Ekonomik tedbirler alalım. Yeterli midir?
Bu teklif edilenler yapılmalı. Ancak insanların gönlüne İslam’ın yüksek ahlakı ve imanı yerleşmedikçe alınan diğer tedbirlerin hiçbirisi yeterli olamaz. Dikkat edilirse nereye dönsek nereye gitsek İslam karşımıza çıkıyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: