MDD’ciler İstanbul FKF’yi “Devrimci Şiddetle” Ele Geçirirken

MDD’ciler İstanbul FKF’yi “Devrimci Şiddetle” Ele Geçirirken

Okullarda boykot ve işgaller sürerken yeni FKF yönetiminin tek hedefi TİP çizgisinde kalan SD’cilerin kalesi olan FKF İstanbul İl Sekreterliğini devirmekti. İstanbul’daki DÖB taraftarları ve FKF’nin MDD’ci kanadına mensup kesimler sürekli İstanbul İl Sekreterliğini basarak SD’cileri yıldırmaya ve istifaya zorluyorlardı. Yapılan baskılar zaman zaman kaba kuvvete döküldü ve sekreterlik çalışılamaz hale geldi. İstanbul FKF kısa bir süre sonra MDD’cilerin eline geçecekti.

22 Nisan 1969 günü İstanbul FKF sekreteri Sıtkı Coşkun: DÖB’lülerin FKF’nin içişlerine karıştıklarını, Genel Merkez’le aralarında bulunan çelişki nedeniyle çalışamadıklarını gerekçe göstererek istifa etti; yerine DÖB’lü Rahmi Aydın getirildi. Aydın Türk Solunda “Oportünistler Kurtuluşu istifada buldu” diyor ve istifa edenleri kınıyordu.

Genel Başkan Yusuf Küpeli gelişmeleri şöyle anlatıyor:

FKF dışında örgütlenmiş olan DÖB üyeleri FKF’ye kaydılar. Peşinden TİP oportünistlerinin kontrolünde olan 6–7 Fikir Kulübünün yönetimleri feshedildi. İdeolojik mücadelenin yanında devrimci şiddet metotları da kullanılarak oportünistler ezildi. En önde gelen elemanları yavaş yavaş kulüpten atıldı. TİP oportünizminin yanında olan İstanbul Sekreterliği de istifa etmek zorunda kaldı.(1)

FKF İstanbul il sekreterliğinden istifa eden SD’cilerle MDD’ciler genel başkan Yusuf Küpeli’nin de katıldığı bir toplantıda ideolojik çekişmelerin son bulması, yeni bir İstanbul FKF yapılanması için bir araya geldiler. Toplantıya Yusuf Küpeli, Doğu Perinçek, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş gibi MDD’ci gençlik liderleriyle TİP yanlısı Veysi Sarısözen, Sıtkı Coşkun, Atilla Coşkun, Güray Tekinöz, Taner Kutluay gibi SD’cilerde katıldı. Toplantıda bir sonuç çıkmadı. Önceden istifa eden SD’ciler hazırladıkları istifa metnini okumaları üzerine salonda hava gerginleşir. Bu arada SD’ci Atilla Coşkun’un bir şişe mürekkebi Mahir Çayan’ın üzerine dökmesi tartışmalar daha da alevlendirecekti. Toplantı öncesi her iki kanadın taraftarları dışarıda hazırlıklı olarak beklemekteydi. MDD taraftarı DÖB’lüler sopalarla beklerken, TİP yanlısı SD’cilerin de imdadına Kürtçü sosyalistlerin kurduğu DDKO’lular yetişmişti. DDKO’lu Kürt sosyalistleri TİP içerisinde ve dışında yaşanan bütün tartışmalarda ve kavgalarda SD yanlılarının her zaman yanında ve emrinde olmuşlardı.

Tartışmalar gerginliğe ve kavgaya da yol açmıştı. Deniz Gezmiş tartışmanın bir yerinde SD yanlısı Sıtkı Coşkun’u “pencereden aşağı atmakla” tehdit etmişti. Olaylar Veysi Sarısözen ile Ankara’dan gelen Mahir Çayan’ın bir sandalyenin üzerine çıkarak ortalığı sükunete davet etmesiyle ancak durmuştu.

Harun Karadeniz İstanbul FKF’nin MDD taraftarlarınca zorla ele geçirilmesini şöyle anlatıyor:

MDD’cilerin tek hedefi FKF İstanbul sekreterliği oldu. İstanbul sekreterliğinde Veysi Sarısözen ve Sıtkı Coşkun özellikle saldırılan iki isim oldu. Sekreterliğe yapılan baskı kaba kuvvete döküldü, sekreterlik çalışamaz duruma geldi ve istifa etti.(2)

İstanbul FKF’den tasfiye olan SD taraftarları tarafından dağıtıldığı iddia edilen MDD’ci Türk Solu dergisinin 20 Mayıs 1969 tarihli 79. sayısında yayınlanan “Gerçek FKF’liler” imzasıyla teksir edilerek dağıtılmış bildiride Deniz Gezmiş “ermeni dönmesi” olmakla suçlanırken Celal Doğan içinse “geri zekalı” suçlamaları yapılıyordu. İşte Bildiriden bir bölüm:

FKF’li Kardeşlerimiz; Bilimsel Sosyalizmi en iyi şekli ile kavramış bulunan arkadaşımız Sıtkı Coşkun’un FKF İstanbul Sekreterliğinden istifası üzerine; kendilerini dev aynasında gören, fakat sosyalizmle hiç ilgisi bulunmayan Deniz Gezmiş gibi ermeni dönmesi veya Celal Doğan gibi geri zekalı kimselerin kışkırtmasıyla, Doğulu kardeşlerimiz kandırılarak FKF’miz çalışamaz hale getirilmektedir. Art düşünceli olan bu kişiler şunu iyi bilsinler ki, biz gerçek bilimsel sosyalistler sizlerin daima karşısındayız. Bu bildiri sizlere ihtar mahiyetindedir. Eğer bundan sonra da, anarşizmi savunur ve bu yolda harekete devam ederek, ilk devrimci şehit Vedat’ın ruhunu muazzep ederseniz, gayet sert eylemimizle karşılaşacaksınız. Kendilerini Mao’cu veya Guevera’cı ilan edenlere hodri meydan.

FKF’nin MDD’ciler tarafından ele geçirilmesinden sonra sıra Harun Karadeniz’in başkanlığındaki SD taraftarlarının hakim olduğu İTÜ–ÖB’ye gelmişti. 30 Nisan 1969 Çarşamba günü yapılan İTÜ–ÖB seçimlerinde Harun Karadeniz’in yerine MDD’ci Tarık Almaç başkan seçildi. Harun Karadeniz seçimi kaybettikten sonra öğrenci hareketinden tamamen kendini çekecekti. Hızla büyüyen ve gelişen MDD hareketi Harun Karadeniz ve çevresine göre ülkeyi geri dönüşü imkansız olan bir kaosa doğru sürüklüyordu.

SD taraftarlarına uygulanan kaba kuvvette baş rolü çeken Deniz Gezmiş’le ilgili hamisi Mihri Belli anılarında şu anektodu anlatıyor:

Bir gün gene Yol–İş’te oturmuş yazımı yazarken yan odada Deniz’in konuşmasına kulak misafiri oldum. DÖB’lü arkadaşlarına “Onlarla laf yarışına girerseniz kaybedersiniz. Tartışmayın, ağızlarını açtılar mı yapıştırın tokatı” diyordu Deniz. Sözünü ettiği TİP’lilerdi. Bir süre sonra TKP’ye yanaşamayacak olan takım. Yazıyı bıraktım, yan odaya geçtim. “Herifin saçma sapan sağ oportünist fikirlerini devrimci düşünceyle alt edemiyorsun, kaba kuvvete baş vuruyorsun öyle mi?” dedim. Ve arkadaşlara niçin tokadın her zaman en doğru çözüm olmadığını anlatmaya çalıştım. “Biz oportünizmin hakkından geleceksek, proleter devrimci düşünce ondan güçlü, ondan üstün olduğu için geleceğiz, yumruğumuz daha kuvvetli olduğu için değil” dedim. Deniz dahil oradaki arkadaşlar anlamış göründüler.



1) Korkmaz, “a.g.e.”, s. 169.

2) Karadeniz, “a.g.e.”, s. 178.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: