Mustafa Kuseyri Cinayeti

AKTANCILAR

ÖRGÜT İÇİ İNFAZ

 

Mustafa Kuseyri Cinayeti

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi, Mustafa Kuseyri, FKF üyesiydi. FKF’nin Dev-Genç’e dönüştüğü kongreden sonra MDDci akım arasında çıkan görüş ayrılığında Doğu Perinçek’le beraber hareket etti. Daha sonra Aktan İnce’nin başını çektiği Aydın Çubukçu, Yaşar Ayaşlı gibi isimlerle birlikte Perinçek’in liderliğindeki PDA’dan koptu. “Basın Yayın Komüni” olarak bilinen grubun içerisinde yer aldı. Mustafa Kuseyri 22 Mayıs 1970 tarihinde Basın Yayın Yüksek Okulu Talebe Cemiyeti odasında ölü olarak bulunur. Kuseyri’nin ölümü üzerine bütün sol gruplar cinayeti ülkücülerin üzerine yıkmaya çalıştı. Ertesi gün bazı trajlı gazeteler Kuseyri cinayetini büyük manşetlerde şöyle ilan ediyorlardı: “Basın Yayın Yüksekokulunda gece bir cinayet işlendi. Öğrenciyi öldürenler kaçtı”, “Vurulan Kuseyri’nin cesedi başında gazetecilerle konuşan öğrenciler ölenin sosyalist olduğunu, meçhul katillerinde sağcılar olmaları gerektiğini söylemişlerdir.” Marksist yazar Çetin Altan’dan sol Kemalist İlhan Selçuk’a kadar bir çok solcu köşe yazarı cinayetin ülkücüler tarafından işlendiğini iddia etmişler, hatta cinayetin arkasında CIA’nin bile bulunduğunu yazmışlardı. Kuseyri’nin ölümü üzerine CHP, komünist gençlik örgütleri, solcu basın yayın organları ve sözde tarafsız olması gereken devletin TRT’sin de Ülkü Ocakları Birliğine yönelik komplo ve ülkücü gençlere yönelik karalama ve saldırı kampanyası başlatıldı. Kuseyri’nin ölümünden Ülkücüler sorumlu tutuldu. Bu cinayetle ilgili olarak SBF Ülkü Ocağı başkanı Yücel Özden katil zanlısı olarak göz altına alındı. SBF, Hukuk Fakültesi, Basın Yayın gibi Dev–Genç’in hakimiyeti altında olan okullara ülkücü öğrenciler can güvenlikleri olmadığı için gidemezken, okuyamazken nasıl olurda ülkü ocaklı gençler Basın Yayın Okuluna girecek, örgüt militanlarının denetimi altındaki cemiyet odasında Mustafa Kuseyri’yi öldürecekti?

Bütün aşırı sol gazete ve dergiler bu olayı istismar ederek cinayeti ülkücülerin yaptığını öne sürmüşler dolayısıyla çatışma ortamını harekete geçirmek istemişlerdi. Kuseyri’nin öldürülmesinden sonra yoğun gösteriler, mitingler ve yürüyüşler düzenlenmiş çeşitli protestolar yapılmıştı. Bunların en dikkat çekeni Marksist solcu öğretim üyelerinin katıldığı “Anayasaya Saygı Yürüyüşü” olmuştur. Anayasaya Saygı mitingi Dev–Genç tarafından düzenlenmiş aşırı solcu ve bazı üniversite görevlileri de cüppeleriyle katılmışlardı. gösterilerde devamlı sol yumruklar havaya kaldırılmış, sol ihtilal sloganlarıyla birlikte gövde gösterisi yapılmıştır.

Yorum Yap »

You must be logged in to post a comment.

error: Content is protected !!