Sol Aydınlar Arasında YÖN–TİP Çekişmesi

Sol Aydınlar Arasında YÖN–TİP Çekişmesi

Marksizm–Kemalizm Tartışmaları

Marksist ve Kemalist sol aydınlar arasında başlayan tartışmalar Türk solunda 1961’den günümüze devam eden MDD’–SD  kavgalarını ve bölünmelerini getirecek. İki farklı anlayış Türk soluna egemen olacaktı. Birincisi Türkiye’nin kurtuluşunu ilerici bir kadronun yönetiminde devletçilik uygulamasıyla ve çağdaş uygarlık düzeyine erişmekle ve sosyal adaleti sağlamakta gören, Doğan Avcıoğlu çevresindeki Yön’cüler, İkincisi ise; eski tüfekler olarak adlandırılan TKP geleneğinden gelen, kimisi bu partide illegal görevler üstlenen kimisi ise dışardan sempati besleyen zamanla TKP ile yollarını ayıracak olan içlerinde Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Sadun Aren gibi Marksist aydınların oluşturduğu çevreydi.

Türk solları arasındaki görüş ayrılıkları 20 Aralık 1961 günü Doğan Avcıoğlu yönetimindeki Yön Dergisi’nin yayınlanmasıyla patlak verdi. Yön haftalık bir dergi olarak 20 Aralık 1961’de 164 sol aydın imzalı bir bildiri ile yayınlanmaya başlanmış ve 222 sayı çıktıktan sonra 30 Haziran 1967’de kapanmıştır. Daha sonra yine Avcıoğlu’nun yönetiminde yayınlanacak olan (21 Ekim 1969– 27 Nisan 1971) Devrim Gazetesi’yle Yön’ün ideolojik çizgisi sürdürülmüştü.

Yön’ün kurucuları Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal ve Cemal Reşit Eyüpoğlu’dur. Yön’de yazanlar arasında TİP’li olanlar da vardı. Bu böyle olmakla beraber YÖN’ün kendine özgü bir siyasal görüşü vardı. Ve Yön’cülük diyeceğimiz bu görüşü esas olarak Doğan Avcıoğlu temsil etmektedir.

Doğan Avcıoğlu’nun bir tek amacı vardı; Devrim. Yön Dergisi Doğan Avcıoğlu’nun devrim planlamasında birinci aşamayı oluşturuyor. Bu aşamada Devrim saflarını genişletir ve pekiştirirken sol Kemalist bir darbenin uzun vade de alt yapısını oluşturmakta da Yön bir dergi olmaktan daha çok zamanla hareket haline gelecekti.

Yön’ün Türkiye’deki sosyalist görüşlerin yayılmasında önemli bir etkisi olmuştur. Pek çok TİP üyesi sosyalizmle ilk defa YÖN okuyarak tanışmışlar ve daha sonra partiye girmişlerdi. Oysa Yön ileride de görüleceği gibi TİP’den çok farklı bir sosyalizm anlayışına sahipti. Başlangıçta bir takım farklılıklar hiç önem arz etmemişti. 1961’den 1971’e kadar yayınlanan YÖN–DEVRİM çizgisi parlamento dışı bir muhalefeti savunuyordu. Ancak bu anti–parlamentocu görüşler Marksist anlamda değil darbeci karakterdeydi.

Yön hareketi ideolojik gıdasını 1930’larda yayınlanan Kadro Dergisi’nden almaktaydı. Kadro’nun rolünü benimseyerek gerçek dışı tezler ve statükocu çözümler önermekteydi. Sosyalizmle devletçiliği, devletçiliği de Kemalizm’le özleştiren Yön, devlet kapitalizmini savunuyordu. YÖN 1960’larda çok partili sistemi de Kemalizm’in karşısına dikiyordu. Siyasi çoğulculuğa ve katılımcı demokrasiye karşıydı.

Kadro’nun devletçiliği solun Kemalizm içinde eritilmesini amaçlarken Yön hareketinin devletçiliği sosyalist fikirlerin ve sol hareketin canlandırılmasına hizmet etmişti.

Yön dergisinin yayınladığı bildiri ihtiva eden fikirleri itibarıyla ıslahatçı ve satıcı bir sosyalizmi savunuyordu. Aradan üç–dört ay geçtikten sonra bu görüşlerinden vazgeçerek ihtilalci sosyalizme sıçrayıverdiler. Yön’ün yayınladığı ilk bildiride ve Yön dergisinin bir çok sayılarında birbirleriyle farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen sol Kemalistlerin ve Marksistlerin ortak imzaları ve yazıları vardı. Yön ilk çıkışı sırasında eski tüfeklerce yani TKP çevresine güven vermedi. TKP geleneğinden gelen kadrolar Yön hareketinin Kadro dergisinin bir devamı ve İnönü’nün bir oyunu olduğu üzerinde toplanıyordu.[1] Yön’ün kurucularından Cemal Reşit Eyüpoğlu’nun CHP zihniyetine sahip olması Yön’ün teorisyenliğini yapan Doğan Avcıoğlu’nun CHP’nin ilmi araştırma kurulunda çalışması TKP’lilerce Yön’e şüpheyle bakılmasına zemin hazırlıyordu.

Yön akımı bir yerde 1930’larda Kadro dergisi etrafında toplanmış bazı eski TKP’li yeni millici sol aydınların görüşlerini yansıtıyordu. Örneğin Kadro’nun önde gelen kuramcılarından eski TKP’li Şevket Süreyya Aydemir Yön’deki “Türk Sosyalizmi Fikir Atatürkçülüğü” yazısında Marksist Sosyalist anlayışa karşı çıkıyordu. Ona göre Türkiye sosyalizmini gerçekleştirmek lazımdı. Yön grubu 1962’den beri “Milli Demokratik Devrimi” savunuyordu. TİP’in ileri sürdüğü temel çelişki olarak kabul ettiği burjuvası ve proletarya çatışmasını yanlış buluyordu. Yön etrafında toplanmış grup 1962 yılında “Milli Kurtuluş Cephesi” programını ortaya atarak Türkiye’de devrimin zinde güçler vasıtasıyla gerçekleşeceğini ortaya sürüyordu.

Yön ideolojisine bağlı olanlar 18 Aralık 1962’de “Sosyalist Kültür Derneği”ni kurdular. Bu derneğin kurucuları arasında ileride TİP’de siyaset yapacak bazı kişiler olsa da esas omurga sol Kemalist kadrolardan oluşmaktaydı.

SKD kuruluşuyla bir aydın bürokrat kadro oluşturmaya başlamış çalışmalarını da bu çizgide sürdürmüştür. Her ne kadar bazı Marksistlere konferanslar verdirse de küçük burjuva sol aydın derneğinden ileri gidememiştir.

Yön’ün sosyalizmi komünist olmayan bir sosyalizmdi. Soyut ve bulanık bir kavramdı. Enternasyonalist değil ulusalcıydı. Sınıflar mücadelesini reddediyordu. Devrime zinde güçlerle ulaşılabileceğine inanıyordu. Yön ve SKD teorisyenlerine göre Sosyalizm tekti. Bu anlamdaki sosyalizme ulaşmanın üç yolu vardı. “Doğu Sosyalizmi”, “Batı Sosyalizmi” ve “az gelişmiş ülkeler sosyalizmi”. İşçi sınıfı önderliğinde bir devrimin tarihsel koşulları olmadığı için başarısı kesin ancak kanlı ve totaliter olan birinci seçenek; gerekli sermaye birikimi yaratılmadığı ve sosyal demokrat reformizmin toplumsal temeli oluşmadığı için, yumuşak olan ikinci seçenek, Türkiye’de uygulanamazdı. Bizim topraklarımızda, üçüncü seçenek kapsamında, vurucu gücünü silahlı kuvvetlerin oluşturacağı radikal ve insani bir sosyalizm uygulaması olanaklıydı. Böyle bir durumda, sosyalizme ulaşmada vurucu güç olan zinde kuvvetler, devlet aygıtına fazlaca örselemeden üretici güçleri güdümlerine alabilir; toplumsal gelişmenin önünde engel olarak duran gayri milli burjuvaziden ve onun bürokrasi içindeki uzantılarından ülkeyi kurtarabilirdi. Sınıflar savaşının ötesinde, derece derece uygulanan reformlarla devlet, halkına her geçen gün daha fazla hizmet eder duruma gelebilirdi.[2]

Aybar’ın liderliğindeki TİP, YÖN çevresinin ve onların uzantısı olan SKD’nin ortaya koymuş olduğu görüş ve düşüncelere tamamen karşıydı. Bu görüşleri bilimsel sosyalizme aykırı buluyordu. Aybar’ın liderliğindeki TİP’le Yön çevresi arasındaki soldaki ideolojik kutuplaşma partinin ileriki dönemlerinde iyiden iyiye büyüyecekti.

Yöncüler Marksist olmamakla birlikte Marksizm’den iyi bir biçimde yararlanmıştır. Bu çevrenin lideri Avcıoğlu yaptığı tahlillerle “Marksist geçinen bir çok kimseden çok daha başarılı bir biçimde Marksizm’den yararlandığını yazacaktı. Yön–Devrim hareketi varlık süresi boyunca Marksizm’i ve sosyalizmi meşrulaştırmaya özel bir önem vermişti.

Yön Hareketiyle TİP’in; Kemalizm’le Marksizm arasındaki kalkınma teması etrafında kurdukları ilişkide önemli bir fark vardır. Bu fark Marksizm’in can damarı olan sınıf perspektifiyle alakalıdır. TİP kuruluşundan itibaren bir sınıf perspektifine sahip olduğu için Marksizm’le ilişkisini geliştirip Kemalizm’den uzaklaşmıştı.[3] 1960’ların başında Yön Hareketi sosyalizmin meşruiyeti ve yaygınlaşması için bayraktarlık yaparken 1970’e gelindiğinde ise sosyalizm sözcüğü Yön Hareketi’nin lügatından neredeyse bütünüyle silinirken, TİP bütün politik söylemini sosyalizm üzerine kurmuş ve Marksist perspektifini giderek derinleştirerek geliştirmiştir.[4]



[1] Sayılgan, Aclan, “Soldaki Çatlaklar”, s. 20.

[2] Korkmaz, Esat, “Kafa Tutan Günler”, s.38–39.

[3] Atılgan, Gökhan, “Yön–Devrim Hareketi”, s. 54.

[4] Atılgan, “a.g.e.” s. 55.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: