Tekoşinci devrimcilerin katili Apocular

Halkın Kurtuluşu: “Tekoşinci devrimcilerin katili Apocu ajan provokatörler, cinayetlerini itiraf ediyorlar”

Halkın Kurtuluşu adlı gazetenin 2 Temmuz 1979 tarihli 165. sayısında Apocular tarafından örgütten ayrıldıkları gerekçesiyle öldürülen Celal Aydın, Ali Yaylacık (Balta), Bozan Aslan, Hasan Kuş ve diğer birçok kişinin öldürülmesiyle ilgili “Apocu ajan provokatörler, cinayetlerini itiraf ediyorlar” başlıklı haberde şu sözler yer alıyordu:

Geçtiğimiz günlerde Apocu cinayet örgütü mensubu 22 kişi, Elazığ Sıkıyönetim Komutanlığınca yakalandı. Apocular, ifadelerinde işledikleri cinayetlerden ikisini itiraf ettiler. Apocuların yakalanmasına yol açan olay ise “davadan döndüğü” için Celal Aydın’ın öldürülüp gömülmesi ve Apocuların birbirini ihbar etmesidir. Sorgu sırasında Apocu ajan çetesinin Merkez Komitesi üyesi ve Doğu Anadolu bölge sorumlusu olduğu iddia edilen Şahin Dönmez, Celal Aydın’ın öldürülmesi kararının kendisi tarafından Celal Aydın’a açıklandığını ve Ali Gündüz’ün de infazı tek kurşunla yerine getirdiğini itiraf etti.

Daha önce Apocu çetesinin bir elemanı ve Malatya bölgesi sorumlularından olan Celal Aydın’ın Tekoşin adlı gruba geçmesi ve bu temelde Apocular’a karşı muhalefet etmesi üzerine Şahin Dönmez, Aytekin Tuğluk adlı Apocuyu Malatya’ya göndererek Celal Aydın’ı yapacakları bir toplantıya davet etti. Elazığ’a gelen Celal aydın Karakoçan ilçesine götürülerek hakkında verilen idam kararı yüzüne karşı okundu ve öldürülmeden önce Hitlervari yöntemlerle mezarı bizzat kendisine kazdırıldı. Ali Gündüz’ün kafasına sıktığı tek kurşunla öldürülen Celal Aydın, kendisine kazdırılan mezara gömüldü. Ceset daha sonra Apocu provokatör şeflerin itirafları üzerine “sömürgeci” dedikleri militaristlerce mezardan çıkarıldı.

Bu karşı devrimci cinayet örgütü daha önce de kendilerinden ayrıldıkları ve “davadan döndükleri” için Ali Yaylacık (Balta), Bozan Aslan, Hasan Kuş ve daha birçok kişiyi öldürdü. Yine bu cinayet örgütü kurduğu pusularda, bir ara ortaya çıkan ve sonra dağılan “Beş Parçacı” grubunun mensubu Alaettin isimli kişiyi, Elazığ’da sıradan insanları katlettiler. Yine bu karşı devrimci çetenin saldırıları sonucu Hüseyin Sancar, Sultan Alguç, Kazım Güner, Ali Mengüç, Aslan Göncü katledildi ve onlarca devrimci de yaralandı. Apocular ayrıca yarattıkları provokasyonlara zemin oluşturmak amacıyla Dersim’de Metin Turgut adlı arkadaşlarını öldürdüler. Haki Karer ise Apocuların bir provokasyonuna kurban oldu.

Bütün bunlar Apocu karşı devrim çetesinin bir kısmıdır. Apocu ajan şeflerin Elazığ Sıkıyönetim Komutanlığında itiraf ettikleri ise bu cinayetlerin sadece küçük bir bölümüdür. Apocu şefler, diğer cinayetlerini şimdilik itiraf etmeyi uygun görmemişlerdir veya sıkıyönetim komutanlığı soruşturmayı dar tutmuştur.

Yükselen devrimci halk hareketini bastırmak için faşist diktatörlüğün diğer cinayet örgütlerinin yanı başında saf tutan Abdullah Öcalan’ın başını çektiği bu cinayet şebekesi, Kürt, Türk ve diğer milliyetlerden emekçi Türkiye halkının özgürlük ve kurtuluşunun azılı düşmanı olan, saflarında bir çok MİT ajanının cirit attığı ve tüm eylemlerine yön verdiği, tek görevi halka ve devrimcilere saldırmak, kitlelerin faşist diktatörlüğe karşı yürüttüğü mücadeleyi sabote etmek, kitle mücadelesinin önder unsurları proleter devrimcileri katletmek olan, her türlü ahlaksızlığın ve hırsızlığın hüküm sürdüğü, halktan yana en ufak bir düşüncesi olmayan bir cinayet örgütüdür ve bütün benliğiyle faşist diktatörlüğün hizmetindedir.

Apocu Ajanlar Yalnız Bırakılmalıdır

Kürt ulusunun ulusal ve sosyal kurtuluşunun düşmanı olan bu çete sözde “anti sömürgeci” mücadele yürüttüğünü söylemektedir. Oysa tüm eylemleri Kürt emekçilerine ve devrimcilere yöneliktir. Bu durum o kadar açıktır ki, Apocuların türlü oyun ve tehditlerle peşlerine taktıkları bazı unsurlar bunu görmekte ve Apocular’dan ayrılmak istemektedir. Yaşamları için bazı kuklalara ihtiyaç duyan Apocular, buna tahammül edememekte ve kendilerinden ayrılanları kurşuna dizmektedir. Bu ise birçok unsurun Apocular’dan ayrılmasını engellemekte ve bu unsurlar ayrılırlarsa öldürüleceklerini düşünerek Apocu ajanlara boyun eğmekte ve onların verdiği talimatlarla yeni cinayetler işlemektedirler. Elbette onlardan, Apocular’dan ayrılsalar bile işledikleri cinayetlerin hesabı sorulmalıdır. Ayrılmak onların işlediği cinayetleri hoş görmek anlayışını getiremez. Ancak, bugün Apocuların saflarında bulunan ve onlardan ayrılmak isteyen, daha fazla emekçi ve devrimcinin kanının dökülmesini istemeyen ve hatta kendisinin bir olay bahane edilerek Celal Aydın gibi mezara gömülmesini istemeyen unsurlar halka ve devrimcilere güvenmeli ve Apocu ajan şefleri yalnız bırakılmalıdır. Emekçi kitlelere güven verdiklerinde, ve gerçekten bu ajan çetesinden ayrılanları emekçi halk kitleleri koruyacaktır. “Davadan döneni vururuz” tehditleri, kof ve çürük bir tehdittir. Halk kitlelerine ve devrimcilere saldırıda kullanılacak ve günü geldiğinde imha edilecek maşaları elden kaçırmamaya hizmet etmektedir. Apocuların saflarına bilinçsizce ve türlü vaatlerle katılmış kişiler, bir zamanlar Apocuların öve öve bitiremedikleri Ali Yaylacık, Celal Aydın gibilerinin bizzat Apocu provokatör şeflerce acımasızca katledilmesinden ders çıkarmalı ve bu cinayet örgütünü terk etmelidirler. Kürt halkına düşmanlıkta onları yalnız bırakmalıdırlar. Emekçi halk kitleleri bu can düşmanlarına karşı mücadele etmeli onları tecrit etmeli, bulundukları yörelere sokmamalıdırlar. Evlatlarına devrimcilere yönelen bu cinayet örgütüne karşı mücadele, emekçi kitlelerinin ve devrimcilerin önemli bir görevidir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: