TİP 4. Büyük Kongresindeki Olaylar

TİP 4. Büyük Kongresindeki Olaylar

TİP 4. Büyük Olağan Kongresine gidilirken taraflar hesaplaşmalarını bu kongreye bırakacaklardı. Aren–Boran zihniyetinin hakim olduğu TİP yönetimi muhalefete bu kongrede şans tanımamak için bütün kozlarını oynayacaktı. Yerel Kongreler Behice Boran ve Sadun Aren önderliğindeki EMEK grubu tarafından kazanılmıştı. EMEK grubu kongreye kesin egemenlik perspektifiyle hazırlanıyordu. EMEK grubunun yerel kongrelerde “Devrimci Muhalefet” olarak ortaya çıkan MDD’ci akım karşısında kullanmış olduğu idari yöntemler parti içindeki ihtilafın çözümüne giderek daha çok şiddet unsurunun karışmasına ve parti içi eğilimler arasındaki düşmanlığın yaygınlaşmasına hizmet etmeye başlamıştı. Aynı şey MDD’ci Devrimci Muhalefet içinde söylenebilirdi. TİP’in kimi yerel örgütlerinin kongrelerini kazanan Devrimci Muhalefet bu kongreleri her zaman açık tartışma ve ikna yolunda kazanmamış, devrimci şiddetin işin içine karıştığı durumlar eksik olmuş değildi. Başta İstanbul il kongresi olmak üzere bir çok kongreyi “devrimci şiddet”le kazanmıştı. Devrimci Muhalefet partileşemeyecek parti de EMEK derneğine dönüşecekti.

TİP merkezine hakim olan Aren–Boran grubu bu şartlarda kendi iç örgütsel disiplinini sağlamış stratejisini belirlemiş bir biçimde hazırlıklarını yaparken MDD’ci muhalefette ise bölünmeler yaşanacaktı.

1968 Kasımında MDD’ci çevrenin yayın organı olarak yayınlanan Aydınlık dergisi 1969’un Aralık ayında bölünmenin işaretlerini verecekti. Aydınlık saflarında ki ayrılık Ekim 1969’da 12. sayısında Aydınlık Yazı Kurulunun bildirisi olarak kaleme alınan “Proleter Devrimci Safları Çelikleştirelim” yazısıyla ortaya çıkacaktı.

Mihri Belli ve Mahir Çayan çevresiyle Doğu Perinçek’in liderliğini yaptığı Cengiz Çandar, Şahin Alpay, Oral Çalışlar, Erdoğan Güçbilmez, Atıl Ant, Ömer Özerturgut çevresi yol ayrımı ortaya çıkacaktı. Ocak 1970’de Aydınlık dergisi ikiye ayrılacaktı. Derginin 10 Ocak 1970 tarihli 16. sayısının matbaada çıkış hazırlıkları sürerken Münir Ramazan Aktolga sahiplik belgesiyle dergiye el koydu. ASD yazı kurulundan Mihri Belli, Mahir Çayan, Vahap ve Seyhan Erdoğdu’nun elinde kaldı. Perinçek ve arkadaşları ise yeni bir dergi çıkardı. “Proleter Devrimci Aydınlık”. Bayilere gidenler Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın daha sonra “Al Aydınlık, Mor Aydınlık” tekerlemesiyle alaya alacağı iki dergiyle karşılaştılar. Mavi kapaklı ve üzerinde küçük harflerle yazılmış “proleter devrimci” lejantıyla çıkan, Doğu Perinçek ve arkadaşlarının; kırmızı kapakla çıkan ise Mihri Belli ve arkadaşlarının bakış açısından “proleter devrimci saflarda” ki bölünmeyi haber veriyordu. Bir sonraki sayıda inatlaşmaktansa kendisine yeni bir çizgi vermeyi amaçlayan “Mor Aydınlık” Mao Zedung estetiğinin habercisi olarak Peking Review dergisi gibi sürekli beyaz kapakla ve Proleter Devrimci Aydınlık adıyla yayınlandı ve iki akım “Kırmızı” ve “Beyaz” Aydınlıklar olarak bilinir oldu.

Tartışmanın ekseninde MDD ve Devrimde Proletaryanın Önderliği meselesi vardı. Aydınlık’ta bir araya gelen Mahir Çayan, Mihri Belli, Münir Aktolga ve Vahap Erdoğdu Perinçek’in liderliğinde 1970 Ocak’ında yayınlanan sol hareket içerisinde “PDA”cılar olarak adlandırılan çevreyi “sağ sapma” olarak suçlarken Perinçek’in liderliğindeki PDA’cılar da Mihri Belli ve Mahir Çayan grubunu “ilkesiz birlik cephesi” olarak suçluyordu. MDD’ciler bir çok il kongrelerinde ikiye ayrılmalarına rağmen TİP liderliğine karşı çoğu yerde ortak tavır sergilemişlerdi ama Ankara’da 29 Ekim 1970’de yapılacak olan büyük kongreye gelindiğinde yol ayrımı net bir şekilde ortaya çıkacaktı.

ASD ve Kurtuluş dergisini çıkartan MDD’nin büyük kanadı 17 Eylül 1970 günü 40 kişilik bir geniş danışma kurulu topladı. Bu kurul örgüt meselesini tartıştı. Çıkan kararlar doğrultusunda 7 kişilik bir irtibat komitesi seçildi. Komitede ASD yazı kurulundan 4, Dev–Genç’ten 2, sendika çevrelerinden 1 kişi görevlendirildi. 7 kişilik irtibat komitesi şu isimlerden oluşmaktaydı; Mihri Belli, Mahir Çayan, Atilla Sarp, Vahap Erdoğdu, Muzaffer Erdost, Erim Suerkan, İhsan Memoğlu. Bu çevre kendi içindeki görev bölümünü yaptıktan sonra TİP kongresi öncesi MDD görüşleri doğrultusunda hareket eden TİP’in Büyük Kongre delegeleriyle TİP kongresinden 2 gün önce Ankara’da ASD bürosunda bir araya geldiler.

Mihri Belli ve Mahir Çayan çevresi TİP 4. Büyük Kongresine katılmadı. Aynı tarihlerde Ankara’da bir “Proleter Devrimci Kurultay” çağırmaya karar verdi. MDD’ciler TİP içerisinde kendileriyle birlikte hareket eden 72 delegeyle Hanif Sineması’nda “Proleter Devrimci Kurultayı” topladılar.

Neden ayrı bir kurultay düzenlediklerini 28 Ekim günü ASD bürosunda bir araya gelerek bildiriyle kamuoyuna açıklamışlardı. Bildiri ASD’nin Aralık 1970 tarihli 26. sayısında “29–30 Ekim Toplantısı ve Parti Sorunu” başlıklı yazının içeriğinde TİP yönetimine karşı şu eleştiriler yapılarak yer alıyordu:

Biz gerçek sosyalistler, bu yolda baş düşman emperyalizme karşı yılmaz mücadelemizin yanı sıra, içimizdeki düşman oportünizme karşı da tavizsiz aktif ideolojik mücadele verdik ve vereceğiz.

TİP içinde oportünizme karşı mücadelemizi TİP’in dördüncü kurultayına kadar sürdürdük. Türkiye İşçi Partisi’nin dördüncü kurultayında TİP içindeki gerçek sosyalistler temsil edilmemektedir. TİP yönetimine hakim olan oportünist Aren–Boran kliği fesih, ihraç ve sahte üye kaydetme politikası ile, kapalı kongrelerde polisle işbirliği yaparak, bu kurultayı bir senedir tezgahlamaktadır. Bu kurultay oportünist TİP yönetiminin gerçek TİP’i temsil etmeyen delegelerle TİP’i batırmasının tescilidir. Biz oportünizmin sahte kongresini tanımıyoruz ve seçilerek sahte yönetimini de tanımayacağız.

TİP içinde mücadelemiz başarıya ulaşmış, yaşayan TİP kazanılmıştır. Bütün aktif devrimci unsurlar, oportünizmin gerçek yüzünü görmüştür. Biz TİP içinde muhalefet dönemini başarıyla tamamladık ve TİP’in gerçek tabanını doğru devrimci saflarda topladık. Bundan böyle bir avuç hain kendi oportünist çizgisiyle baş başa kalacaktır.

Bildiri 72 delege adına İstanbul, Aydın, Trabzon İl Başkanları, Ankara TİP devrimci İlçeleri adına Yusuf Küpeli, Devrimci TİP Komitesi adına Tangör Çakıroğlu imzasıyla yayınlanmıştı. TİP’te parti içi muhalefetin şartlarının ortadan kalktığını partiye oportünizmin hakim olduğunu iddia eden Mihri Belli ve Çayan çevresinden farklı olarak yine MDD’ci olarak nitelendirilen TİP yönetimine muhalif olan Perinçek’in liderliğindeki PDA’cılar ise ASD çevresinin aksine TİP kongresine katıldılar. PDA’cılar Proleter Devrimci Kurultay tezine karşılık “Sosyalist Kurultay” tezini savundular. İllegal olarak TİİKP legal olarak da 8 Temmuz 1969’dan itibaren 15 günlük “İşçi Köylü” ve Ocak 1970’den itibaren Aylık “PDA” dergisi çevresinde faaliyetlerini sürdüren Perinçek’çiler TİP Kongresi öncesi dile getirdikleri Sosyalist Kurultay gerçekleşmemesine rağmen TİP’in büyük kongresine katılma kararı aldılar. PDA çevresi ASD ve Kurtuluş yayın organları etrafında ve ellerindeki Dev–Genç’le örgütsel faaliyetlerini sürdüren Mihri Belli ve Mahir Çayan’ın ayrı kurultay toplamalarını TİP kongresine katılmamalarını şiddetle eleştirmişlerdi.

TİP’in 4. Büyük Kongresi Dışkapı’daki YİBA Düğün Salonunda yapıldı. Kongreye tamamen Aren–Boran liderliğindeki EMEK grubu hakimdi. Kongre sanki TİP kongresi değil EMEK kongresiydi. Kongre davetiyeleri partiye hakim olan EMEK grubunun elemanları tarafından dağıtılmıştı. Kongreyi izlemek isteyen TİP merkezine hakim olan yönetime muhalifler ellerinde davetiye olmadığından dolayı kongreyi takip edememişlerdi. Kongreyi takip etmek isteyenler ise EMEK grubunun genç militanları tarafından kongreye alınmamıştı. Salonun içerisi ve dışarısı parti afişlerinden daha çok partiye hakim olan EMEK grubunun sloganlarını taşıyan EMEK afişleriyle doluydu. Kongreyi 341 delegenin 206’sı katılmıştı. Muhalif delegeler (özellikle Mihri Belli ve Mahir Çayan çevresi) Hanif Sinemasında aynı tarihlerde yapılan diğer kurultaya katılmışlardı.

EMEK taraftarları PDA yanlılarını çıkartmış oldukları İşçi Köylü gazetesini kongre salonuna sokmadıkları gibi dağıtmak istedikleri bildirilere de el koymuşlardı. PDA’cıların kongre salonunda kalabalık bir şekilde toplu halde oturmalarını engellemeye çalışmışlardı. Her iki grubun taraftarları arasında salon dışında ve salon içinde karşılıklı yumruklaşmalar ve sloganlar atılmıştı. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle olaylar büyümeden engellenmişti.

TİP’in 4. Büyük kongresi SBKP tarafından geliştirilen barışçı yol teorisinin bir yorumuna dayanan Aren–Boran grubunun muhalif gruplar üzerindeki egemenliyle sonuçlandı. Aren–Boran grubunun merkezi yönetimi ele geçirmesiyle TİP tüm sol grupların bir arada bulunduğu parti konumunu yitirecek EMEK grubunun partisi olacaktı.

Kongrede Aren–Boran ekibi “MDD aşamasını savunmanın TİP üyeliğiyle bağdaşmadığı” yolunda karar aldırdılar. Bu kararla artık MDD fikri parti içerisinde savunulamazdı. Açık olarak yapılan oylamada 76 delege aleyhte oy kullanırken tasarı az bir farkla kabul edilmişti. MDD stratejisini savunan kongreye katılmayan ayrı bir kurultay toplayan ASD taraftarı 80 delege kongrede oy kullansaydı. Bu tasarının Aren–Boran ekibi tarafından önerilemeyeceği yada reddedileceği kesindi.

4. Büyük Kongre MDD’cilerin tasfiyesiyle sonuçlanacaktı. MDD’nin “mezarını kazmak, ölüm ve cenaze” kelimeleri kongrede EMEK grubuna mensup yöneticilerin ve delegelerin en çok kullandıkları kelimeler olmuştur. (1)

Kongre, 29 Ekim günü Aren–Boran’cı genel başkan Şaban Yıldız’ın açılış konuşmasıyla başladı. Genel başkanın konuşmasını müteakiben divan başkanlığı seçimi yapıldı. Seçimi genel merkezin adayı Cemal Kıral 128 oyla kazanmıştı. PDA’cıların adayı Hüseyin Özşahin ise 9 oy almıştı. Daha sonra kürsüye gelen Behice Boran 62 sayfalık GYK raporunda partinin faaliyetlerini anlatırken iç ve dış politikayla ilgili görüşlerine de açıklamıştı. Ama kongrede en dikkati çeken ve tartışmalara sebep olan bölüm ise MDD’cilere yönelik suçlamaların yer aldığı konulardı. Boran’ın okuduğu GYK raporunda MDD kanadının Ankara ve Genel Merkezi basma olaylarına da yer veriliyordu. Raporun okunmasından sonra salona hakim olan ve divanı da ele geçiren genel merkez yanlısı kongre delegeleri faaliyet raporunu üzerinde söz alırken MDD karşıtı görüşlerini seslendirmişler ve raporda yer alan görüşlere destek çıkmışlardı. MDD’cilerin kongreye katılan kesimi olan kongrede de varlık gösteremeyen güçleri olmayan PDA taraftarı birkaç delege ise söz alarak faaliyet raporunu eleştirmişler genel merkeze hakim olan EMEK grubunu oportünizmin temsilcileri olarak suçlamışlardı.



1) İlke, Ekim 1974, sayı:10, sayfa 116–117.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: