Sabancı Suikastı ve Mustafa Duyar Olayı

Sabancı Suikastı ve Mustafa Duyar Olayı

9 Ocak 1996 günü, DHKP–C tarihinin en büyük eylemlerinden birini daha gerçekleştirdi. Levent’teki Sabancı Holding merkezine sızan militanlar Özdemir Sabancı, Toyota–Sa genel Müdürü Haluk Görgün ve baş sekreter Nilgün Hasefe’yi öldürdü. DHKP-C SPB’nin üstlendiği cinayeti biri kadın üç militan gerçekleştirdi. Fehriye Erdal adlı militan, bir temizlikçi şirketine işe girerek binaya sızmayı başarmıştı. Daha sonra gerçekleştirilen plan doğrultusunda tetikçiler Mustafa Duyar ile İsmail Akkol binaya ziyaretçi olarak girerek eylemi gerçekleştirdi.

Cinayet sonrası izlerini kaybettirmeyi başaran militanlar, bu eylem için Bayrampaşa Cezaevindeki örgüt liderlerinden talimat aldılar. Üç kişilik tim üyeleri cinayetten kısa süre önce evlerini terk etmişlerdi. Cinayet sonrası militanlar İstanbul’da çeşitli evlerde barındıktan sonra, Marmaris’ten Yunanistan’a, oradan da Almanya’ya geçtiler. Mustafa Duyar ile İsmail Akkol daha sonra Şam’daki örgüt merkezine gönderildiler. Bunlardan Mustafa Duyar, Suriye’de Türkiye Büyükelçiliğine teslim oldu. Daha sonra İstanbul’a getirilen militan itirafçı oldu ve örgütle ilgili bildiği bütün ayrıntıları anlattı.84

Kanlı eylemden sonra yayınlanan DHKP–C’nin yayın organı “Zafer Yolunda Kurtuluş”un 13 Ocak 1996 tarihli 27’inci sayısının kapağında “Katliamların, kayıpların, her türlü zulmün, emperyalizme bağımlılığın, yoksulluğun sorumlusu Sabancılardır, TÜSİAD’tır” deniliyordu. Gazetenin iç sayfalarında cinayetin DHKP–C tarafından gerçekleştirildiği belirtilerek eyleme sahip çıkılıyordu. Gazetede bu kanlı cina-yetlerle ilgili Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamaya da geniş yer veriliyordu. Örgütün eyleme sahip çıkan açıklaması aynen şöyleydi:

Ülkemizin ekonomisine, politikasına yön veren, denetleyen, eğitim ve kültürünün nasıl ve neye göre oluşturulacağına karar veren Sabancılardır. Hükümetleri oluşturan bütün burjuva partileri bu sermaye güçlerine bağlıdır ve esas olarak bunların denetimi dışına çıkmazlar. Sabancı gibi, işbirlikçi sermaye kesimleri, emperyalizmle işbirliği yaparak varolmuş, büyümüş ve ülke yönetimine hakim olmuşlardır.

Ülkemizin bağımsızlığının çok edilmesinden, faşizmle yönetilmesinden, sömürü ve zulümden Sabancıların, Koçların başında bulunduğu tekellerin örgütü TÜSİAD’ı vb. diğer sermaye örgütlerini sorumlu tutuyoruz.

Onlarca Kez Uyardık;

Bütün işbirlikçi sermaye kesimlerini, katliam, işkence, kaçırma, kaybetme, infaz, sürgün ve cezaevi ile yönetmeye devam eden hükümetleri, hükümetleri oluşturan bütün partileri, devletin bütün kurumlarını, devleti destekleyen herkesi, hal düşmanı, politikalarından vazgeçmeleri ve bu devleti desteklememeleri için defalarca uyardık.

Halkın Adaleti

9 Ocak saat 10:30’da Sabancı Holding Merkezi Ahmet Fazıl Özdemir Silahlı Propaganda Birliğimiz tarafından basılmıştır. Sabancı Holding’in yönetim kurulu üyesi ve önemli adamı Özdemir Sabancı, yine holdingin en büyük kuruluşlarından Toyota–Sa Genel Müdürü Haluk Görgün ve Sakıp Sabancı’nın Sekreteri Nilgün Hasefe cezalandırılmıştır. Savaşçılarımız başka da hiç kimsenin canına, malına zarar vermeden üslerine dönmüşlerdir.

Vatanını seven, emperyalizme karşı olan işkenceyle katliamlarla, sömürüyle vatanından sürülerek yaşamak istemeyen herkesi; emperyalizme, işbirlikçi tekellere ve faşizme karşı, bir avuç azınlığın faşist iktidarına karşı savaşmaya çağırıyoruz!

Bağımsız bir ülke ve halk demokrasisi; sömürü ve zulmün olmadığı bir düzen ancak, faşizme ve emperyalizme karşı savaşarak kurulabilir!

Katliamların, kayıpların tüm zulmün ve sömürünün hesabını sormaya devam edeceğiz!

Vatanları ve halkları için kahramanca direnen tutsaklarımızı selamlıyoruz.

Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!