TKP/ML – Aydınlık Polemiği

TKP/ML – Aydınlık Polemiği

TKP/ML TİKKO’nun yayın organı “Yeni Demokrasi” dergisinin Mart 1989 tarihli 19. Sayısında, Doğu Perinçek’in önderliğindeki Aydınlık hareketinin haftalık yayın organı 2000’e Doğru dergisinde yer alan “TKP/ML içerisinde MİT ajanları var. Devrimci örgütleri ajanlar yönlendiriyor” suçlamalarına cevaplar vardı. “Provokasyon ve hedefleri” adlı başyazıda 2000’e Doğru dergisi ve Doğu Perinçek, geçmişteki ajan provokatif tutum ve davranışlarını bugün de devam ettiriyor denilerek, şu suçlamalar yapılıyordu:

Son günlerde boyalı burjuva basınında görülmeye başlanılan, devrimci örgütlere yönelik provokasyon ve saldırılar, son haftalardaki 2000’e Doğru dergisindeki “Sol örgütlerde MİT provokasyonu” sür manşetiyle yeni bir ivme kazandı. Yükselme gösteren devrimci duruma paralel bütün burjuva karargahlarınca başlatılan yıldırma, demagoji ve iftira kampanyaları, egemen güçlerin devrimci örgütlülükler karşısında acizliğini göstermektedir. Gündeme getirilen yeni senaryolar bu çabaların bir ürünüdür.

TKP/ML içinde faaliyet gösterdiğini iddia eden Mustafa Curnaz adlı satılmış birinin Doğu Perinçek’le yaptığı basın toplantısı ve “itirafları” bir anda bütün boyalı basının sür manşeti olup, “devrimci örgütleri ajanlar yönlendiriyor” mesajı esas alınarak bir kampanya başlatıldı. Ağız birliği edilerek başlatılan bu haçlı seferinin kapsamı ve zamanlaması önemlidir. Yaratılan hava ile tüm devrimci güçlere zarar verildiği açıktır.

2000’e Doğru Dergisi ve Düşündürdükleri

Bir dönemin “önderleri” tarafından çıkarılan bu dergi, Doğu Perinçek, Halil Berktay (ki şimdilerde yolları ayrıldı) gibi geçmişleri bizce bilinen 12 Eylül öncesi Aydınlık kalemşorları, devrimci örgütlerin yenilmesiyle doğan boşluktan siyasal alanda radikal görünerek yararlanmaya çalışıyorlar. Ama tipik olan şu ki, bu dergi her ne hikmetse MİT içindeki raporları ele etmede, MHP içindeki “itirafçı”ların, yada MİT’in provokatörlerini, MOSSAD-MİT ilişkilerini ortaya koymada ve son olarak da M. Curnaz adlı ajanı ağırlamada “hünerli” davrandı. İşin ilginç yanı her kafası esen “itirafçının” 2000’e Doğru dergisini ziyaret etmesi…

Kuşkusuz Türkiye devrimci hareketi açısından hayati bir önem taşıyan böylesi bir sorunun kamuoyuna doğru temellerde yansıtılması çok önemlidir. 2000’e Doğru’nun son sayılarındaki yaklaşımı hem samimiyetten uzak hem de bir siyasi örgütlenme üzerinden tüm devrimciler yara almakta, kuşku, panik ve güvensizlik had safhaya çıkmaktadır. Böylesi bir sorun da bizim yaklaşımımız devrimin genel çıkarlarını korumaya yöneliktir. Biz bunu 2000’e Doğru dergisinde göremedik. Son sayılarını incelediğimizde Tuzla olayı ile başlattığı TKP/ML aleyhindeki bilinçli ve sinsi karalamasını son olaylarla uç noktaya çektiğini görüyoruz. “TKP/ML genel sekreteri” ile yapılan röportajın aynı sayıda boy göstermesi tesadüf değildir. Kaldı ki, Sefa Kaçmaz adlı unsurun bugünkü durumunu bütün devrimcilerin bildiği gibi, Doğu Perinçek de bilir. Bu mücadele kaçkını, yenilgi artığı mülteci 1982 sonlarında oluşturduğu “Mücadele Bayrağı” adlı tasfiyeci grupçukla Avrupa metropollerinde “teori üretme” uğraşı veriyor. Peki bütün bunlar biliniyorken “Genel Sekreteri İle Röportaj” başlığı niye kullanıldı? Bu, Doğu Perinçek bey’in geçmişteki hesaplaşmasının bir ürünü değil de nedir? Doğu Perinçek’le basın toplantısı yapan M. Curnaz gibiler gerçekten halka karşı sorumluluklarının “ızdırabı”yla tutuşsalardı, zarar verdiği örgüte gidip özeleştiri vereceğine, Doğu Perinçek’i ve 2000’e Doğru dergisini seçmezdi. Yukarıda sıraladığımız nedenler göz önüne alındığında bu çabanın samimiyeti kuşku götürüyor.

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!