Mustafa Çalık: Enver Altaylı ve Orhan Kavuncu Gerçeği

Mustafa Çalık Ağabey ile Orhan Kavuncu Twitter üzerinden bir tartışmaya girdiler ve herşey ortaya döküldü. Orhan Kavuncu ve Enver Altaylı hakkında Mustafa Çalık ağabey bildiklerini twitter üzerinden kamuoyu ile paylaştı.

Bu tartışma nasıl çıktı nasıl devam eti hep birlikte inceleyelim. 23 Ekim de Orhan Kavuncu, Enver Altaylı ve fetö den aranan kişilerin bir arada yemek yediği fotoğraf a Mustafa Çalık’ın ne düşündüğü soruldu:

Mustafa Çalık cevaben ‘Orhan Kavuncu arkadaşımızdır, ülkücüdür, BBP’de yıllarca beraber çalıştık. FETÖ‘cülük ithamına hiç inanmam; ama, muhit mevzuunda dikkatli değildir; yani adam seçmez pek. Doğrusu, adamdan da fazla anlamaz, anlasaydı zâten Enver Altaylı gibi bir k.biraderi çoktan vurmuş olması lâzımdı.’ Diye yanıt verdi. Bu twitte 25 Ekim de Orhan Kavuncu: ‘??? Ben kimi vurdum ki şimdiye kadar? Enver Altaylı benim kayınbiraderim olmanın ötesinde ağabeyimdir, fikir yolumun ilk taşlarını döşeyen kişidir. Ümit Özdağ’dan daha şahsiyetli olduğunu sanırdım Mustafa Çalık ama değilmişsin.’ Şeklinde cevapladı.

Mustafa Çalık, Orhan Kavuncu’nun yazdığı twit den dolayı kendisinden özür dilemesini istediğini belirterek 5 Kasım’a kadar müsaade etmiş. Fakat Orhan Kavuncu’dan beklediği şey olmayınca bildiklerini tek tek ortaya dökmeye başlamıştır.

Mustafa Çalık:

Orhan Kavuncu’ya bana yazdığı aşağıdaki tivitten ötürü özür dilemesi için bir gün mühlet vermiştim; O ise bunun yerine 5 Kasım gecesi, aramak istediğini belirten bir sms gönderdi. Hâlbuki bana şunu yazan bir adamın, düello hâriç, evet, düello hâriç, benimle ölünceye kadar bir daha aslâ muhatab olamıyacağını bilmemesi için ya katıksız bir ahmak ya da Orhan Kavuncu kadar pişkin olması lâzım. Ben cevap vermeyince attığı sms’den 9 dk. sonra da kendi hesabından o “vicdan”lı, “Mahşer”li tiviti yazmış.

Orhan Kavuncu, sâhi siz, kayın biraderiniz ve benzerleriniz, sizler Mahşer’e, “Hesap Günü”ne filân inanır mısınız hakîkaten? İnanıyorsanız bu kadar yalanı dolanı, hîleyi hurdayı, entrikayı nereye ve nasıl sığdırıyorsunuz? Her ne ise… Artık benden günah gitti; sıkı durun şimdi!

O Kavuncu, ben sizi yakından ve aynı mecliste ilk defa, 12 Eylül sonrası kız kardeşinizin oturduğu Keçiören, D. Öz Mah.’ndeki evde tanıdım. O eve benim her ayın başlarında hangi sebeple geldiğimi gayet iyi biliyorsunuz. Siz varsanız biraz otururdum, yoksanız kapıdan dönerdim.

Orhan Kavuncu, sizde eğer zerre kadar adamlık olsaydı yâhut da birazcık erdem sahibi olsaydınız ölünceye kadar bana şükran duyar, bırakın terbiyesizlik etmeyi, gördüğünüz yerde karşımda önünüzü ilikler ve en küçük bir saygısızlık dahi etmezdiniz! İnsanda biraz izzet olur, izzet!

Orhan Kavuncu, dönüp şöyle bir kendinize bakın, gerçekten siz kim oluyorsunuz, daha doğrusu kaç paralık adamsınız da benim şahsiyetimi mîzâna koymaya kalkıyorsunuz? Bizim oralarda böyle hâller için çok sık söylenen bir söz vardır, derler ki, “-Hele ite bak, yattığı yere bak!”

Tivitinizin ilk cümlesi: “-Ben kimi vurdum ki şimdiye kadar?” Orhan Kavuncu, sizin gibi adamların adam vurduğu nerde görülmüş? Her fırsatı kazanca çevirmek, sinekten yağ çıkarırcasına her yeri tırmalayıp, habire kazanıp, dâima biriktirmek dururken(!) adam vurup hapis mi yatılır?

Elbette ki, sebepsiz yere birini vurmak ne doğrudur, ne gereklidir, ne de övünülecek bir şeydir; ama, “-Her ne olursa olsun ben aslâ, hiç kimseyi vurmam!” demek de namussuzluk ve şerefsizliğin başka bir adıdır, O Kavuncu.

Onun için size tavsiyem, Orhan Kavuncu, gûya beyefendilik taslıyacağım diye böyle abuk subuk cümleler kurmayın. Bazan, bazı şerefsizler ve hâinler alnının ortasından, bazı namussuzlar da hayalarından çatır çatır vurulurlar…

Orhan Kavuncu, gelelim Enver Altaylı denilen adı güzel kendi rezil k.biraderinizi canla başla savunmanıza… Siz bu herifi, bütün habâset ve mülevvesliğine rağmen keşke, söylediğiniz gibi “ağabey”iniz ve “fikir yolu”nuzun “ilk taşlarını döşe”di diye savunmuş olsaydınız!..

Evet, keşke öyle bir sebeple savunmuş olsanız bu rezili; ama, hayır, siz onu tevkif edildiğinden beri menfaat sâikiyle sırtlama ihtiyâcı duyuyorsunuz; çünkü aile olarak iş ortağısınız o pislikle, Orhan Kavuncu!.. Yoksa aslâ böyle kendinizi parçalamazdınız! Tanımıyor muyuz sizi?!

K.biraderinizi 70’lerde tanıdım ben, Orhan Kavuncu, Hergün gazetesinin Ankara Temsilciliğinde bedava çalıştı(rıldı)ğım talabelik yıllarımda… Sonra Boğaziçi Ün.’nde doktora mâceram var, 1979 güzü, İstanbul’dayım. Bir tatil günü Ö. A. ağabeyin Teşvikiye’deki evine gittim.

Kapıyı Ömer bey açtı. Parmağını dudaklarına götürüp bana “sus” işâreti yaptıktan sonra yer gösterip masanın üzerine bıraktığı telefon ahizesini aldı ve konuştuğu kişiyle kaldığı yerden çok sert biçimde münakaşaya devam etti. Sonrasını herkes iyi dinlesin, bilhassa Orhan Kavuncu!

Konuştuğu Enver Altaylı idi. Ö. A. hoca mevzuyu şöyle özetledi: “-Almanya’daki arkadaşlarımızın topladıkları parayı resmî yoldan getiremiyoruz, malûm. Para elden geliyor ve ben, Berker İ., Enver Altaylı birlikte teslim alıyoruz. Berker bey, tahtakale’de TL’ye çeviriyor ve ./..

Türkeş bey’e birlikte teslim ediyoruz parayı. Ben İstanbul dışında iken en son gelen parayı Berker’le Enver teslim alıyorlar. Enver Berker beye, ‘Bunu aramızda kırışalım, Türkeş’e de söyleme, Ö.A.’ya da’ deyince Berker bey köpürüyor. Gelip bana da söyledi, Genel Başkana da.”

Orhan Kavuncu, bu hikâye tam 41 yıllık… Berker bey rahmete gitti, ama diğer beyefendi sağ ve hepimiz tanıyoruz kendisini. Enver Altaylı’nın yıllar önce M.A.Birand’ın 32. Gün programında kendi ağzıyla övünerek anlattığı arsa ticareti, daha doğrusu “simsarlığı” ayrı bir skandaldır.

S. Özkan nakletmişti tâ o zamanlar, bu Enver Altaylı rezili Ülkücü işçilere arsa satarken en çok şu cümleyi kurarmış: “-Bak koçum, sana Başbuğ’a verdiğimiz parselin yanını veriyoruz, emekli olunca Başbuğ’la yazlık komşusu olacaksınız.” Nasıl ama?! Buna zekâ da lâzım, tıynet de.

Peki, sonra ne oldu o, Başbuğ’un arsasına bitişik parselleri, Enver Altaylı’nın? Yurda gelen zavallı ülküdaşlarımız ellerindeki yarım yamalak evraka göre arayıp tarayınca bir kısmının arsaları Kocaeli’nin dağ başlarına çıktı, bir kısmınınki de İzmit Körfezi’ne, denizin ortasına!

Orhan Kavuncu, k.biraderiniz Ülkücü Harekete bulaşmış en kirli sîmâdır. Maddî menfaatinden daha yüce hiç bir kutsalı olmayan kepaze herifin tekidir Enver Altaylı; inşallah sizi de asıl cezbeden “meziyet”i(!) bu değildir!

Benim “şahsiyet”imi tartmaya yeltenen hadsiz, edepsiz Orhan Kavuncu! K. biraderiniz gibi arsa diye dağ başlarını, denizlerin ortasını mı sattım, Ülküdaşlarıma? Başkanlığı paravan olarak kullanıp Avrupa Nizâm-ı Âlem Ocaklarını arsa ofisine mi çevirdim? Durun ama, daha bitmedi!..

Orhan Kavuncu, k.biraderinizi savunmak (“kurtarmak” demiyorum, kurtaramazsınız çünkü!), belki de sadece savunuyor gözükmek için oraya buraya mektuplar yazıyorsunuz, bunları da utanmadan s. medyada paylaşıyorsunuz. Siz Enver Altaylı hakkındaki “İddiânâme”yi okudunuz mu, gerçekten?

Ben sizin ettiğiniz terbiyesizlikten sonra bir kere daha ve çize çize okudum, 26/8/2017’de Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2017/1123 sayılı kararı ile tutuklanan Enver Altaylı hakkında Ankara C. Savcılığı tarafından hazırlanıp Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan”İddiânâme”yi.

Enver Altaylı tutuklandığı gün alınan ifadesinde sürekli yalan söylüyor; meselâ, 91’de Türkiye’ye döndükten sonra C. Başkanı Özal ve Demirel’e danışmanlık yapmış gûya (s.10.). Yalan! Özal’ın da Demirel’in de resmî, g.resmî danışmnlarını herkes bilir, Ankara’da.

Gülen’e, devletin kayıtlarına geçmiş o mektupları sanki kendisi yazmamış gibi, ifâdesinin bir yerinde, “-C.başkanı Kerimov ile bizzat görüşerek Zaman gazetesinin Özbekistan’da yayınlanmasına müsaade etmedim” (İddiânâme, s.11) diyebiliyor, bu Enver Altaylı.

Orhan Kavuncu’nun “fikir yolunun ilk taşlarını döşeyen ağabeyi”nin aynı sayfadaki başka bir cümlesi: “Hav.Alb. Ferhat Kale ile zaman zaman yaptığım görüşmelerde ne yapıp yapıp Fetullahçı yapılanmanın tamamının tasfiyesini, özellikle tepe ekibinin yok edilmesini söyledim.”

İddiânâme, s. 21: “29/8/2017 t. tutanak içeriğine göre; şüpheli Enver Altaylı’nın geçmişte bazı ABD’li kıdemli istihbaratçılarla kurduğu yakın ilişkiye bağlı olarak (…) temasının sürdüğü, (…)”

İddiânâme, s.21: “2017 Hz. ayı sonunda FETÖ mensubu eski askerler tarafından hazırlanan ‘Erdoğan ve Türkye’nin Dönüşümü’ başlıklı propaganda metninin Almanya ve İsrail’de üst düzey yöneticilere iletilmesi amacıyla İsrailli Prof. Dr. Amatzia Baram’a gönderilmesini sağladığı,”

[Enver Altaylı’nın] “..İngiliz hükûmeti ile bağlantılı olarak Afganistan’da faaliyetler yürüten İrlanda’lı akademisyen Michael G. Semple ile birlikte bazı Taliban unsurlarını da dahil ederek Afganistn’daki güç dengelerine müdahaleye yönelik çeşitli girişimlerde bulunduğu,” s.21.

” .. Enver Altaylı’dan ele geçirilen dijital materyallerden (..) provokatif raporların hazırlandığı T.C. Devletinde bir askerî darbe ortamı hazırlamak amaçlı destabilizasyon faaliyeti yürütülmesi gerektiğine dair 18 Şb. 2016 t. rapor ve notların bulunduğu, (..)” İddianame, s.22.

Enver Altaylı’da ele geçirilen aynı materyaldeki bir not: “…POLİSİN bünyesindeki ajanlarımızı kullanarak, (…) gösterilerde Polise maksimum yetki verip aşırı kuvvet kullanmasını temin etmek, böylece Milletin ve en önemlisi Gençlerin devlete ve polise karşı öfkesini artırmak.”

“15 Ağ. 2019 t. Dij.Mat.İnc.Rap.’na göre; (…) Enver Altaylı’da ele geçirilen (…) APPLE marka cep telefonuna ait uygulamalar arasında üst düzey FETÖ/PDY Sil.Ter.Örg. mensupları tarafından tercihen kullanıldığı bilinen ‘Signal’ isimli haberleşme uygulamasının yüklü olduğu,”s.22.

“BTİK Bşk.’ndan alınan HTS verileri üzerinde yapılan çalışmalarda, şüpheli Enver Altaylı’nın (…) birçok üst düzey örgüt mensubu ile yoğun irtibat kayıtlarının olduğu, bunlar arasında (…) MHP kaset kumpasları ve ./..

… gazeteci Haydar Meriç’in öldürülmesinde adı geçen İbrahim Faruk Bayındır, Erkam Tufan Aytav, Salih Yaylacı, Nizamettin Afşar, Hidayet Kara ve birçok farklı yabancı ülke görüşme kaydı bulunduğu,” (Enver Altaylı’nın yoğun irtibat kaydı olan örgüt mensupları), İddiânâme, s.23.

Enver Altaylı’yı “Hapisdeki bir ülkücü” zanneden arkadaşlarımız BTİK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) Başkanlığının HTS İnceleme Raporundan alınan bu bilgilerin ne manâya geldiğini inşallah anlamışlardır!

“MASAK Bşk.’nın 27/3/2019 t. ve2019-468-92 sayılı M. Anliz Rap.’na göre; şüpheli Enver Altaylı’nın (…) herhangi bir [işte] çalışma kaydına rastlanmadığı, CIA mensubu Rusi Nasar ve oğlu Erkin E. Nasar ile aralarında yüksek meblâğlarda ve çok sayıda swift işlem kaydı bulunduğu,”

23. sayfadan devam: “Nizamettin Afşar ile [Enver Altaylı’nın] aralarında yoğun para transfer ilişkisi bulunduğu, Nizamettin Afşar ile ise Afganistan ve Pakistan uzm. Micheal Sample arasında para transfer ilişkilerinin bulunduğu, (…) “

Yukarıdaki 36 sayılı tivitteki cümlenin devamı olarak (s. 24’ün baş kısmında), “…Orhan Kavuncu tarafından N. Afşar hesabına ‘Enver abiye destek’ açıklamalı çok sayıda para transferi gerçekleştirildiği yönünde tesbitte bulunulduğu,” anlaşılmaktadır.

Enver Altaylı’ya ait “Mac Book Pro marka diz üstü bilgisayara ait kütüklükler içerisindeki ‘An Eurasian columnist recently’ diye başlayan İngilizce metnin Ank. C. B.Savcılığı tarafından [yaptırılan] Türkçe (…) tercümesinde, Enver Altaylı tarafından yazılan yazı içeriğinde;” s.28.

“…Erdoğan Şangay kararını çok önceden almış ve gerekli temasları kurmuştu. Bu açıklamayla da aslında Türk halkına Şangay kampanyasını pazarlamış oldu. (..)” İddianame, s. 29.

“…Türkiye’nin (…) ulusal bağımsızlık savaşında dahi İngiliz ya da Amerikan mandasını bağımsızlığının teminatı olarak gördüğünü düşününce (..) Türk toplumunun (..) Şangay ittifakına yönlendirilmesinin bile Batı için telâfisi imkânsız bir kayıp olduğu kanaatindeyim.” s.29.

Orhan Kavuncu’nun “fikir yolunun ilk taşlarını döşeyen ağabeyi” ve k.biraderi Enver Altaylı’nın 40. tivitteki cümlenin hemen ardından kurduğu şu cümleyi herkes iyi okusun:

Yaşamımın 50 yılını … Rus emperyalizmine karşı mücadeleyle geçirmiş bir kişi olarak, saygıdeğer büyüklerim R. Nazar ve D. Clarridge’e karşı taşıdığım ahlâki sorumluluğun bilinciyle biricik dostlarımı mevcut durumun büyük tehlikeleri konusunda uyarmayı borç bilirim.” s. 29.

Enver Altaylı’ya ait “..USB Bellekte Gülen’e yazdığı ve ‘Muhterem Efendim’ ile başlayan (12.01.2009) mektup, “Muhterem Efendim, (..) Gönlümde Zat-ı Âlilerine karşı garazsız ve coşkun bir sevgi kaynaması var. Efendim ellerinizden öper huzurunuzda saygı ile eğilirim” diye bitiyor.

Aynı belgedeki 11 Şb. tarihli metinde ise Kaşif Kozinoğlu‘nun MİT’te Müstşar, Müstşar Y. yahut da Oper. D. Bşk. olmak için çabaladığını söyleyip ekliyor: “Eğer böyle bir şey olursa Allah memleketi, Devleti, F.Hoca Efendiyi, Cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felâket olur.”

Daha önce (Ek. 2008) Gülen’e yazdığı metinde diyor ki, “Kaşif Kozinoğlu terfi ettirilmiş ve merkezi Taşkent’te bulunan, O. Asya İstihbaratını koordine etmekle görevli büronun başına getirilmiştir. Okulların kapatılma sürecinde en büyük ihanet payı adı geçen bu şahsa aittir.”s.31.

Enver Altaylı aynı mektup içinde F.Gülen’e “Kaşif Kozinoğlu‘nun etkisiz hale getirilmesi ve MİT içerisindeki FETÖ/PDY Terör Örgütü üyesi 20 görevli hakkındaki izlemenin durdurulması” için Başbakan Erdoğan’ın MİT Müsteşarı nezdinde teşebbüste bulunmasını ısrarla telkin ediyor. s.32.

Enver Altaylı yine aynı mektupta yeni (2008) atanan Gn. Kur. Bşk. İ. Başbuğ hakkında, “Zatı âlinize ve yapılan hizmetlere bakışı son derece menfîdir” (İddianame, s.32) ifadesini kullanıyor. Bununla kalmıyor, bu rezil; bakın daha kimleri mahvetmeğe uğraşıyor; izleyin lûtfen…

“Yeni ekibin güdümündeki bazı askerî mahfillerde, şahsınıza ve yakınlarınıza karşı kin ve düşmanlık duyguları tahrik edilmektedir. Hattâ bunlar sizin katledilmeniz gerektiğini bu mümkün olmazsa yakınlarınız hedef alınarak canınızın yakılması gerektiğini dahi ifade ediyorlar.Meselâ bunların kontrolünde olan Ömer Öngüt çevresindeki bazı Ülkücü gençler açıkça sizi, mümkün olmazsa yakınlarınızı katletmekten bahsediyorlar.” (İddianame, s.32.)

Savcının 34. s.’daki mütaleası: “…aynı mektup içerisinde MİT ve Gn. Kur. Bşklığı ile ilgili, açık kaynaklardan elde edilemiyecek (…) bilgileri, eski vaiz sıfatı dışında devletle hiç bir rabıtası olmayan, FETÖ/PDY Sil. Ter. Örg. lideri olan bir şahısla paylaştığı, (…)”

Hakkındaki İddiânâme’nin 36. sayfasından itibaren, Enver Altaylı’nın baş döndürücü ve takibi bile sinir bozucu, dehşet verici telefon trafiğine şâhid oluyoruz.

” …şüpheli Enver Altaylı’nın kullandığı APPLE marka IPHONE model…620760’la biten cep telefonu kütükleri içerisinde yer alan arama günlüğü üzerinde üzerinde yapılan çalışmaya göre, ./.. (İddiânâme, s.36., 2. prg.)

“… şüpheli Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘B.R. (R.B., TCKN …) ibâresi ile kayıtlı ..826911 GSM numarası ile 1.022 (Bin Yirmi İki) kez görüştüğünün; bu görüşmelerin 767’sinin Enver Altaylı’nın, 197’sinin ise R.B.’nin araması sonucu olduğunun tesbit edildiği, ” (İdnm., s.36.)

…ayrıca şüphelinin telefon rehberinde”R.B” ibâresi ile kayıtlı (0 532 …370) başka bir GSM numarası ile de137 kez; yine şüpheli Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘Ilıcak S.’ ibâresi ile kayıtlı …705702 GSM numarası ile 940 kez görüştüğünün tesbit edildiği, ” İddiânâme,s.36.

“…şüpheli Enver Altaylı’nın telefon rehberinde ‘Bilâl E.’ ibâresi ile kayıtlı …..220200 GSM numarası ile 172 kez görüştüğünün, bu görüşmelerin 134’ünün şüpheli Enver Altaylı’nın, 26’sının Bilâl E.’nin araması sonucu olduğunun tesbit edildiği,” İddiânâme, s. 36.

“..şüpheli Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘Michael Semple’ ibâresi ile kayıtlı 447……6972 GSM numarası ile 92 kez görüştüğünün, bu görüşmelerin 76’sının şüpheli Enver Altaylı’nın araması sonucu, 14’ünün M. Semple’ın araması sonucu olduğunun tesbit edildiği,” İddiânâme, s.36.

M. Semple hakkında, İddianm. s. 40’da verilen bilgi: “..akıcı bir Dari konuşmacısı ve 25 yıldan beri Afganis. ve Pakis.’da yaşayan İrlanda’lı uzm.; 2004’den 2007’ye kadar, ‘yetkisiz faaliyetlerde’ bulunmakla [suçlanıp] Afgan hükümeti tarafından kovulana kadar AB Öz. Tems. Y.”

“…şüpheli Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘Alen Fiers’ ibâresi ile kayıtlı ‘156…359914’ GSM numarası ile 57 kez görüştüğünün tesbit edildiği, bu görüşmelerin 45’inin Enver Altaylı, 10 [12?]’unun Alen Fiers’ın araması sonucu olduğunun tesbit edildiği,” İddiânâme, s. 36.

“…Alen Fiers isimli şahsın kamuya açık int. sitelerinde yapılan araştırmasında, asıl adının Alen Dale Fiers Jr. olduğunun, CIA’nın eski Orta Amerika görev gücünün şefi olduğunun tesbit edildiği,” İddiânâme, s.39.

“…Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘monique’ ibâresi ile kayıtlı ‘161…2573’ ABD’de kullanılan GSM nu. ile 9 kez; ‘Boyd Bishop’ ibâresi ile kayıtlı ve ABD’de kullanılan ‘1571…7208’, ‘1703..8828’ ve ‘1561..5812 GSM nu.ları ile 14 kez görüştüğünün tesbit edildiği,” İdd.s.39.

“…Enver Altaylı’nın tel. rehberinde Eckard [Peter Martin] Schiewek ibâresi ile kayıtlı ‘4915…88135’ GSM numarası ile 6 kez görüştüğünün; [bu] şahsın …geçmişte BM Afganistan Komisyonu (UNAMA) Tâlibân/El-Kaide izleme ekibi üyesi olduğunun değerlendirildiği,” İdd., s. 39.

“…Enver Altaylı’nın tel. reh.’nde ‘Mery Ellen’ ibâresi ile kayıtlı ‘131….93232’ ABD’de kullanılan GSM numarası ile 5 kez görüştüğünün tesbit edildiği,” İddiânâme, s.39.

“…şüpheli Enver Altaylı’nın tel. reh.’inde Mike [Michael] Dougles adı ile kayıtlı 4477…7800 ve ‘9715…..4712’ GMS nu.ları ile 7 kez görüştüğü; şahsın Somali ve Irak gibi sorunlu bölgelerde hava loj., güv. hizm. sağlayan BAE merkezli SKA Int. adlı şrketin yöneticisi olduğu,”

“..Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘Max’ ibâresi ile kayıtlı ‘202..04745’ GSM numarası ile 28 kez görüştüğünün; bunların 21’inin şüpheli Enver Altaylı’nın, 2’sinin Max’in araması sonucu olduğu ve ayrıca şüpheli tarafından gönderilmiş 4 msj bulunduğunun tesbit edildiği,” İd., s.37.

“…şüpheli Enver Altaylı’nın tel. rehberinde ‘Eireamhan Semple’ [diye] kayıtlı ‘202..4745’ GSM numarası ile 23; ‘Edwina C. Rogers’ [diye] kayıtlı ‘1202…47800’ GSM numarası ile 7 kez görüştüğünün, tamamının Enver Altaylı’nın araması sonucu olduğunun tesbit edildiği,” İdd.,s.37.

“..şüpheli Enver Altaylı’nın tel. reh.’inde ‘Salih Cemaat’ [diye] kayıtlı ‘0 507 8….4 70 GSM numarasının PolNet sistemi üzerinde yapılan sorgulamasında FETÖ/PDY Ter.Örg. kurma/yönetme suçundan … sanık olduğu anlaşılan Salih Yaylacı’ya ait olduğunun tesbit edildiği,” İdd.s.37.

“…cep telefonuna ait kütüklüklerde Enver Altaylı’nın 25/6/2015günü 16:44’de, özel davet/yetki ile girilebilen BM toplantı salonunda çekilmiş olduğu resmin tesbit edildiği,” s.37.

“…resimde şüpheli Enver Altaylı’nın yanındaki kişilerin Edwina Rogers ve eşi olduğunun ve Secular Policy Institute başkanlığını yapan Edwina Rogers’la bir çalışma toplantısında beraber olduğunun görüldüğü,” İddiânâme, s. 37.

Enver Altaylı’nın “…cep telefonuna ait kütüklükler içerisinde 06.12.2016 günü saat 20:32’de oluşturulmuş resim tesbit edildiği, resimde şüpheli Enver Altaylı’nın yanındakilerin E. Rogers ve eşi ile [Rogers’la] aynı kuruluşta beraber olan M. Semple olduğunun görüldüğü,” İdd.s.37.

Orhan Kavuncu’nun ibretlik k.biraderi Enver Altaylı’nın İddiânâmesinin 36. sayfasından itibaren (…) dehşet verici bir telefon trafiğinden bahsetmiştim ya, o trafiğin bir bölümünün sayımı-dökümü bu işte! Abarttığımı düşünenlerin fikirleri değişmiş olsa gerektir.

Enver Altaylı’nın haksızlığa, iftiraya uğramış hapisteki bir ülkücü olduğunu zanneden arkadaşlara sormak istiyorum: Sizin telefon rehberlerinizde, ekseriyeti CIA ajanı veya idârecisi olan böyle kaç Amerika’lının numarası kayıtlıdır ve kaçıyla kaç görüşme yapmışlığınız vardır?

Orhan Kavuncu, MİT Müsteşarına yazdığınız mektupta, Enver Altaylı’nın B.Savcı V. Necip İşçimen’e verdiği ifadede [Fetö’cü] Mustafa Özcan’la “dönemin C. Başkanının yönlendirmesiyle Orta-Asya’lı öğrencilere yardım amacıyla tanıştığı”nı anlattığından bahsediyorsunuz.

Orhan Kavuncu, Savcılık İddiânâmesinden alarak yukarıda adıyla sanıyla zikrettiğim CIA yöneticileriyle de “Orta Asya’lı öğrencilere yardım amacıyla” mı görüşürdü, k.biraderiniz? “Saygıdeğer büyükleri”nden biri olarak andığı D. Clarridge’den burs mu istiyordu o öğrenciler için?

MİT Müsteşarını kaynınızın masumiyetine ikna etmek için, sizinkinin 70, M. Barıner’in 20 küsur yaşında olması gibi bir mukayeseyi akıl ettikten(!) sonra, “Bunların dışında bir konu varsa onu biz de bilelim ki, susup bir kenarda sabırla bekleyelim” diyorsunuz.

“Bunların dışında bir konu” yok mu gerçekten, Orhan Kavuncu? İddiânâmeden alıp hulâsa ederek sayıp döktüğüm onca kirli ilişki, o CIA elemanlarıyla görüşmeler, Türk Hükûmeti aleyhine yazılan raporlar, verilen bilgiler, F. Gülen’e giden o ihbar mektupları ne, peki?

Bu arada benim tuhafıma giden şeylerden biri ve en mühimi, R.B.’in bu Enver Altaylı ile telefonla 1.157 kez görüşmesi için nasıl bir sebebi olabilir?

Enver Altaylı denilen bu fersûde herifle 1.157 kere konuşan Hz. Ali olsa (Hâşâ!) yoldan çıkardı!.. (R. B., sen Cml Hocanın oğlusun, M. Yazıcıoğlu ile de yüzlerce kere aynı sofraya oturdun -en kestirme şekilde söyliyeyim- lûtfen daha az para kazan ve daha temiz yaşa!..)

Bitirmeden üzerine basa basa söylemem gereken şeylerden biri şudur: Enver Altaylı’nın da Orhan Kavuncu’nun da çoluk çocukları hakkında -lehte veya aleyhte-benim söyliyebileceğim herhangi bir şey yoktur; kendilerini tanımam da bilmem de. Varsa bir fenâlıkları vebâli babalarınındır.

Enver Altaylı, doktrinal manâsiyle FETÖ’cü değil, ama dibine kadar FETÖ “işbirlikçi”sidir; Orhan Kavuncu ise FETÖ’nün değil kaynının işbirlikçisidir; yani işbirlikçinin işbirlikçisi; her şeyi gibi “işbirlikçi”liği de yarım yamalaktır.

Tekrar Enver Altaylı’ya gelirsek ona FETÖ’cü deyince acaba hangisine haksızlık olur, ben emîn değilim! Onun gibi bir madrabaz elli senede bir gelir herhalde. Düşünün ki, rahmetli Türkeş’ten Alman devletine, Alman devletinden de Türkeş’e referans mektubu alabilmiş tek kişi odur.

Bu mevzuda ve şimdilik -şâyet birileri “kaşınmazsa”- son sözüm şudur: Eğer bu devletin namusu varsa Enver Altaylı gibi alçakları ya hücrelerinde çürütür yâhut da kanına girdikleri Kâşif Kozinoğlu ve 15 Temmuz’daki diğer bütün masumlara ne yaptılarsa aynısını onlara yapar!..

YARIN 13 KASIM… KÂŞİF KOZİNOĞLU’nun ŞEHÂDETİNİN 9. YILDÖNÜMÜ!.. Birkaç gündür yazdığım 81 tivitlik seri’yi O’nun azîz hâtırâsına ithaf ediyorum. Rûhu şad, mekânı Cennet olsun inşallah. Muazzez rûhu için el-Fâtiha…

 

error: Content is protected !!