PKK İnfazlar -29- Zeki Yılmaz’ın Akibeti

Zeki Yılmaz da Apo’nun Talimatı Üzerine Dağda Tutuklanarak İdamdan Yargılandı, Akıbeti Bilinmiyor.

Türk kökenli Zeki Yılmaz tıpkı Haki Karer, Kemal Pir gibi Kürt solunun en radikal kanadı PKK’ya 1975’de katıldı. Öğretmen olan Zeki Yılmaz 1977–1980 döneminde Apocular adıyla bilinen PKK’nın Güneydoğu’daki bir çok kanlı eylemlerinde bizatihi yer aldı. 1980’de güvenlik güçlerince yakalandı. 1991’e kadar Diyarbakır Cezaevin’de yattı. Tahliye olduktan sonra bir çok PKK’lı militan gibi soluğu Lübnan’daki örgüt kampında aldı. Öcalan’ın cezaevlerinde yatan örgüt militanlarıyla ilgili düzenlemiş olduğu “zindan konferansı”na katıldı. Bu konferans sonrasında lideri Öcalan’ın ve PKK’nın örgüt yapısını sorguladı. Zindan konferansının PKK içerisinde fikri ve siyasi tartışmalara engel olmak ve örgüt içindeki muhalif düşünceleri boğmak için düzenlendiğini ileri sürerek örgüte baş kaldırdı. Sonu Öcalan’a muhalif diğer bir çokları gibi meçhul olacaktı. Öcalan’ın emriyle “örgüt disiplinini bozmak”, “bozgunculuk yapmak”, suçundan PKK’nın infaz timleri tarafından bilinmeyen bir yerde öldürüldü. Cesedi bulunamadı. Eski PKK’lı Selim Çürükkaya yakından tanıdığı, cezaevi arkadaşı Zeki Yılmaz hakkında şunları anlatıyor:

*Laz olmasına rağmen 1975’lerde Kürdistan Ulusal Kurtuluş saflarına katıldı ailesini, öğretmenliği, ülkesini terk etti. Bir çok silahlı eylemde yer aldı. 1980’de tutuklandı. Diyarbakır Cezaevinde ön saflarda direnenlerle birlikte oldu. İdam cezasına çarptırıldı. Tahliye olana kadar devlete boyun eğmedi. Akademiye geldiğinde geri plana atılarak susturuldu. Daha sonra Apo’nun talimatı üzerine dağda tutuklanarak idamdan yargılandı. Akıbeti bilinmiyor.

*Zeki Yılmaz’ın suçunu ulu önderimizin Çözümlemelerinden okuyorum: “Arkadaşları savaşırken, o oturmuş köfte yiyor” diyor. Behey ulu önderimiz, senin arkadaşların dağda savaşırken sen Şam’da kaç kazan köfte yedin? Diye sorasım geliyor.

Bir kuşak cezaevinde kendi halkının düşmanı olan bir devletin işkenceci güçlerine karşı yürüttüğü direnme savaşının yarattığı popülerliğin cezasını çekiyor. Diyarbakır ceza evinde ve Kürdistan’da direnen ve tanınan herkes, diktatörün korkulu rüyasıdır. Bundan dolayı başkalarının tanınmasını suç, kendisinin tanınmasını kanun olarak dayatma ihtiyacını duymuştur.

Bu konu üzerinde iyi düşünün, ben iki yıl düşündüm, araştırdım ve izledim. Vardığım sonuç; diktatörün dışında tanınan kişileri denetim altına alarak köle gibi kullanmak, tasfiye etmek, kaçırtmak ve öldürtmek gibi kategorilere ayırarak amacına ulaşmıştır. Örgüt dışında olan Kürdistanlı özellikle halk tarafından tanınan ve Kürt gruplarının liderleri konumunda olanları “Ajan” olarak damgalayıp mahkum etmeye çalışmıştır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: