TİKP’li şair Gani Bozarslan’ın Şüpheli Ölümü

TİKP ÖRGÜT İÇİ İNFAZ

 

TİKP’li şair Gani Bozarslan’ın Şüpheli Ölümü

10 Mayıs 1978 tarihinde İstanbul Harem İskelesinde ölü olarak bulunan TİKP üyesi, Bora yayınevi yönetmeni, Gani Bozarslan’ın şüpheli ölümü kamuoyunda bir çok şüpheleri ve soru işaretlerini beraberinde getirdi. TİKP’liler Gani Bozarslan’ın şüpheli ölümü üzerine geçmişlerinden dolayı kuşkuları üzerlerinde topladılar. Başta Gani Bozarslan’ın babası M. Emin Bozarslan, oğlunun ölümünden “Aydınlık” gazetesini ve “Maocu Aydınlıkçılar” diye nitelediği Aydınlık hareketini suçlayan “silahım kalemimdir” adlı bir kitap çıkardı. M. Emin Bozarslan oğlunun Kürt düşmanı olarak nitelendirdiği Aydınlıkçılardan ayrıldığı için öldürüldüğünü ileri sürüyordu. Baba Bozarslan’a göre; Adil Ovalıoğlu’da geçmişte Aydınlıkçılar tarafından öldürülmüştü. Sol yayın organlarında da Gani Bozarslan’ın ölümünden Aydınlık hareketini sorumlu tutan birçok haber ve yorumlara da yer verilmişti. Aydınlıkçılar (TİKP) Bozarslan’ın şüpheli ölümü üzerine kendilerine yönelik iddiaları cevaplandırmakta gecikmediler. Bozarslan’ın ölümüyle ilgili olarak TİKP İstanbul İl Örgütü’nün 12 Mayıs 1978 tarihli Aydınlık gazetesinde yer alan açıklamasında şunlar yer alıyordu:

Partimizin üyelerinden, değerli arkadaşımız devrimci şair ve yayıncı Gani Bozaslan, dün gece Harem kum iskelesinde ölü olarak bulunmuştur. Arkadaşımızın ölüm nedeni henüz anlaşılamamıştır. Türkiye’nin şu güvensizlik ortamında, bu olayın aydınlatılması son derece önemlidir. Biz bunun için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.

Arkadaşımız Gani Bozarslan, son nefesini verdiği ana kadar Türkiye halkının kurtuluşu ve bağımsızlığı ile mücadele etmiştir. Bu nedenle hakim sınıfların ağır baskı ve takibine hedef olmuştur. Son nefesini verdiği an, Lenin’in “Örgütlenme Üzerine” adlı eserini, sahibi bulunduğu Bora Yayınlarından yayınladığı için gericiliğin verdiği sekiz yılık ağır mahkumiyet kararını şerefle omuzlarında taşıyordu.

Gani arkadaş, Kürt kültürü üzerine derinlemesine araştırmalar yapmış, çalışmalarının ürünlerini Türkiye halkının iki süper devlete karşı sımsıkı birleşmesi için bir silah olarak kullanmıştır. Devrimci Kürt şairi Ciğerhun’un “Lenin Şafağı” adlı kitabını Türkçe’ye kazandırmış, 13. Yüzyıl Kürt şairi Feki Teyran’ın şiirlerini çevirmişti. Ereb Şemon’un Kürt Çoban isimli devrimci romanını çevirerek yayına hazır hale getirmişti. En son olarak da Memo Alan adlı büyük Kürt klasiğini hazırlıyordu.”

Aydınlık gazetesinin genel yayın yönetmeni TİKP’in önde gelen isimlerinden Oral Çalışlar baba M. Emin Bozarslan’ın kendilerine yönelik iddialarına “Türkiye Gerçeği” dergisinin Nisan 1980 tarihli 14. sayısında yedi sayfalık “M. Emin Bozarslan’ın Yalanları ve Gerçek” adlı uzun bir açıklamayla cevap veriyordu. Oral Çalışlar’ın açıklaması aynen şöyleydi:

M. Emin Bozarslan, Türkiye İşçi Köylü Partisini, Aydınlık gazetesini ve “Maocu Aydınlıkçılar” diye nitelediği devrimcileri suçlayan bir kitap çıkardı. “Silahım Kalemimdir” isimli kitaba değerli arkadaşımızı Gani Bozarslan’ın imzasını atmış. Kitabın 58 sayfası M. Emin Bozarslan’ın devrimcilere yönelttiği temelsiz suçlamalarla dolu, 24 sayfası da Gani’nin bir yazısına ayrılmıştı.

“Aydınlıkçıların” şimdiye kadar hiçbir cinayete karışmadığını dost düşman herkes bilir. Türkiye İşçi Köylü Partisi’nin temelinde cinayet ve saldırılara karşı olmak vardır. Siyasi mücadelede komplo ve cinayet bizim tavrımız değildir. Siyasi öldürme olayları incelenirse, bu tip işlerin Moskova yanlısı sahte solcular ve MHP’liler tarafından yapıldığı görülür. M. Emin Bozarslan canileri, “Aydınlıkçılar” içinden değil, dost olarak gördüğü Sovyet piyonlarından arasa daha gerçekçi hareket etmiş olur.

Mehmet Emin Bozarslan’ın İddiaları

1. Gani, Kürt düşmanı olarak gördüğü, “Aydınlıkçılar”dan ayrılmıştır. Onlar için düşmanım demektedir.

2. Gani’nin kendilerinden ayrılmak istediğini öğrenen “Aydınlıkçılar” onu öldürmeye karar verirler. Bu amaçla, Kahramanmaraş katliamı gibi olayları düzenleyen devlet içindeki karanlık güçlerle işbirliği yaparlar.

3. Gani’yi öldürmek için M. Emin Bozarslan’ın Diyarbakır’da olduğu bir gün seçilmiştir. M. Emin Bozarslan kışkırtılarak Kürt isyanı çıkartılmak istenmektedir. Amaç, isyana zorlanan Kürtlerin ezilmesidir.

4. “Aydınlıkçılar” eskiden beri siyasi cinayet işlerler. Adil Ovalıoğlu’nu da bunlar öldürmüştü.

5. Aydınlık, olayı başından itibaren çarpıtarak verdi. Önce öldürüldüğünü söyledi, daha sonra ise “ölü bulunduğu”, “yitirdiğimiz” gibi sözler kullanmaya başladı.

Kitabın asıl amacı ise siyasi saldırıdır. Mehmet Emin Bozarslan’ın Gani’yi savunmak ve ölümünü araştırmak diye bir derdi yoktur. Yazı boyunca, Gani’nin “Aydınlıkçılar”ın tuzağına düştüğünü söyleyerek, değerli arkadaşımıza hakaretler etmektedir. Yazıda evladının ölümüne üzülmüş bir babanın tutumu hiç yoktur.

“Gani Maocuların Tuzağına Nasıl Düştü” başlığıyla yazılan bölümde; M. Emin Bozarslan şunları söylüyor: “Gani daha lise ikinci sınıf öğrencisi iken onların tuzağına düşürüldü. Tıpkı, kurdun tuzağına düşen bir kuzu gibi.”

Kitabın yazılma amacı olan Kürt milliyetçiliğiyle cilalanmış Moskova yanlısı görüşler ise şu sözlerle kendini ele vermektedir. “Maocu ‘Aydınlık Grubu’nun Kürt düşmanlıklarını gizlemek için bir maske olarak kullandıkları ‘halkımızın birliği’ sloganını durup dururken ortaya atması boşuna değildir. Sovyetler Birliği’nin Kürt sorununu kullanarak Türkiye’yi bölmek istediğin iddia etmeleri ve bunu Pekin yöneticilerinden aldıkları demeçlerle pekiştirmeleri de boşuna değildir.”

Gani Hiçbir Zaman Kürt Milliyetçiliğini Savunmadı O Daima Birlikten Yana Oldu

M. Emin Bozarslan Gani’yi “Aydınlıkçılar”ın öldürmeyeceğini bilecek kadar “Aydınlıkçılar”ı iyi tanımaktadır. O, son güne kadar Gani’nin devrimci fikirleri ve Partiyi savunduğunu da bilmektedir. Öyle anlaşılıyor ki ona böyle yazması için bazıları telkinlerde bulunmuşlar. Çünkü bu yazıya kadar M. Emin Bozarslan Sovyetler Birliği’ni bu kadar açık savunmamış ve Kürt milliyetçiliğini böylesine istismar etmemişti.

Gani öldüğünde üzerinde Partiyle ilgili kupürler ve bir şiir çıkmıştı. O, her zaman Partisine güvendi ve bu sevgiyi kalbinde taşıdı.

Gani Aydınlık’ın 20 Mart 1978 tarihinde yayınlanması sırasında da katkıda bulunmak için canla başla çalıştı. Aydınlık’ın reklam spotları için birçok öneride bulundu. Onun kendi eliyle çizdiği reklam önerileri hala bir anı olarak arşivimizde durmaktadır.

Gani’nin Partiye ve Mao Zedung Düşüncesine bağlılığını gösteren yazıları ve düşünceleri ortadadır. Yazdığı şiirler Mehmet Emin Bozarslan’ı yalanlayacak birer abide gibi durmakta ve binlerce devrimci tarafından marş olarak söylenmektedir. Gani’nin her cümlesi, M. Emin Bozarslan’ın teslim olduğu Sovyet revizyonistlerine öfkeyle doludur. Hiçbir çaba Gani’nin devrimci mücadelesine gölge düşüremez.

Adil Ovalıoğlu’nu TİKP Düşmanı Garbis Altınoğlu Gibi Provokatörler Öldürdü

M. Emin Bozarslan, devrimcilere çamur atabilmek için Adil Ovalıoğlu, İbrahim Kaypakkaya ve Bora Gözen’i de “Aydınlıkçılar’ın öldürdüğünü veya öldürmek istediğini iddia ediyor.

Adil Ovalıoğlu’nu, Garbis Altınoğlu gibi TİKP düşmanları öldürmüştür. Bu cinayetin davası 12 Mart döneminde görülmüş ve olayın nasıl cereyan ettiği bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkmıştır. Hatta Garbis Altınoğlu grubunu başka cinayetler işlemeye hazırlandıklarına dair belgeler de ele geçirilmişti. O zaman, Altınoğlu grubunun Doğu Perinçek ve arkadaşlarını öldürmek için yaptığı listeler mahkemede okudu ve zabıtlara geçti. Emin Bozarslan herkesin bildiği bir olayı bile çarpıtmaya çalışmıştır.

İbrahim Kaypakkaya’nın öldürülmek istenmesi de aynı türden bir yalandır. “Aydınlıkçılar”ın böyle bir davranışı hiçbir zaman olmamıştır. Sovyet sosyal emperyalistlerinin Moskova ve “Bizim Radyo”dan yaydıkları bu yalanlar Moskova’ya karşı kararlı mücadele yürüten Türkiye İşçi Köylü Partisini karalamak amacıyla uydurulmaktadır. Zaten bütün kitap Sovyetleri savunmak için kaleme alınmıştır. Emin Bozarslan bu amacını açığa vuracak şekilde iftiralarını şöyle sonuçlandırmaktadır. “Maoculuğun ve Pekinciliğin Türkiye’de, dünyada hangi sloganlarla yola çıkıp hangi noktalara vardığını artık görün… Türkiye’deki Kürt halkının demokratik talepleri söz konusu olunca Pekin yöneticileri, ‘Sovyetler Türkiye’yi bölüyor’ feryatlarını kopararak Türk egemen güçlerinin yanında yer alıyorlar…”

Aydınlık, Gani’nin Ölümüyle İlgili Neyi Tespit Edebildiyse Onu Yazdı

Biz Gani’nin ölümünü, ciddiyetle araştırdık. Tespit edebildiğimiz her şeyi yazdık, söyledik. Fakat Aydınlık, Gani’yi şu veya bu örgüt öldürdü diye bir iddiayla ortaya çıkmadı. Çünkü bunu söyleyebilecek kanıtlara sahip değiliz. Biz ciddi bir hareketiz, diğer sahte solcu örgütler gibi bilir bilmez, gerçeğe uymayan iddialarla ortaya çıkmayız.

Gani’nin morg raporlarını inceledik. Olay yerini en ince ayrıntılarıyla gözden geçirdik. Kesin bir soncu varamadık. Ayrıca, M. Emin Bozarslan olayı incelememize engel olmak için elinden geleni yaptı. Cenazeyi apar topar birlikte mücadele ettiği arkadaşlarından kaçırdı. “Aydınlıkçılar” onun ham tutumları karşısında bile olgun davrandılar. Acı duyduğunu sandıkları bir babaya saygı gösterdiler.

İsyan Çıkarttırıp Kürtleri Ezdirmek Amacıyla Gani’nin Öldürüldüğü İddiası Tam Bir Deli Saçmasıdır

Gani’nin neden öldürüldüğünü yorumlayan M. Emin Bozarslan bu konuda akıllara durgunluk veren bir senaryo yazmıştır.

Şöyle diyor:

“Cinayetin işlendiği tarihe de dikkat etmek gerekir. 10 Mayıs günü, ben o tarihte Diyarbakır’a gideceğimi günlerden beri tüm tanıdık ve dostlara söylemiş; uçak biletimi bir hafta önceden almış; çalıştığım gazeteden de izin almıştım. Yıllardan beri ilk defa Diyarbakır’a gidecektim. Cinayeti işleyenler, benim Diyarbakır’a gideceğim haberi alınca galeyana geleceğimi oradaki arkadaş, dost ve akrabalarımın da bundan etkilenerek bazı yerlere karşı saldırıya geçeceklerini, kışkırtıcı ajanların da bundan yararlanarak çevreyi yakıp yıkacaklarını hesaplamışlardır. O zaman istedikleri ortam doğmuş olacak ve boyalı gazeteler, ‘Kürtler ayaklandı’ diye feryadı basacaklardı. Arkasından gelsin katliam, gelsin jenosit ve gelsin faşist dikta hevesleri. Ve Maocu Aydınlık Grubu da, tıpkı 1 Mayıs katliamından hemen sonra yaptığı gibi açsın jurnalcilik kampanyasını.”

M. Emin Bozarslan, Türkiye halkını bu kadar saçma sapan iddialara kanacak kadar aptal mı sanmaktadır?

Kürt halkının kırdırılması konusuna gelince: Bizim Doğu sorunuyla ilgili görüşlerimiz bellidir. Türkiye halkının birliğini savunuyoruz. Bu sorunu istismar ederek Türkiye’yi parçalamak isteyen Sovyetlerle mücadele ediyoruz. Birliğimizin ancak eşitlik ve özgürlük temelinde gerçekleşeceğini belirtiyoruz.

Doğu halkını provokasyonlara sürüklemek isteyenler ise M. Emin Bozarslan’ın dostlarıdır. Talabani’yi ülkemize sokan kimdir? Bölücü gruplara “esas düşmanınız Türklerdir” diyerek ellerine silahı tutuşturan hangi devlettir? Doğu halkını ezdirmek isteyenler ayrılıkçılığı körükleyenlerdir.

Devrimci arkadaşımız Gani’nin devrimci anısı, M. Emin Bozarslan’ın yalanlarını çürütecek kadar sağlamdır.

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!