Solun tarihsel yarası Dersim’de kanamaya devam ediyor

MÜCADELE (Devrimci Sol Taraftarı):

“Solun tarihsel yarası Dersim’de kanamaya devam ediyor”

Dört TDKP’linin öldürülmesiyle uzun yıllardır kabuk bağlamış görünen bir yara kanatıldı. Gözaltı, yasaklar, kaçırmalar, sorgular ve ajan kontra suçlamalarıyla tırmanan gelişmeler dört TDKP’linin PKK’lılar tarafından öldürülmesiyle “sol içi çatışma”yı yeniden halkın ve solun gündemine soktu. devrimci demokrat kamuoyunun gözleri bir kez daha Dersim’e çevrildi.

Tüm bu gelişmelerin ardından, sol açısından şiddetin can almadığı bir hafta geçirdi Dersim. Sorun bitti mi? Çözüldü mü? Şimdilik hayır. Dersim’de açılan yara kanamaya devam ediyor. Sola ve halka yönelik şiddet mahkum edilmek bir yana, teorileştirildikçe devam edecek.

ERNK, ARGK: Bizden olmayan Kemalist… Bizden olmayan kontrgerilla

Özellikle ARGK ve ERNK tarafından hafta başında yapılan açıklamalar bir yandan “Hiçbir sol güçle çatışmıyoruz”, “Sol içi çatışma yok” diyerek solun, Dersim halkının tepkilerini yumuşatmayı hedeflerken; bir yandan da Dersim’deki şiddet kullanımını savunuyordu. ARGK resmen üstlenmediği ama kendisine mal olan öğretmenlere yönelik öldürme eylemlerini tekzip etmediği gibi, TDKP’lilere yönelik eylemini de ısrarla savunmaya devam ediyor.

ERNK ve ARGK’nin açıklamaları “çözücü” görünmüyor. Çünkü Dersim’de devrimcilere, halka yöneltilen baskılar “kontrgerilla faaliyeti”nin engellenmesi “Hizbul kontranın örgütlenmesi”ne set çekmek gibi belirsiz suçlamalarla açıklanamaz. ARGK’nin 15 Ekim tarihli açıklamasında şöyle deniliyor:

“Bu durum; gerçekte ne PKK–TDKP çatışması, ne de sol içi bir çatışmadır. Tam aksine, TC’nin alana dayattığı kontrgerilla faaliyetlerinin PKK tarafından önlenmesi ve bu anlamda devrimcilerin, yurtseverlerin, halk kitlelerinin özel savaşın bu kirli ve sinsi oyunlarından kurtarılması amaçlıdır. (….) TDKP mensubu olmayan bu öldürülen altı kişinin devrimcilikle, halkın kurtuluşçuluğuyla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bunlar tamamen devletin ajan kontrgerilla faaliyeti içinde bulunan kişi ve bu kişilerden oluşan gruplardır. ”

TDKP’nin öldürülenlerin kendi mensupları olduğunu açıkladığı noktada böyle açıklamaların “yaraya merhem” olmayacağı açıktır. Hiçbir şeyi, bunca önemli iddiaları bile kanıtlamaya çalışmayan, buna gerek duymayan açıklama, herkesi düpedüz “çocuk” yerine koymakta, kandırmak istemektedir.

Bu açıklama “Bizim ne TDKP, ne de diğer sol örgütlere karşılıklı anlayış temelinde çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz olmadığı gibi onlarla bir çatışma yaratma durumumuz da söz konusu olamaz” diye bitiriliyor. ERNK’nin 17 Ekim tarihli açıklaması da aynı vurguyu yapıyor. “Hiçbir sol güçle çatışmaya niyetimiz yok ve buna hiçbir zaman da fırsat tanımayacağız. ” Eğer gerçekten böyleyse ortada duran devrimci ölülerinin açıklaması nedir? Peş peşe yayınlanan bildiriler bunu yanıtlamıyor. Tersine bu açıklamalarla herkese saldırmanın teorisi yapılmış, bu yöntem “olağanlaştırılmış” oluyor.

ARGK Dersim’de yayınladığı bildirilerle halka, “aslında birer kontra olan bu sahte demokratları teşhir ve tecrit ederek lanetleyin” çağrısı yapmakta, “hainleri gördüğünüz yerde cezalandırın” demektedir. “Hain” diye nitelenenler kimlerdir, hangi nitelikleriyle ayırt edileceklerdir? Bu soruların cevabı yoktur. Olmaması, halk içinde belirsizliği, kaosu ve güvensizliği artırmaktan başka bir sonuç yaratmayacak, dahası halk güçleri arasında bir çatışma ortamı doğurmak için fırsat kollayanlara elverişli bir provokasyon zemini yaratılmış olacaktır.

ARGK’nin böylesine belirsiz bir hedef nitelemesi yapması, öldürdüğü insanları, ve giderek “gerek” gördüğünde, kanıtsız ve kanıt göstermeye gerek duymaksızın “kontra” ilan etmesi, ARGK’nin bölgede tek kaygısının kontralara karşı mücadele etmek olmadığını, sola yönelik tavrın genelleştirilmeye çalışıldığını gösteriyor.

PKK dört devrimciyi öldürmesine “uyarı” eylemi diyerek, herkesi tehdit ediyor. Öldürülenler kontra, ajan ilan ediliyor ve sol “eşkıya” diye niteleniyor. Bu anlayış sakat ve saldırgandır. Ve bu anlayışın Kürt halkının ulusla kurtuluş mücadelesine de yararı yoktur.

Dersim halkı, kitlesel bir katılımla sol içi şiddet kullanmayı protesto ederek, tavrını, PKK’nın Dersim değerlendirmesinin hamlığını göstermiştir. Bu tavrı iyi değerlendirmek gerekiyor.

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!