Elrom’u ben değil, Yzb. İlyas Aydın öldürdü.

Mahir Çayan’ın mahkeme heyetini ve yoldaşlarını şaşırtan ifadeleri:

“Elrom’u ben değil, Yzb. İlyas Aydın öldürdü.”

Mahir Çayan 16 Ağustos 1971 pazartesi günü 25 arkadaşıyla beraber yargılandığı Sıkıyönetim Komutanlığı 3 No’lu Askeri Mahkemesinde kendisine yapılan kötü muamelelerden dolayı soruları yanıtlamayacağını mahkeme heyetine ifade etmişti. Mahkeme savcısı Naci Gür, başta Çayan ve arkadaşları olmak üzere avukatların işkence iddialarını reddetmişti. Çayan, 23 Ağustos 1971 günü başlayan ikinci duruşmada herkesi şaşırtan açıklamalarda bulunacaktı. Bu duruşmada “Ben THKP–C’nin bir savaşçısıyım. Hakkımdaki İsrail Başkonsolosunu öldürdüğüm, iddianamede yer alan ve basında çıkan beyanatlar yalandır” der.

Bir gün sonraki duruşmada Çayan ifade değiştirerek “Elrom’u öldüren Hüseyin’den duyduğuma göre Yzb. İlyas’tır” diyordu. Askeri Savcı Naci Gür ise yaptığı konuşmada “Baş konsolosun şakağına dayanan tabancanın tetiğini Mahir Çayan’ın çektiği bir gerçektir.” diyerek şunları söylüyordu:

Mahir Çayan hastanede emniyetçe alınan ifadesinde konsolosu Hüseyin Cevahir’in öldürüldüğünü, savcılığımızda alınan ifadesinde ise kendisinin öldürdüğünü, duruşma safhasında ise firari sanık Yüzbaşı İlyas Aydın tarafından bu fiilin işlendiğini ileri sürmüştür. Çayan’ın hiçbir maddi ve manevi baskıya maruz bırakılmaksızın, savcılığımızca yapılan sorgusu samimi ve açık bir ikrar mahiyetindedir. Ulaş Bardakçı’nın ve diğer sanıkların keza hazırlık sorguları ile teyit edilmektedir. Maltepe’deki evden kaçışlarında düşürdükleri çanta içerisinde, konsolosun şahsi eşyalarının bulunması, öldürdükten sonra bu eşyaların Mahir Çayan tarafından alındığını ve taşındığını göstermektedir. Fiilin işlendiği evden en son bu sanığın ayrıldığı anlaşılmaktadır. Başkonsolosun şakağına dayanan tabancanın tetiğini Mahir Çayan’ın çektiği bir gerçektir.

Mahir Çayan’ın emniyet sürecinden mahkeme safhasına kadar çelişkili ifadeleri ve en son Elrom’u İlyas Aydın’ın öldürdüğünü söylemesi THKP–C mensupları arasında tartışmalara yol açar. Genel kanaat İlyas Aydın’ın MİT ajanı olmadığı, Elrom’u da İlyas Aydın’ın değil, Mahir Çayan’ın öldürdüğüydü. MK üyeleri Elrom’un öldürülmesinin bizzat THKP–C tarafından üstlenilmesinin ve savunulmasının Marksist Leninist anlayışın gereği olduğunu, bu eylemin herhangi bir kişinin özellikle MİT ajanlığıyla suçlanan İlyas Aydın’ın üzerine yıkılmasıyla olaya MİT veya karanlık şüpheleri bırakılmasının doğru olmayacağını söylüyorlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!